7. D mi C mi

1.8K 88 118
                                        

Sabah odaya giren güneş ışığıyla uyandım. Gözlerimi kırpıştırarak etrafa baktım. Yataktan kalkıp banyoya gittim. İşlerimi halledip hızlıca çıktım. Giyinme odama gidip üstüme spor kıyafetlerimi geçirdim. Bluetooth kulaklıklarımı takıp aşağı indim. Spor ayakkabılarımı giyip dışarı çıktım. Evin bahçesinin etrafında 5 tur atıp ısınma hareketlerini yapmaya başladım. Hareketleri yapınca tekrar koşmaya başladım. 5 tur daha atmıştım. Eve doğru yürüdüğüm sırada içeriden gülerek konuşan Mete ve Pamir çıktılar. Beni görünce durdular. Mete " Asel sen spordan mı dönüyorsun?" başımı iki yana sallayıp konuşmaya başladım. " Yok sadece koşu yaptım da spor odasını kullanabilir miyim?" diye sordum. Başlarını onaylar biçimde salladıklarında gülümsedim. Onlarsa şaşkındı. Büyük ihtimalle bu kadar erken kalkmamdan dolayıydı. Derin bir nefes alıp yukarı çıktım. Spor odasına girip spor yapmaya başladım. Bir süre sonra Mete , Pamir ve gözünden uyku akan bir adet Arman geldiler. Nefes alıp kum torbasına ilerledim. Mete gülerek " Dikkat et elin acımasın." dediğinde ona yandan bir sırıtış attım. Elime bandajı bağlayıp kum torbasının yanına gittim. Yumruklamaya başladım. Biraz yumrukladıktan sonra bıraktım . Oradan çıkıp odama gittim. Hızlıca bir duş alıp üstümü değiştirip çıktım.

Aşağı inip Nilsu ablanın yanına gittim. Ona yardım etmeye başladım. Kahvaltıyı hazırlamıştık. Başım feci derecede ağrıyordu. Bir tane ilaç alıp içeceğim sırada Arman'ın sesini duydum. "Asel sen aç karna ilaç almaman gerektiğini bilmiyor musun? Kahvaltını yap öyle iç." dediğinde ona boş gözlerle baktım. Gidip masada yerime oturdum. Selma Hanım " Asel , Ege'yi uyandırmanı rica edebilir miyim?" dediğinde ifadesizce yüzüne baktım. Bana üzüntüyle bakan gözleriyle pes edip " Selma Hanım Ege'nin odası nerede?" diye sordum. Yerini söylediğinde gülümseyip çıkmaya başladım.

Ege'nin odasına gelince kapıyı çaldım. İçeriden ses gelmeyince içeri girip Ege'nin yatağına doğru ilerledim. Kolunu deşmeye başladım. " Ege. Ege, kalk!" Ege yerinde kıpırdanıp bana arkasını dönüp " Beş dakika daha!" dedi. Oysaki eliyle 4'ü gösteriyordu. Böyle olmayacağını anlayınca komodinin üstündeki suyu alıp başından aşağı döktüm. Ege "LAN!" diye bağırıp hızlıca ayağa kalktı. Bana ters ters baktığında göz devirdim. " Ne yapayım kalkmıyordun." bana göz devirip banyoya ilerlediği sırada bende odadan çıktım.

Yemek odasına ilerlediğim sırada oradan gelen seslerle duraksadım. " Oğlum yapmayın böyle kız kardeşiniz o sizin." Mete'nin öfkeli sesi kulaklarıma geldi. "Anne o da bize zarar verecek. Sürekli olarak sizi kırmıyor mu? Pamir'i de seni de ağlatmıyor mu ? Bize zarar verecek canımızı yakacak. Belki Ece'den daha fazla zarar verecek." Metin Bey'in sesi geldi sonrasında" Tamam çocuklar ne yaparsanız yapın ancak ben sizinle uğraşmaktan bıktım. Kız kardeşinize ön yargıyla yaklaşmayı bıraktığınız gün benimle muhatap olabilirsiniz onun dışında yüzüme dahi bakmayın mümkünse." Bu sözlerin üzerine daha fazla dayanamayıp içeri girdim. Herkesin gözü bana dönmüştü. Hiç birine bakmadan geçip yerime oturdum.

Metin Bey " Kızım Ege niye bağırdı?" ona bakıp onu cevapladım. " Oğlunuz uyanmayınca su döktüm ondan bağırdı." Bunun üzerine Ege de gelmişti. Kahvaltı boyunca kimseden ses çıkmadı. Doyduğumda ayağa kalktım. Çantamı sırtıma takıp " İyi günler." dediğimde sadece Selma Hanım , Metin Bey ve Pamir karşılık vermişlerdi. Çıktım. Motoruma binerken bir yandan da düşünüyordum.

Pamir'e güvenmeye korkuyordum.. Sırtımdan bıçaklanmaktan korkuyordum. Zarar görmek istemiyordum. Başımı iki yana sallayıp bu düşüncelerden kurtulmuştum. Okula gelmiştim zaten. Hızlıca sınıfa çıktım. Konuşmaya başladım. " Sabah-ı şerifleriniz hayrolsun gençler." dediğimde gülmüştük. Onların yanında kendim olabiliyordum sadece. Emre " Hafta sonu hep beraber pikniğe gidelim mi?" diye sorduğunda onaylamıştık. Zilin çalmasıyla herkes yerlerine geçmişti. Ders edebiyattı.

ALT ÜST OLAN HAYATIMBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin