Siz: Aramızda bir şey yok.
Aytaç Erdeneci: Biliyorum.
Siz: Durumu kurtarmak için yaptı.
Aytaç Erdeneci: Biliyorum.
Siz: Dikkat etmediğim için görmedim seni.
Siz: Yoksa biliyorsun baksaydım muhakkak tanırdım.
Aytaç Erdeneci: Bunu da biliyorum.
Aytaç Erdeneci: Benim için endişelenme.
Aytaç Erdeneci: Sana odaklanalım, bana değil.
Aytaç Erdeneci: Bir planın var mı?
Siz: Yok.
Siz: Panoya fotoğrafları asanın beni başka bir taraftan daha vurabileceğini düşünmüyorum.
Siz: O yüzden plan yapmak istemiyorum.
Siz: Böyle iyi.
Aytaç Erdeneci: Böyle iyi filan değil.
Aytaç Erdeneci: Fotoğrafları alt sınıflardan bir burslu asmış panoya, Balca.
Aytaç Erdeneci: Gidip zorladım söyledi.
Aytaç Erdeneci: Eda'ymış yaptıran.
Siz: Sadece Eda olduğuna emin misin?
Siz: O akşam evimin yakınlarında Açelya'nın arabasını gördüğüme eminim.
Aytaç Erdeneci: Yarın hocalardan birine söylerim derste alırlar Açelya'nın telefonunu, bakarız teneffüste.
Siz: Teşekkür ederim.
Aytaç Erdeneci: Etme.
Aytaç Erdeneci: Sadece, biliyorum zor ama Yaman denen adamdan uzak dur lütfen.
Aytaç Erdeneci: Etrafındaki insanlar sakıncalı onun.
Siz: Benim etrafımdakiler de çok sağlam değil.
Aytaç Erdeneci: Kıyaslaman hata.
Aytaç Erdeneci: Açelya'yı zapt etmekle Eda'yı zapt etmek aynı kolaylıkta değil, inan bana.
