12

6K 149 7
                                    

"abla ne oluyor?"

Emire cevap veremedim.

Bora ve Sarp birbirine baktı. Sarp'a döndüm.

"Sarp, bu Arslan."
"Bora..."
"Kemerleri bağlayın."

Yanımıza bir adam yaklaştı. Bora o gelmeden arabayı çalıştırdı.

Hızlıca arabayı geri geri sürdü. Otobandan çıktık. Bora arabayı çevirdi. O çevirirken biz de bir yandan savrulduk. Sarp benim elimi ve Emiri sıkıca tutuyordu.

Sarp arkaya baktı.

"Bora arkamızdalar."
"Dağıtma dikkatimi sikecem belanı."

Bora arabayı döndürmeyi başardı. Gaza son sürat bastı. İlayda çığlık atıyordu. Bizi bir orman yoluna soktu. Karanlık bir ara yerde bekledi. Farları kapattı.

"Kafaları eğin."

Ağaçların yaprakları bizi kapatıyordu.

İlayda konuştu.

"Ne oluyor."
"Şşt.."

Önümüzden arabalar hızlıca geçti. Tam ormanın girişinde iki araba durdu. Birisinin içinden Arslan diğerinin içinden daha önce birkaç defa gördüğüm bir adam çıktı.

"Neredeler?"
"Bilmiyoruz ağam. Bir an da ortalıktan kayboldular. Sanki yer yarıldı da içine girdiler."

Arslan adamın yakasını sıktı.

"O zaman yerin içine gir ve bak. Tam karşımızdalardı lan. Nasıl beceriksiz adamlarsınız siz. Bu akşam onu bulamazsanız sabaha hepiniz ölürsünüz. Bulun karımı."

Karım dediğinde istemsizce sesli bir nefes aldım. Sarp eliyle ağzımı kapattı. Destek vermek istercesine gözlerimin içine baktı.

"Tamam ağam."

Arslan adamı bıraktı. Arslan etrafa baktı. Bizi görmesin diye dualar ettim.

Dualarım kabul olmuş olacak ki Arslan arkasını dönüp gitti.  Birkaç dakika herkesin gitmesini bekledik.

"Sarp ne yapacağız abi? Bunlar kim şu anlık sormuyorum."
"Gidince açıklarız kardeşim."

İlayda konuştu.

"Ne karısı? Ahter... Sen evli misin? Sarp abi sen Ahter'i kocasından mi kaçırdın? Ahter o yüzük..."

İlayda diyince fark edip yüzüğü hemen çıkardım. Pencereyi açıp yüzüğü dışarı attım.

"Ben evli falan değilim. Sarp da beni kaçırmadı. O adam hiç kimse değil."

Gözlerim doldu. Kendimi çok acınası hissettim. Sarp buna izin vermedi. Elimi daha sıkı tuttu.

"Şştt sakın. İlayda sus sen de. Bora arkadaki orman yolundan gidebilecek misin?"
"Sarp ben gitmesine giderim de oradan bizi bir şey yapsan bir yere varamayız. Hava karanlık. Adamlar her yerde bizi arıyor."
"Ne yapalım?"
"Ya geceyi burada geçirelim ya da arabayı bırakıp bir yere gidelim."
"Yakınlarda kim oturuyor."

Bora Sarp'ın parmağına işaret etti.

"Olmaz Bora."
"Daha iyi bir seçeneğin var mı?"
"Nergis olmaz. Onu bu işe karıştırmak istemiyorum."

İlayda midesini tuttu.

"Dönüşlerde falan benim çok midem bulandı. Kusucam sanırım."
"Sıla arabama kusarsan seni yolda bırakıp giderim."
"Çok centilmensin."
"İn arabadan."
"Etrafta o adamlar dolaşırken tek başıma mi ineceğim."
"Geleceğim ben de İlayda. İn."
"Belki de arabana kurmalıyım."
"Bırakır giderim seni."
"Babam patronun. Biraz zor yaparsın onu."

Sarp araya girdi.

"Hey! Yeter. Bora Emiri ve İlaydayi al bi gezin. Çocuk da korktu."
"Tamamdır."

Bora ve İlayda arabadan indi. Bora benim tarafımdan Emiri aldı. Onlar gittikten sonra Sarp bana baktı.

"Ne olacak şimdi?"
"Bilmiyorum. Ama sen üzülme."
"Ne uzulmemesi? Benim yüzümden başınız derde girecek."

Gözlerim doldu. Kendimi zor tutuyordum. Burun tıkanıklığından sesim boğuk çıkıyordu.

"Şu halime bir bak. Sizi düşürdüğüm hale bak. Geri gitsem gidemem. Gitmesem neler olacak bilmiyorum. Emir biraz büyük olsaydı ben yapacağımı biliyordum."
"Şş.. o şeyi düşünme."
"Ama öyle. Başka ne yapabilirim ki?"
"Gel buraya."

Sarp kollarını açtı ve bana sarıldı.

"Böyle düşünme. İstemesek hiçbirimiz bunu yapmazdık."
"Neden istiyorsun peki?"

Göz yaşlarımı silip geri çekildim.

"Arslandan daha iyi bir seçeneksin. Bunu kabul ediyorum. Ama bir yabancısın Sarp. Bir nişanlın varmış. Beni hiç tanımıyorsun. Tekrar soruyorum. Bana neden yardım ediyorsun?"
"Tamam. İtiraf etmem gerekiyor ki bir sebebi var."

Kalbim durmuş gibiydi.

"Sana bunu şu anlık anlatamam. Ama şunu bilebilirsin ki Savcımın kızına yanlış yapmam."

İşte o sözü duyduktan sonra duran kalbim ağzımda atmaya başladı.

"Savcım mı? Babamı nereden tanıyorsun?"

Yıldız +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin