bu kitap iyice smut book oldu he
İyi Okumalar
Lalisa
Burada ne yapıyordu şimdi bu?
"Telefonunu unutmuşsun." dedi Jennifer ve bir kere bile sormadan ayakkabılarıyla içeriye adımladı.
Tanrım.
Telefonumu kırmıştı zaten ne telefonundan bahsediyordu bu?
Kendi telefonunu elime verdikten sonra koltuğa kendini attı ve gerinerek rahat bir konum aldı, o sırada ben de Jinyoung'a özür dileyen bakışlarımdan göndermiştim.
Rezillik çıkaracaktı.
Bana sorun olmadığını söyler gibi bakıp kafasını salladığında ona gülümsemiş ve Jennifer'ın yanına adımlamıştım.
"Evin güzelmiş Jinyoung." dedi odayı yavaşça incelerken ve sırt çantasını da bir kenara attı.
Şu an bilmem kaçıncı kattaydık, neredeyse bütün Las Vegas'ı görüyorduk ve gecenin getirdiği ışıklarla birlikte koskocaman şehir ayaklarımızın altındaydı sanki.
"Teşekkür ederim." demişti Jinyoung kibarca.
"Niye buradasın?" diye sordum sakin kalmaya çalışarak, gözlerimiz birleştiğinde ise ona gözlerimi belerttim ve 'git' dermiş gibi baktım fakat o bana gitmeyeceğini belli ederek gülümsediğinde derince nefesimi dışarıya vermiştim.
"Aslında planım barda bir şeyler içmekti fakat yalnız içmek istemediğimi fark ettim ve..." dedi sırıtarak ve ayağa kalktıktan sonra kolunu boynuma attı.
"Arkadaşımın yanına geleyim dedim." dedi gözlerimizi birleştirip bana muzip bakışlarından atarken.
"Bir mahsuru yok değil mi Jinyoung?" diye sordu kafasını hafifçe sağa yatırıp gözlerini benim üzerimden hala almayarak.
"Hayır yok, Jennifer." Jinyoung dediğinde gözleri onu bulmuş ve ağzından 'hah' diye bir ses çıkarmıştı.
"Demek ona benden bahsettin..." dedi gözlerini bana çevirdikten sonra sırıtarak, o sırada Jinyoung'da mutfağa geçmişti.
"Ona kendini ne diye tanıttın Lalisa?" bir anda ciddileşip kulağıma fısıldadığında onun sorusunu es geçerek tekrar sormuştum.
"Neden buradasın Jennifer?"
"E canım Jinyoung'un tekilasından içmek çekti, noldu yoksa art niyet mi arıyorsun?" demişti kulağıma daha da yakınlaşıp sırıtarak.
Tanrım.
***
Üç kişi mutfak tezgahında oturmuş tekila shot atıyorduk, ortamda hâlâ bir gerginlik olmasına rağmen beklediğimden çok eğleniyordum.
Tabii ki arada Jennifer'a sinir olmadan da edemiyordum.
Jennifer sürekli Jinyoung'un üstüne üstüne gitse de Jinyoung hiç bozuntuya vermeden gecenin bozulmaması için sabırla karşılık veriyordu.
Arkada yavaş bir müzik çalıyor, bizi yavaş yavaş sarhoş eden içkiler hızlıca tükeniyordu.
"Alkol bitmek üzere." dedi Jennifer dibinde azıcık bir şey kalmış tekilayı kafasına dikerken.
"Ben 15 dakikada gidip alırım." dedi Jinyoung, aynı zamanda da ona karşı biraz mahçuptum çünkü Jennifer planımızı mahvetmişti.
"Ben seni geçireyim." dedim zoraki bir gülümsemeyle ve ona kapıya kadar eşlik ettim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hurt you
Fanfic"Kimi öldürdün?" diye sordu sanki normal bir şeymiş gibi. "Sevgilimi." dedim yutkunarak. "Ne istediğini iyi bilir misin Pranpriya?" diye sordu ellerini motorun iki yanına koyup üzerime eğilerek, beni kesinlikle bu kısa süre zarfında deli edivermişt...
