|The knowing|

202 32 155
                                    

oylarınızı unutmayın

İyi Okumalar

Büyük soyguna 89 gün kala

Ruby Jane

"Ailenin bankasını soyamadan ölecek olman ne kadar da acınası değil mi?" dediğinde arkamı döndüm.

Jinyoung.

"Sen kendini ne sanıyorsun lan!?" dedim ve silahımı çıkartarak yanına adımladım.

"Sakin ol bakalım." dedi ve silahımı tutup indirmeye çalıştı, silahımı bir santim bile hareket ettirmedim ve yüzünü incelemeye devam ettim.

O da silahını kemerine yerleştirdi ve bir elini omzuma koyarak omzumu pat patladı, burnumdan solurken bu çocuğun benden ne istediğini düşünüyordum.

Omzumdaki koluma yan gözle baktım ve sonra bileğini kavrayarak onu ters çevirdim, onu kolundan tutarken gövdesini ağaca yasladım ve kulağına sessizce bağırdım.

"Ne istiyorsun?"

"Yaptıklarının bedelini ödemeni ve Lalisa'yı." dediğinde bileğini daha sıkı çevirdim ve bağırmasını sağladım.

Lalisa'yı benden çekip alamazdı.

"Beni öldüremezsin Ruby Jane, Lalisa'ya ne diyeceksin?" dediğinde gerçek adını söylemesiyle düşündüğümden daha fazla şey bildiğini fark etmiştim.

"Sen..." derken bıraktım onu, vücudunu bana döndürdü.

"Her şeyi biliyorum Ruby Jane, her şeyi." dedi sırıtarak.

"Lalisa'yı hak etmiyorsun, mutlu olmayı hak etmiyorsun." dedi ve sonra ekledi.

"Hepsini tek tek elinden alacağım."

***

"Sen uyumadın mı?" diye sordu Lalisa, bütün gece balkonda oturmuş sigara içerken düşünmüştüm.

"Erken uyandım." dedim ve onu sandalyedeyken üstüme çektim.

"Leş gibi sigara kokmuşsun." dedi burnunu tutarak.

Dudağına bir öpücük kondurduğumda kaçmaya çalışıp öfleyip puflamıştı.

"Ya bir duşa gir, bırak beni çok kötü kokuyorsun." diye söylenirken ben de onu gıdıklayıp boynunu öpmeye başlamıştım.

"Kokuyorum diye beni red mi edeceksin?" dedim boynuna doğru.

"Belki?" dedi o da kucağıma yerleşirken.

"Edemezsin ki." dedim ve dudaklarını uzunca öptüm.

Bir süre gözlerime baktı, ben de onun yeşil gözlerine baktım. Beni tekrar öptü ve dudaklarını araladı, dilimi ağzının içine kaydırdım ve derince inledi.

Belini kollarımla kavrayıp onu daha rahat bir konuma getirmiştim, o da elliyle yüzümü kavramış ve dudaklarımı daha da kendine çekmişti.

"Durmalıyız, biri görecek." dedim, bu adamın daha da delirmesini istemiyordum.

Kendim için değil, Lalisa için endişeleniyordum.

"Bir şey mi oldu Jennifer?" diye sordu yüzünü benden uzaklaştırarak.

"Hayır bebeğim, gel denize girelim sıcakladım." dedim yanağından makas aldıktan sonra.

"Sıcaklarsın tabii." dedi ve göz kırptı, ben de ona kıkırdayıp yerimden kalktım.

Hemen eşyalarımızı toparladık ve plaja indik, aslında odamızdan da direkt girebilirdik ama plaja gidip içecek almak istemiştik.

"Hadi Jennifer..!" diye seslendi Lalisa, içeceğimi bekliyordum ama biraz geç kalmıştı.

Hurt youHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin