"Lan,çarşıya gidiyorum. Geliyor musun?"
"Geliyorum,geliyoruum. Durağın orada buluşalım!!"
"Bağırma çocuğum,evladım,yavrucuğum. Tamam."
"Bayy!"
"Bay başımın belası,bay." dedim ve telefonu kapattım.
Kaldırımda ki şekillerin üzerinde bir o yana bir bu yana hopluyordum. Berkay'la uzun zamandır vakit geçirmediğimi anlayıp yolda onu da aramıştım. Umarım abimi falan arayıp da onu da getirmezdi amin. İlerlerken benim boyumda olan duvarın üzerinde bir kedi gördüm. Bana bakıp miyavlıyordu. Gülümseyerek yanına ilerledim ve başını okşadım. Sevdiğini belli eder gibi mırıltılar çıkardığında gülümsedim. Keşke bende senin gibi mutlu olabilseydim be kedicik!
Kediyi sevmeyi bırakıp durağa ilerlediğimde kedi arkamdan geliyordu. Demek yol arkadaşım sensin ha,beğendim. Gidebiliriz kedicik!
Durağa uzaktan baktığımda Berkay'ın da karşıdan geldiğini gördüm. Durağın oturaklarına oturdu ve etrafa göz gezdirdi. Hemen yanına arkamda ki kedicikle ilerledim. Beni görmediğine emindim o yüzden yavaşça yanına ilerleyip korkutacaktım. Şimdi sıçtım ağzına!
Sessiz adımlarla durağa yaklaştığımda kedicik sesli bir şekilde miyavladı. Hızlıca arkamı dönüp ona çatık kaşlarla baktım ve işaret parmağımı dudağıma bastırıp "Şştt! Kedicik sessiz ol!" Kedicik miyavlayıp bacağıma sürtündü. Bende yavaşça başı dönük olan Berkay'ın yanına iliştim. Uzağa daldığı için hala beni fark etmemişti maloş!
Koluna dokunup bana dönmesini sağladım ve dönerken bağırdım. "BÖÖÖÖ!!" Elini kalbine götürüp benimle birlikte bağırdı. "AAAAĞĞĞĞ!!" Benim sırıtan yüzümü görmesiyle gözlerini kocaman açtı ve elini ön dişine bastırarak başını havaya kaldırıp indirdi. Şaşkınlığını üzerinden attıktan sonra özenle yaptığım kıvırcık saçlarımı çekti. "ULAN NASIL KORKTUM BİLİYOR MUSUN SEN HAYVAN!?"
"YA SAÇIMI RAHAT BIRAK!"
Tam Berkay'ın saçına yapışmış çekeceğim an belimden tutulup çekildim. Beni belimden tutup havaya kaldıran kişiye döndüğümde Murat abi'yi burnumun dibinde görmemle ağzımdan bir hıçkırık koptu. Bana dudağının kenarı havada sırıtarak bakıyordu. Ayaklarımı sallamamla beni kucağından indirip yere bıraktı.
"Ya Murat abi! Bırak şu kardeşini yolayım!"
Berkay hemen üzerime yürüdüğünde Murat abi,Berkay'ın alnına avucunu bastırdı ve Berkay havaya yumruklarını savurdu. Bu haline kahkaha attım. Yoldan geçenler ya Berkay'a gülüyor ya da 'Alın şu delileri buradan' der gibi bakıyordu.
Berkay 5-6 dakikalık uğraşlarından sonra vazgeçmiş ve geri çekilmişti. Ben ise kahkahalarımı zorlukla durdurup Murat abi'ye dönmüştüm. "Neden gelmiştin Murat abi?" Bana dönerek elini cebine attı ve Berkay'ın telefonunu çıkardı. "Berkay telefonunu unutmuş bende nereye gittiğini öğrenmek için telefonunu açtım açtığım gibi de seninle olan konuşmaları çıktı. Nereye gittiğinizi de öğrenerek buraya geldim." Anladığımı belirtir gibi başımı salladım. Tam durağın oturma yerine yani Berkay'ın yanına gidecekken kolumdan tuttu ve yerime sabitledi. "Abin ve arkadaşları ile yolda gelirken karşılaştım. Kötü görünüyordu. Aranız iyi mi?" Abim ile ilgili konuşmak istemediğim için hemen konuyu kapattım. "Ailevi bir mesele endişen için teşekkürler Murat abi." Gülümsedi ama bu gülümsemenin sahte olduğunu anlamayacak kadar salak değildim. "Önemi yok Alp. Abin duygularını hemen belli eden bir adam zor olmadı anlaması." Bu adam kaşınıyor mu yoksa ironi mi yapıyor ulan!
Sahte bir şekilde bende gülümsediğimde Berkay'ın yanına ilerledim ve oturdum. Arkamdan o da geldi. Berkay'a telefonunu uzatıp "Telefonunu yanından ayırma." dedi ve ikimize de gülümseyerek gitti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Keko [bxb]
Teen FictionKaranlıkta hiçbir yeri göremiyordum ve ilerlerken ayağım yerde ki bir ipe takıldı. Tam düşücekken belimden güçlü kollarla tutuldum ve arkamda ki bedene bastırıldım. Arkamda ki kim ise göğsünü sırtımda hissediyordum. "Yavaş ol küçük,bir yerini incitm...
![Keko [bxb]](https://img.wattpad.com/cover/304033162-64-k812077.jpg)