elli birimsi

1.3K 101 6
                                        

"Gelmedik mi hâlâ?" konuşmak kaskın içinde buhar oluştururken yüzümün ısınıyor olması hoşuma gitti. "Evim o kadar da uzak değildi." duyduğundan emin olmasam da devam ettim,

"Acaba yolu mu uzatıyorsun?"

Yüzüm ısınsa da eteğim yüzünden bacaklarımın bir kısmı full donuyordu. Giyindiğim diz üstü çoraba göz attım burukça. Kesinlikle bundan sonra hava durumu tahminlerine inanacaktım. Arıkan biraz daha gaza bastığında ellerimi omuzlarından çekip karnının üstüne sardım.

"Beni öldürürsen senden şikayetçi olurum."

Sarılmak ısınmama neden olduğunda kafamı da sırtına yasladım. Kask yüzünden tam denk getirememiştim ve bu biraz rahatsız hissettirmişti ama yine de idare ettim. Sonuçta şurada kaç dakikamız kalmıştı ki?

Bembeyaz olan asfaltla göz göze geldiğimde içim üşüdü bu defa. "Aralık ayında ne karı?" diye konuştum kendi kendime. Kısa bir süre sonra bizim sitenin içinde olan güzel kaldırımlar görüş açıma girdiğinde gülümsedim. Onlarda bembeyaz olmuştu.

Bahçemde bembeyazdır kesin.

"Aslında beni burada indirsen güzel olur," motor yavaşladığında kafamı kaldırıp etrafa baktım. Daha benim evime sekiz dokuz ev vardı. "Düşündüm de güzel filan olmaz. Üşüyorum Arıkan. Sen bana bakma."

Her an duracak diye korksam da evimin önüne kadar sürmesiyle yavaş yavaş rahatladım. Geldiğimizde direkt inip kaska uzandım ve beklemeden çıkardım onu kafamdan. Yüzüme hücum eden soğuk hava dalgalarıyla burnum kaşındı birden.

Hapşıracak gibi olduğumda başka yöne döndüm.

Arıkan o sırada elimdeki kaskı aldı. Bir türlü hapşıramazken cebimden çıkardığım mendille ağzımı kapadığım gibi hapşırdım.

"Doğru yaşa." dedi, karşılığında Arıkan.

Kaskının camını açmış beni izliyordu. O an fark ettiğim şeyle tekrar hapşırırken döndüğüm yere baktım. Az ileride Aytaç'ın arabası vardı. Yaman'la kaputa yaslanmış buraya bakıyordu üstelik.

"Doğru yaşayacak mısın?" diye sorduğunda buz tutmuş ellerimle eldivenli elini sardım. Yüzünü göremesem de şaşırdığını biliyordum. "Ne yaptığını sorabilir miyim Balca?"

"Son kez sevgili taklidi yapsak senin için sorun olur mu?" okul günleri aklıma gelince beklentiyle baktım yüzüne. Arıkan elini çekip kaskını çıkardı konuşmadan. O da görmüştü Aytaç ve Yaman'ı.

Yaman'ı çıldırtmak için elbette kabul ederdi.

Benim planım Yaman değilken Arıkan'ın bir eldivenini çıkarıp ellerimi sarmasıyla derin derin nefes alıp verdim. Eli sıcaktı. Aytaç'ın üzerimdeki bakışları ise gitgide daha çok üşümeme neden oluyordu.

"Ayrılmaya mı karar verdiniz?" diye sorduğunda komik bir şey söylemiş gibi güldüm. Göz ucuyla Aytaç'la Yaman'a bakınca Yaman'ın buraya geldiğini ama Aytaç'ın ellerimize baktığını gördüm. Sorguluyordu. Arıkan'da o tarafa dönmeye kalkınca elimi yanağına sardım.

"Çok soğuksun," dediğinde gerçekten de kasılan çenesini hissettim. "Dokunma." gökyüzünden yere doğru süzülen birkaç kar tanesi saçlarını bulduğunda inatla diğer elimi de yanağına sardım. "Balca..."

"Siz gerçekten birlikte misiniz?" az uzaktan gelen sesle birlikte Arıkan elini belime sarıp beni kendine çekti. Yaman'a bakmadan Arıkan'ın saçlarındaki karı temizlemeye başladım.

Kısa süre içinde duyduğum araba sesiyle gözlerimi yumdum. Aytaç'ın arabasıydı. Yaman yanımıza varsa da aynısı Aytaç için geçerli değildi. O gitmeyi tercih etmişti.

Tam da istediğim gibi.

"Görmüyor musun?" Arıkan'ın sesi kaba çıkınca uyarı maksatlı elimle dudağının üstüne vurdum. Bileğimden tutup parmak uçlarımdan öptü.

Bugün bir kere daha ojelerimin rengi gözüme güzel geldi. Neyin üstünde dursalar parlıyorlardı pembe ojelerim. Dikkatim dağılırken Yaman'ın sesiyle ana dönebildim.

"Görüyorum ve açıkcası oldukça şaşkınım."

Arıkan'ın elimin altındaki dudakları aralanınca sıcak nefesi tenime çarptı. Hâlâ soğukken gidip ensesine sardım ellerimi bu kez. "Siktir." diye homurdandığında güldüm.

"Bir kahve mi içsek?" Yaman'ın ansızın gelen teklifi şaşırtırken dönüp yüzüne baktım. Beklentiyle bir bana bir Arıkan'a bakıyordu. Nasıl sevgili olduğumuzu filan sorar diye bu planı erteleyecemeyi plandım ama Arıkan benden önce davrandı.

"İşim var gitmem lazım," başımı salladım Yaman'a doğru, "İşi var gitmesi lazım" gibisinden. Yaman tek kaşını kaldırıp sorgularcasına yüzüme bakarken yanağımda hissettiğim baskıyla gözlerimi kocaman açtım.

Önce saçım, şimdi yanağım. Sırada ne vardı merak ediyordum açıkcası...

Duyarsız | Texting ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin