thirty eight

229 20 0
                                        

"Sonunda geri gelmeye karar vermişsin."

Sessizce önünden geçmeye çalıştığım salondan gelen sesle adımlarım durdu, sıkıntılı bir nefes vererek ona doğru döndüğümde Tony gözlerini üzerimde dolaştırdı.

"Bir şey söylemeyecek misin?"

Omuz silktim.

"Ne söylememi bekliyorsun?"

Tony derin bir nefes verdi.

"Onunla gittin Asteria."

Hafifçe gülerek kafamı iki yana salladım.

"Olan biten her şeyden sonra tek takıldığın nokta bu mu yani?"

"Benimle kalabilirdin, bunları konuşabilirdik."

Sinirle ona doğru ilerledim.

"Anlamadığın şey bu işte Tony, düşündüğün tek şey Bucky.
Benim ne düşündüğüm ya da ne hissettiğim hakkında bir fikrin varmış gibi davranıyorsun ama yok, seninle kalmadım çünkü konuşmak istemiyordum ayrıca senin konuşmaktan kastın beni küçük bir çocuk gibi azarlamak, sadece sessizlik istedim."

"Bu sessizliği sana o mu verdi yani?"

Derin bir nefes verdiğimde omuzlarım kendiliğinden çöktü.

"Evet."

Bıkkınlıkla verdiğim cevaptan sonra Tony bana biraz daha yaklaştı.

"Bucky'nin sana verdiği tek şey acı, bunu kendin söylemiştin hatırlıyor musun?
İlk zamanlar onunla göz teması bile kurmaktan korkuyordun, gece kabuslarında attığın çığlıkları hala hatırlıyorum Asteria ama bunlar artık geçti öyle değil mi?
Seni öpmesine izin verdin, onu yanında tutmaya devam ettin."

Kaşlarım çatıldığında Tony hafifçe omzuma vurarak konuşmaya devam etti.

"İlgisi hoşuna gittiği için mi?
İlk zamanlar deli gibi korktuğun o adam niye dibinden ayrılmıyor Asteria, ne var biliyor musun onun sana çektirdiği işkenceler işe yaramış olsaydı bu halde olmazdın."

Hafifçe güldüğünde yanağına sert bir tokat attım.
Tony sessizleşerek bana döndü.

"Artık seni tanıyamıyorum."

"İnan bana, bende seni tanıyamıyorum."

Kafamı iki yana sallayarak ona sırtımı döndüm.

"Eğer bir kez daha bana yalan atarsan Asteria."

Cümlesini yarıda kestiğinde ona doğru döndüm.

"Daha bu cümleyi tamamlamaya bile cesaretin yok, değil mi?
Ne var biliyor musun Tony, sana yalan atmaya devam edeceğim, yaptığım şeylerin sonucu ne olursa olsun yapmaya devam edeceğim tıpkı her zaman olduğu gibi.
Bunu başından beri biliyordun, sana değişmeyeceğimi söylemiştim ama bunu her zaman göz ardı ettin."

Tony sessiz kalmaya devam etti.

"İstediğin şey sürekli Bucky'den korkmam ve ona yaklaşmamam öyle değil mi?
Kendini ancak böyle rahatlatıyorsun, beni korkutan şey sana iyi geliyor."

"Bahsettiğim şeyin bu olmadığını biliyorsun."

"Hiçbir şey bildiğim yok."

Daha fazla konuşmasına izin vermeden hızlıca salondan çıktım.
Odaya girerek kapıyı sertçe çarptığımda gözlerim yatağın ucuna oturmuş Jackson'a çarptı.

"Defol."

Bir şey söylemeden bana bakmaya devam ettiğinde ona doğru ilerleyerek kolundan çekiştirdim.

"Sana defol dedim."

"Asteria."

Onu sinirle kapıdan dışarıya ittirerek kapıyı suratına çarptıktan sonra sırtımı kapıya yasladım.

"Başından beri bilmiyordum, sana yemin ederim bilmiyordum."

Sesini duyduğumda titrek bir nefes vererek yere çöktüm.

"Senin her adımını izleyip ona haber vermemi söylemişti, yapmak istemedim Asteria.
Mecbur kaldım, beni ne ile tehdit ettiğini anlamış olmalısın, öğrenmene izin veremezdim."

Derin bir nefes verdiğini işittim.

"Beni affeder misin bilmiyorum ama konuşmak istediğinde burada olacağım."

Adım seslerinden gittiğini anladığımda derin bir nefes alarak yavaşça ayağa kalkarak dolabıma ilerledim.
Üzerimi giyindikten sonra yatağa uzandığımda istediğim tek şey derince uyumaktı.

Yatakta dönüp durarak uyumaya çabalamak bir işe yaramadığında sinirle mırıldanarak doğruldum.

Odadan çıkarak merdivenlere ilerlediğim sırada gelen seslerle adımlarım durdu.
Gözlerim Tony'nin kapısına kaydığında yavaş adımlarla oraya doğru ilerleyerek  içeriyi dinlemeye başladım.
Merak duygusu beni her zaman olduğu gibi ele geçirdiğinde kapıyı sessizce aralayarak içeriye girdim.

"Hayır, hayır Asteria."

Tony kafasını sağa sola sallayarak mırıldandığında kaşlarım çatıldı, kabus mu görüyordu?

"Üzgünüm çok üzgünüm, lütfen."

Sesi biraz daha arttığında hızlıca ona ilerleyerek yatağa oturdum.

"Tony."

Hafifçe dürterek uyandırmaya çalışmam hiçbir fayda etmediğinde gözlerim dolmaya başlamıştı.

"Tony!"

Sertçe sarstığımda bir anda kolumdan tutmasıyla dudaklarım aralandı.
Tony birkaç saniye etrafa baktıktan sonra gözlerini bana çevirdiğinde kendine gelmesi ve ağlamaya başlaması uzun sürmemişti.
Bana sıkıca sarıldığında korkuyla titreyen vücudum rahatlamıştı.

"İyisin."

Fısıltıyla konuşarak bana biraz daha sokulduğunda yanına uzanarak bana sarılmasına izin verdim.

"Seni seviyorum."

Kulağına fısıldadığımda beni duyduğundan emin bile değildim, tek yaptığı sürekli özür dileyerek bana sıkıca sarılmak olmuştu.
Gözlerim yüzüne kaydığında uykuya dalmış olduğunu görerek derin bir nefes verdim.
Gece boyu yaptığım tek şey sakince alıp verdiği nefes seslerini dinlemek ve bana sarılmasına izin vermek olmuştu.

forelsket || AVENGERSHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin