17

21.8K 1.1K 338
                                        

Pencereme atılan taşla yerimde kıpırdandım. Bir taş daha atıldığında korkuyla yataktan kalkıp pencereme ilerledim. Kafama taş yeme korkusuyla yavaş yavaş ilerledim. Perdeyi açıp dışarı baktım ve aşağıda Doğan ve Kemal abi'yi görmüştüm. Pencereyi sırıtarak açtım ve aşağıya eğildim. Doğan Kemal abi'ye döndü ve birşeyler söyledi. Kemal abi bana el sallayıp gülümsedi. Daha sonra ise "Görüşürüz yenge." diyerek seke seke bahçeden çıkıp gitti. Ben şaşkın gözlerle Doğan'a bakarken o ellerini evde ki demirlere sarıp camıma tırmanıyordu. Gözlerimi kocaman açarak düşmemesi için dua ediyordum.

Tırmanıp abimin penceresinin önüne bastığında ellerimi ağzıma koydum. Fısıldamaya özen göstererek "Abim!..Abimin camı orası!" Hemen ayağını oradan çekip benim camıma koydu ve karşıma geldiğinde çekilip içeri girmesine izin verdim. Pencereden atlayıp odama daldı. Karşımda ne yapacağını bilemez gibi dikilirken bana yaklaştı..yaklaştı...yaklaştı. Bende daha fazla geri gitmekten yatağa düşmüştüm. Düşerken onun yakalarından tutup onu da üzerime düşürmüştüm.

Utanmama sebep olan bu pozisyonla elimi kolumu nereye koyacağımı şaşırmıştım. Doğan ellerini başımın yanına koymuş yüzümü dikkatlice izliyordu. "Beni çağırdın bende geldim." Dudaklarıma yaklaştı ve bir öpücük kondurup geri çekildi.

Vay be! Hiç mahalle abisini kendime aşık edeceğimi düşünmezdim.

Herkese sert olan bu adam şimdi dudaklarıma sanki kırmak istemediği bir cam tabak gibi davranıyordu. Öyle öpüyordu.

"Hoşgeldin." diyerek burnuna bir öpücük kondurup başımı tekrar yatakla buluşturdum.

"Hoşbuldum gülüm." dedi.

Biraz sonra net bir konuşma yapacağımızı belirtir gibi kasıldı ve üzerimden kalkıp yatakta yanıma oturdu. İkimizde nasıl başlayacağımızı bilemez bir şekilde oturuyorduk. Gerginlikten nefes seslerimiz odada duyuluyordu. Daha da gerilmiştim. Adamın yüzüne dahi bakamıyordum.

Konuşmaya başlayacağını belirtir gibi elini yumruk yapıp ağzına götürdü ve öksürdü. Yüzüne bakıp diyeceği şeyleri dinlemeye başladım. Gözlerini bir anda gözlerime çevirince yutkundum. Ağzını açıp kapattı daha sonra tekrar açtı.

"Biliyorsun çok hızlı gelişti herşey." Gözlerimi stresten tırnakladığım avucuma çevirip başımı aşağı yukarı salladım. Elini saçıma attı ve kulağımın arkasına getirdi. Gözlerimi ona çevirip gözlerinde pişmanlık duygusunu aradım.

Yoktu.

Beni öptüğüne pişman değildi.

"Sen ne dersen ona göre davranıcam." derin bir nefes alıp devam etti. "Beni istemediğini söylersen senden uzak dururum güzelim."
"Korkmadan bana kalbindekileri söyle."

Kalbimdekiler mi? Ben bile kalbimde neler olduğunu bilmiyorum be Doğan. Ama şunu biliyorum ki sen benimsin.

Elimi yanağına koyup ona yakışan kirli sakallarını okşadım. Gözlerini kapatıp gülümsedi bende onun bu haline gülümsedim.

"Ben.." dememle gözlerini açtı ve parlayan gözlerle bana baktı. Sanki onu reddetsem parıltıların katili olacak kabul etsem o parıltıların sahibi olacaktım.

"Sanırım seni istiyorum Doğan Tekin."

Söylediğim cümleyle gözlerinde ki parıltı arttı ve heyecanla belime sarıldı. 32 dişini göstererek sırıtmasına kahkaha attım.

"ŞİMDİ SEN BENİM MANİTAM MISIN?!" Bağırması ile ağzına elimi bastırdım. Evde annem ve abim vardı. "Şşş,sessiz ol şapşal." dedim gülerek. Avucuma dudaklarına bastırmasıyla utanarak elimi çektim. O ise hala belime sarılı duruyordu. Belimden tutarak asıldı ve yatağa yatırdı. Ah ah,gücüne asla alışamayacağım!

Keko [bxb]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin