Egehan: Arıkan soyunma odasında hâlâ.
Siz: İki dakikaya oradayım.
Siz: Sen yüzmeye başla.
Egehan: Tamamdır, patron!
Merdivenleri hızlı hızlı inerken gözüm kolumdaki saate kaydı. Vaktim daralıyordu. Tırabzanı tuta tuta hızımı arttırdım. Yüzme salonunun kapısına gelmemle durdum ve elimi kalbimin üstüne koyarak üçten geri saydım. Üç, iki- kapıyı ittirdim, içeri girdim. Etrafta kimse yoktu.
Suyun dalgalanma sesi kulağıma gelince gerim gerim gerilen ruhumu tırnaklarımı avucuma bastırarak göz ardı etmeye çalıştım. Egehan'ı görebileceğim bir yere doğru ilerledim. Umarım vaktinde gelirlerdi de fazla yakınlaşmak zorunda kalmazdık.
Yerde gördüğüm telefonunun yanında durup eğildim. Egehan beni görünce yanıma doğru yüzmeye başlamıştı. Gözüm göğsündeki dövmeye kayınca tebessüm ettim. Kesinlikle Arıkan'ınkiyle birebirdi. Tek fark Arıkan'ınki daha soluktu. Çünkü sildirmeye çalışmıştı.
Egehan yüze yüze önümde durduğunda önüme gelen saçlarımı stresten terleyen parmak uçlarımla geri ittirdim. Yüzme dersi için salona gelecekti az sonra bütün sınıf. Kalabalık bir gösteri olacağı için gergindim.
Ben henüz giyinmemiştim tabii. Çünkü zaten bu derse yaşanacaklar yüzünden giremeyecektim.
Egehan kafasını sudan çıkardığında yüzüme sıçrayan suyla geri gitmeye çalışırken totomun üstüne düştüm. Güldü geri zekalı.
"Amma sakarsın patron." patron? bu ortamda en son duymam gereken kelime bile değildi bu.
Ellerimle destek alıp doğruldum ve dizlerimin üstüne oturdum az önceki gibi. "Sessiz ol." işaret parmağımla dudağımın üstünü kapattım, örnek olmak adına. "Ya biri duysa? O zaman ne olur hiç düşünüyor musun?" başını sağa sola salladı. Bu tavrına karşılık kaşlarımı çattım. Parmağımla alnından geri ittirdim onu. "Sana verdiğim paranın on katını geri alırım, Egehan!"
Gülerek bileğimden tuttuğunda çevreye baktım. Kimse yoktu. Egehan bileğimden tutarak havuzdan çıkmaya çalışınca bileğimi çektim. Süveterimi geç altındaki gömleğimi dahi ıslatmıştı.
Kolumla bakışırken Egehan'ın yerden destek alarak çıkmaya çalıştığı dikkatimi çekti. Komple ıslanma ihtimalime karşılık yerden destek alarak ayağa kalktım ve uzaklaştım birkaç adım.
"Sen havuzdayken yakınlaşacaktık." dedim, huysuzlukla. Beni dinlemeden havuzdan çıkınca gözlerimi yumdum üç saniye ve gerisin geri açtım. Kenara koyduğu havluya sarılmakla meşguldü.
"Havuzda yumruk yersem yaşama ihtimalim az olur diye düşündüm. Hem," yüzünü işaret etti. "Şu yakışıklı yüze az zarar gelmesi için bir iki yumrukta benim atmam gerekli, Balca."
"Böyle anlaşmamıştık."
"Çok mu ölmemi istiyorsun?"
"Ondan değil," açıklamak için bir iki adım ona doğru attığım sırada onun bana doğru yürümeye başladığını gördüm. Geri geri gittim. Arkam duvara çarparken dibime girmesiyle elimle "dur" işareti yaptım."Bak, Arıkan'ın kendisini güçlü hissetmesi için senin ona vurmaman gerekli. Egosunu sarsamazsın."
Bunu ona neden anlatıyordum ki? Parasını ödemiştik sonuçta. Parmaklarına saçımı doladığında tek kaşımı havaya kaldırdım. "Ne yapıyorsun?" der gibi suratına baktığımda yüzünde göremediğim mimikler yüzünden gerilmeye başladım. İtmek için harekete geçecekken kaldırıldığım elimi tutup göğsünün üstüne koydu.
"Vakit geldi." dedi, kendinden emin bir sesle. Bana daha çok yaklaştığında iyice duvara yaslanmıştım. "Bu arada üzgünüm, bücür. Arıkan'a-"
"Aklından bile geçirme!" planımın mükemmelliği aklıma gelince öfkeyle bomboş yüzüne baktım.
Sustuğunda tekrar dudaklarımı aralayacakken sesler duymaya başladım. Geliyor olmalılardı. Kapıya baktım ister istemez. Egehan'ın nefesi yanağıma çarptığında çelişkiye düştüm. Bütün sınıfın görmesi iyi olur muydu acaba?
Benim sevdiğim adamın başka biriyle adı çıksaydı ama yine sevdiğim adamın özünde beni aldatmaya çalışmadığını bilseydim her şeye rağmen dedikodular yüzünden canım sıkılırdı. Doğru yoldaydım
Planımın ilk aşamasıydı bu benim.
"Arıkan'ın bana vuracağından emin miyiz?"
"Efendim?" dedim, Egehan'a bakarak.
"Dediğin pozisyonda yaşananları ciddiye almaz."
"Dediğim gibi olacak." yakınımda olduğu için saçından düşen su damlaları süveterime düşüyordu. "Ayrıca ben sana düşünmen için para ödemiyorum. Sadece dediklerimi yap ye-" dudaklarımın üstünde oluşan baskıyla elim ayağım boşaldı bir anda.
Kalbim huzursuzlukla kalp duvarıma çarpmaya başladığında gözlerim doldu.
Baskı yok oldu. Alnını alnıma yaslayıp elini de çeneme sardı. Boş boş baktım. "Öpüşürsek daha iyi olur." dibimdeydi ama sesi o kadar boğuk geliyordu ki kelimeleri netleştiremiyordum. Bunun nedeni kulaklarımın uğuldamaya başlaması da olabilirdi.
Ben ne olduğunu anlamadan tekrar dudaklarımı öptüğünde bir anda üstümden çekildi bedeni. Yere atıldı. Sırtım hâlâ duvara yaslıyken gücünü kaybeden bacaklarımla zemine bıraktım kendimi.
Bilinçsizce ağlamaya başladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Duyarsız | Texting ✓
Romanzi rosa / ChickLitBaşlangıç tarihi: 09.02.23 Bitiş tarihi: 18.02.23
