"Bakın doktor bey derdimi anlatamıyorum"
"Beyfendi bu konuda benim yapabileceğim bir şey yok" dedi doktor.
"Bu adam bir aydan fazladır tek kelime konuşmuyor. Bir çare bulun artık" dedi Ahmet.
O günden bu yana hiç konuşmuyordu sevdiği adam. Yine bomboş bir hastane koridorunda Tanrısına yalvarmıştı bir kez daha uyanması için.
Sevdiği adam uyanmıştı ama bambaşka biri olarak.
"Psikologumuz birazdan yine kendisiyle konuşmak için gelecek"dedi Doktor.
"Konuşmuyor işte"dedi bezgince Ahmet.
"Meraklanmayın başka bir doktor gelecek işinde uzman"dedi orta yaşlı doktor.
---
"Beyfendi lütfen bizi yalnız bırakın" Ahmet bir saniye bile yalnız bırakmak istemiyordu karşısındaki bedeni.
İstemsizce odadan ayaklarını sürüye sürüye çıktı.
Sarı saçlı kadın gülümseyerek Yağıza döndü. Yağız gözlerini tavana dikmiş öylece uzandığı yatakta dünyadan kopmuş şekilde duruyordu.
"Merhaba Yağız bey"dedi kadın.
Bir cevap beklemiyordu ama en azından bakışlarını üzerinde hissetmek istedi.
"Sizi bunca zaman susturacak kadar ne yaşadınız?" diye sordu.
Karşısındaki hastası inat biriydi. Damarına basarak konuşturmayı deneyecekti.
"Mis gibi bir hayatınız var neyini beğenmiyorsunuz?" Kadın biraz daha yaklaştı Yağıza.
"Sizin hastalığınız şımarıklıktan başka bir şey değil"
Kadın başarmıştı Yağızın bakışladı kendisini buldu.
"Bana tiksinerek bakacağınıza adam akıllı konuşun"dedi kadın.
"Kaç yaşında adamsınız şımarıklık yaşınız geçti"
Kısık bir ses duydu kadın. Kısık ve dünyanın en güçsüz sesiydi bu.
"Be-ben hiç şımarık biri olamadım" kadın uzanıp yarısına kadar dolu olan bardağı adama uzattı.
Yağız bardağı alıp kafasına dikti. Su kurumuş boğazına iyi gelmişti.
"Ne yani aileniz hiç mi şımartmadı sizi?" diye sordu kadın.
Ailesinin durumunu elbette biliyordu ama bu adamı tekrar susturmamak için söylenmiş bir şeydi.
"Ailem mi...onlar öldü" kurduğu cümle bir ay önceki manzarayı gözlerinin önüne getirdi.
"Hayatıma giren herkes neden ölüyor?" Küçük bir çocuk edasıyla konuştu Yağız.
Ses tonu doktorun içini burkmaya yeterdi.
"Onların bu dünyada kalma süreleri bittiği için gittiler. Senin hayatına girmeleriyle ilgisi yok"dedi doktor.
"Kalma süresi mi?" Kısık bir gülme sesi çıkardı Yağız.
"Hanımefendi karşınızda çocuk yok" duraksadı.
"Lütfen çıkın"diye ekledi.
"Ne yani buraya kadar geldin. Zor günleri aştın sevdiğin birini de buldun şimdi her şeyi bırakacak mısın?" diye sordu kadın.
Bu kadın farkında olmadan iki bedenin gelecek kaderini yazmıştı.
"Bırakmak mı?"diye sordu Yağız.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hatamsın
Teen FictionBirbirine zıt işler yapan iki kişi. Her beraber olduklarında ödemeleri gereken bir bedel vardı. Beraber olmaları evren için koca bir hatadan ibaret. Zıtlıkları aşıp mutluluğa ulaşabilecekler mi? (Eşcinsel romandır)
