gecen bolum soylemeyi unuttugum seyi hatırladım
bolumler vok kliselesmeye basladi ya da ben oyle hissediyorum
ve sey jenniferin gecmisini bir bolunde detayluca isleyeyim mi yoksa kisaca geceyim mi
İyi Okumalar
Birkaç Gün Sonra
Lalisa
"Bırak sürünsün." dedi Jinyoung, yine onun yanına gelmiştim ve yine ağlıyordum.
"Tanrım ağlamaz mısın artık!" diye bağırdı ve omuzlarımdan beni sarsmaya başladı.
"Ama çok üzgündü Jinyoung, bu sefer inanıyorum beni seviyor." dedim yaşlı gözlerimle ona bakarak.
O gün, onu bildiğiniz öldürteceğim gün o kadar çok korkmuştum ki bir daha üstüne gitmemeye karar vermiştim.
O yüzden ondan binevi vazgeçmiş ve 2 haftamı onu unutmaya vermiştim, tabii ki de tam gelişme kaydedeceğim zaman ağbaba gibi gelmiş kulübü birbirine katmıştı.
O yüzden de ona nasıl olduğunu sormak, çok ileri gittiğimi söylemek yerine oldukça sinirlenmiştim ve onun konuşmasına bile izin vermeden onu oracıkta yalnız bırakmıştım.
İlk defa benim tarafından terk edildiği için nasıl hissettiğini merak ediyordum fakat soramazdım, şu an ne kadar Jinyoung beni ikna etmeye çalışsa da ben de kendi kendime zaten ikna olmuştum.
"Lili ona geçen gün nasıl davrandıysan öyle davranmaya devam etmen gerekli." dedi ve sonra devam etti.
"Eğer o seni seviyorsa bile onu biraz bile süründürmeden hemen kabul edersen götü kalkar."
Kafamı sallayarak onu onayladım ve bir peçete daha alarak daha şiddetli ağlamaya başladım.
Onu süründürene kadar nasıl dayanacaktım ben ya?
"Niye ağlıyorsun yine canım benim?" dedi elleriyle başımı okşayarak.
"Ben onsuz ne yaparım ki?" dediğimde burukça gülmüş ve beni göğüsüne bastırmıştı.
"O hayatına girmeden önce ne yapıyorsan onu yaparsın." dedi, sesi çatallanıyordu.
Ona yeni birini bulmam gerekiyordu ona baktıkça içim acıyordu, bildiğiniz en yakın arkadaşım olmuştu ve ben onunla her konuştuğumda onu paramparça etmekten başka hiçbir şey yapmıyordum.
"Seninle kalacağım için yük olmam değil mi?" dedim, her gece ağlayışlarımı duyunca çok üzülmezsin değil mi diyememiştim.
"Ne yükü be ayrıca para konusunda da yardım edeceğim, sen hiç endişelenme." dedi gözlerime bakarak.
"Sen bir tanesi-" diyecekken telefonum çalmış ve onu cebimden hızlıca çıkartmıştım.
Malum o arıyor olabilirdi, siktir o arıyorsa engelini kaldırdığımı fark etmiş olmalıydı.
Sıkıca kapattığım gözlerimi açtım ve ekrana baktım, gerçekten de o arıyordu.
"Jinyoung o arıyor, o arıyor!" diye bağırdım, Jinyoung ise yaptığım ses yüzünden kulağını kapamış ve aç aç yapmıştı.
Ben ise biraz daha bekledikten sonra telefonu açmış ve ilk sözü onun etmesini beklemiştim, bir süre öylece bekledikten sonra sonunda bir şeyler söylemişti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hurt you
Fanfiction"Kimi öldürdün?" diye sordu sanki normal bir şeymiş gibi. "Sevgilimi." dedim yutkunarak. "Ne istediğini iyi bilir misin Pranpriya?" diye sordu ellerini motorun iki yanına koyup üzerime eğilerek, beni kesinlikle bu kısa süre zarfında deli edivermişt...