|Life of the party|

383 50 357
                                        

yorum sayisi okunma sayisindan daha fazla amk 💨

İyi Okumalar

Lalisa

"Kendine sınırlar koymalısın." dedi Jinyoung, pürüzlü olan her şeyi biraz daha açık bir şekilde görmeye başladığımdan beri kendimi büyük bir umutsuzluğun içinde bulmuştum.

Hem bunu bu kadar geç fark ettiğim hem de Jinyoung'a bunları, beni kaale almayan Jennifer uğruna yaşattığım için kendimi hırpalıyordum.

"Onu ben de biliyorum Jinyoung... sadece nasıl yapacağımı bilmiyorum ve nasıl yapabileceğimi..." dedim sessizce parmak uçlarıma bakarak.

Koymaya çalıştığım sınırlarımı yıkıp savuracaktı.

"Bu yaptığınız anlaşma mıdır nedir her neyse, onda senin de söz hakkın var... bunu kullan." bir süre düşündükten sonra dediğinde mantıklı gelmişti.

Tabii anlaşmayı kabul ederken sadece yanımda kalmasını, gitmemesini sağlayabilmek için düzgünce düşünmemiştim bile.

"Ona her istediğini verme Lili, o sana nasıl bir yatak arkadaşı gibi davranıyorsa sen de ona öyle davran." dediğinde boğazıma bir yumru oturmuştu.

Neden sürekli sevgimi gizlemek zorunda kalıyordum?

Burada suçlu olan ben değildim ki.

"O istediğini alamadıkça daha da üstüne düşmeye başlayacak... hatta belki, anlaşmaya yeni maddeler bile ekleyebilirsin." dediğinde gözlerim açılmıştı.

"Hayır ben sana ne yapacağını söyleyeyim..." dedim yutkunduktan sonra.

"Beni hiçbir açıklama olmadan ortada bırakacak ve yine her gün eve ayrı kız getirmeye başlayacak." dedim hararetle, sesim biraz yükselmişti.

"Ben de burda kahrımdan öleceğim." diye ekledim son olarak, gözlerimin dalıp gittiğini bile fark etmemiştim.

"Her gün ayrı kız." dedi Jinyoung vurgulayarak, ben ise bundan ne anlamam gerektiğini anlamamış salak salak yüzüne bakmıştım.

"Salak, kadın sence getirdiği bütün kızlara yatak arkadaşı olmayı mı teklif ediyor?" dediğinde odaklanıp onu dinlemeye başlamıştım.

Bunu yaptığım için kendimden nefret ediyordum ama biraz daha düşüncelerimle baş başa kalırsam kafayı yiyecektim.

"Hayır, hiçbirini o geceden sonra bir daha görmüyor ve şu anda da dediğine göre, başka kız yok." son dediğine karşın kafamı onaylarcasına sallamış ve düşünmüştüm.

Haklıydı.

"Emin ol o da seni kıskanıyor, içinden ne geçiyor bilmiyorum ama sanırım onu biraz bu konuda iteklemen lazım." dediğinde ayaklarımı hemen bacaklarımın altına almış dikkat kesilmiştim, bir plan düşündüm.

Çünkü bu riski almazsam temelli gidecekti.

"Kıskandırma konusunda... Bana yardım eder misin?" diye sordum bir süre sonra utana sıkıla.

Bu gece bir parti vardı ve orada ilk hamlemi yapacaktım.

                    ***

İçeri bizimkilerle birlikte adımladığımızda içeride çok ağır bir koku tabakası vardı, gözlerim etrafta gezindiğinde büyük ekranlarda hologramik olarak yazan yazıları görmüştüm.

"Life Of The Party"

Jennifer'ın elini kolumda hissettiğimde sanki havam bugün yokmuşçasına, başka hiçbir nedeni yokmuş gibi göstererek kolumu bırakmasını sağlamış ve kalabalığa karışmıştım, bana şaşkın gözlerle baktığını biliyordum.

Hurt youBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin