ellimsi

1.3K 120 1
                                        

Sam": Bugün de gelmedin okula.

Sam": Bir problem mi var?

"Yok." dedim kendi kendime. Trafik ışıkları bir türlü kırmızıya dönmüyordu, bu aslında büyük bir sorundu ama Samet'e anlatmamı gerektirir miydi pek emin değildim. Bildirim panelinden okuduğum mesajlarla ekranı kapadım tekrar ve telefonumu ceketimin cebine koydum. Ellerim üşüdüğü için ellerimi de koydum.

Keşke bugün kalın giyinseydim.

"Şunu görüyor musun?" duyduğum sesle oralıklı olmadan gelip geçen arabalara bakmaya devam ettim. "Bizim okulda," dedi aynı ses. Benden mi bahsediyorlar diye bu defa merakıma yenik düştüm. Arkamı döndüm. Ceketlerindeki armalar zerre bizim okulun armasını andırmıyordu. Adı desen hiç benzemiyordu. Ayrıca başka yöne bakıyorlardı.

Önüme döndüm usul usul. Arabaların oraya tekrar baktığım sırada gözüme geçen gün gördüğüm motorsiklet ve net göremediğim plakası çarptı.

Dünya gerçekten de küçük bir yerdi...

Arabaların arasından sıyrıla sıyrıla gelip geçti yanımızdan. Arkasından bakakaldım. Evimin önünde kaza geçirdiğinde bacağı net kırıldı diye düşünmüştüm. Uzun süre trafiğe çıkmaya cesaret edemez diye de. Hayat bazıları için kaldığı yerden devam ediyordu anlaşılan.

Önüme dönecekken ileride durduğunu gördüm. Arkasına dönüp kaskını çıkarmadan "gel" işareti yaptı.

"Oha beni mi çağırıyor, o!" diye bağırdı arkamdaki kız. Yüzümü buruşturdum sesi karşısında ve trafik lambasına baktım. Hâlâ kırmızıydı.

Motorsiklete binmek iyi bir fikir olabilir miydi?

Arkamdakiler "hangimiz gidecek" kavgası yaparken motora doğru ilerlemeye başladım. Geldiğimi görünce arkasındaki bagaja uzandı. İçini açtı. Yanına vardığımda ellerimi cebimden çıkardım ve gelecek olan kaskı bekledim.

O ise kaskın yanındaki atkımı alıp elime tutuşturarak ters köşe yapmayı tercih etti.

Onu gördüğüm ilk gün oldukça kaba biri olduğunu anlamıştım zaten. "Ne bu?" dedim, atkıma ters ters bakarak. Esip geçen rüzgarla derin bir nefes aldım içime. Havanın soğukluğu tekrar kendini belli ederken ılımlı bir insan olmaya karar verdim. Hâlâ kaskı yüzündeydi ve hâlâ bana bakıyordu.

"Hava çok soğuk." dedim, gökyüzünü gözlerimle işaret ederek. Siyah atkımı ellerimle açıp boynuma doladım yavaşça. "Beni burada bırakmayacaksın, değil mi?" Burnuma gelen erkek parfümü kokusuyla atkıyı tutup burnuma götürdüm. "Bir dakika bu benim değil."

Elini kaska atıp önünü açtı. "Seninkiyle benzer. Al bunu, ısınırsın." O gün yaptığım muamelenin aynısını görüyordum. Karma denen şey ne acıymış öyle. Rüzgar gittikçe kötüleşirken havada süzülen beyazlıklarla gözlerim irileşti.

"Kar yağıyor..." avucumu açıp gelen karlardan birkaçının tenime düşmesini izledim. "Kesinlikle aynı şartlarda değiliz."

"Bu ne kadar umrumda olabilir?" kaskını tekrar kapatacakken elimi elinin üstüne attım. Durdu. Kaskın açık olan yerinden elimi içeri sokup elimi tenine değdirdim. Kısa sürede gözlerini bulunca durmuştum.

Sırada gözlerine bakmak vardı.

"Uzaklaş." emir veren bir tınıda konuşsa da umursamadan kaldırımın dibine gittim ve ayağımın motorunun ucuna değdiği yerde durdum. "Bu yaptığına taciz derler."

Göz kapağının az aşağına indiğimde gözünü açtığını esen küçük rüzgardan hissettim.

"Konuşurken gözlerine bakmamı söyleyen sendin Arıkan." diğer elimi de diğer gözünün altına tek seferde koyduğumda eli bileğime sarıldı.

"Arıkan?" diye sorduğunda kafamı kaldırıp çevredeki insanlara baktım. Herkesin kendi yoluna gittiğini görünce yutkundum. Ellerimi geri çektim korkuyla.

"O gün cüzdanını açtığımda kimliğini gördüm. Klasik bir isim soyisim benzerliği olamaz herhalde," bir ihtimal klasik bir isim soyisim benzerliğidir diye bir adım geri attım ama o bileğimi daha sıkı tuttuğu için o adımdan hemen vazgeçmiştim. "Arkadaşımın da adı Arıkan. Aynı kolejde okuyorduk bir dönem. Tavrın çok benzeyince ben osun sandım. Özür dilerim."

"Arıkan olduğumu bilerek mi yanıma geldin?" az önce durduğum yaya geçidini işaret ettiğinde başımı salladım hızla. Hâlâ bileğimi çekmeye çalışıyordum.

"Bırakır mısın beni?" sesimi yükselterek çevredekilerin dikkatini çekmek istercesine konuştuğumda bagaja uzandı ve kaskı alıp elime uzattı.

"Arıkansın yani?" dedim, şüpheyle.

"Okulda arkadaş değildik." demekle yetindi.

Arıkan olduğuna işte şimdi yüzde yüz inandım.

Duyarsız | Texting ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin