|Dancin' with the refrigerator light|

373 43 86
                                        

chaesoo kitabini chaelisaya cevirsem nolur aşxödnabvag

İyi Okumalar

Ruby Jane

Mütevazi evimizdeki loş ışıklardan bir tanesini açtım ve büyük yemek masasının köşesindeki viski şişesini alıp bardağıma doldurdum.

Bütün masayı boylu boyunca karşısına alan sandalyeye oturdum ve yavaş yudumlarla viskimi içtim.

Lalisa çoktan uyumuştu, şu an yanına kıvrılıp ona sarılmak istesem de düşünmeye ihtiyacım vardı.

Cebimden bir kokain paketini çıkardım ve önüme koydum, bu boka tekrar başladığıma inanamıyordum.

Uzun zaman sonra ilk defa gerçekten mutlu hissediyordum fakat kendi ellerimle bunu mahvetmek, beni kesinlikle çok korkutuyordu.

Bunu yapacağımı biliyordum, tekrar üzecektim onu hiç istemediğim bir şekilde.

Onu kendi bok çukuruma sürükleyemem, bu benim bile yapamayacağım kadar büyük bir pisliklik.

O yüzden zamanı geldiğinde, onu bırakmam gerekecekti.

Nasıl onu ardımda bırakıp giderdim ki?

Bunu düşünmek bile şimdiden boğazımın düğümlenmesine, ağzımın kurumasına sebep oluyorken nasıl buna hazır olabilir, nasıl terk edebilirdim onu?

Viskimden bir yudum daha aldım ve dirseğimi masaya koyarak gözlerimi parmaklarımla ovuşturdum.

Onu üzmeden nasıl yapabilirim ki bunu?

Benimle birlikte ölmeyi kabul ederse peki, o zaman onu yanımda götürecek miydim?

Kokaini kartımla çizgi çizgi dağıttım ve sıra sıra burnumdan çektim, çekmemle göz bebeklerimin büyüdüğünü hissetmiştim.

Bu hissi ne kadar özlesem de krizlerimi tetikliyordu.

O sırada Lalisa uyanmış olmalı ki mutfağa girmiş ve buzdolabının kapağını açmıştı, onu buradan görebiliyordum.

Beni fark etmemiş olmalıydı, mutfağı loş bir ışıkla aydınlatan buzdolabı ve yanına adımlamamla gözleri tepki vererek hafifçe tırsmıştı.

"Korkuttum mu?" diye sordum arkasından gelip beline dokunduğumda.

"Biraz." dedi bana dönerek.

"Ne aramıştın?" diye sordum elimi buzluğa koyup üstüne eğilirken.

"Umm, süt." dedi yutkunduktan sonra.

Üstüne iyice eğildim, dudaklarımız neredeyse birbirine değecekti sonra da hemen yanındaki süt şişesini aldım ve ona uzattım.

"Teşekkür ederim, gidiyorum." dedi ve gözlerini devirdi, onu sinir etmek oldukça hoşuma gidiyordu.

Onu elinden yakaladım ve etrafında döndürdükten sonra ensesini göğüsüme yaslayarak kollarını da karnında bağlamış ve sıkıca tutmuştum.

"Gitme." dedim onu sarmalayarak.

"Gitmeyeceğim." dedi ciddiyetle, bir saniye bile tereddüt etmeden.

Bu kalbimde bir yerlerde büyük bir yer edinivermişti hemen, beni bırakmayacağını bilmek...

Ne kadar da güzel bir hismiş diye düşünmüştüm aniden.

Onu hızlıca kendime döndürdüm ve omuzlarından sardım, gözlerinin içine hiç bakmadığım kadar yoğun baktım.

"Anlat bana Jennifer, kendini anlat bana." dedi ellerini boynuma koyarken.

Hurt youBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin