Sam": Kavga mı ettiniz?
Siz: Hayır.
Sam": O zaman neden elçi seçildim?
Siz: Ne elçisi?
Sam" | Yazıyor...
Siz: Ha, anladım.
Siz: Ne diyor?
Sam": Karşı komşunu gece perdenin arkasından mı ne görmüş. Senin eve bakıyor olabileceğini ve dikkatli olman gerektiğini söyledi.
Siz: Paranoyak.
Sam": Aytaç mı?
Sam": Böyle mi iletiyim ona? "Paranoyak" dedi, mi diyeyim?
Siz: Hayır de ki,
Siz: Balca etrafında olup biteni anlayabilecek seviye de bir insan! İyi niyetine ihtiyacı yok.
Sam": "Etrafımda olan biteni anlayabiliyorum çok şükür. İyi niyetini al da köşene geç ağla." mı diyorsun yani?
Sam": Olduğu gibi iletiyorum bak.
Sam": Sonra "ben şöyle dememiştim de şöyle oldu da" diye ağlama bana.
Siz: Hiçbir şey deme sen.
Siz: Ben konuşurum bir ara onunla.
Sam": Peki ya karşı komşun gerçekten de evini gözetliyorsa? O zaman ne yapacaksın?
Siz: Yok öyle bir şey, Samet.
Siz: Ben tanıştım onunla.
Siz: İki tane kedisi var, hayvansever.
Siz: Hem sanırım gey.
Siz: Bakmaz bana filan.
Sam" | Yazıyor...
Siz: Valla yalan söylemiyorum.
Siz: Eve taşınırken kolileri hep iki kişi taşıdılar.
Siz: Geçen de gördüm çok yakındılar.
Siz: Birlikte yaşayacak gibilerdi.
Siz: Şu an son durumu bilmiyorum tabii.
Siz: En son gördüğümde el ele tutuşuyorlardı.
Sam": Öpüştüler mi hiç?
Siz: Tam görmedim ama yaptılar sanki.
Sam": Keşke Aytaç'ta görseydi. İkna olurdu.
Siz: Aytaç gördüğünden bile şüphe eder.
Siz: Sorun yeşillerinde değil, kafasında.
Siz: Çok şüpheci.
Siz | Yazıyor...
Sam": Aytaç'ın göz rengi ela, güzelim.
Sam": Kim yeşil dedi sana?
Sam": Okuldakilerden filan duyduysan inanma onlara.
Sam": Hepsi renk körü.
