İyi Okumalar
1 ay sonra
Lalisa
Eşyalarımı taşıyan karton kutuyu minivana yerleştirmesi için Jennifer'a uzattım, son kutuyu da sertçe minivanın içine bıraktığında saç tokasını dişlerinin arasına alıp gözlerime bakarak saçlarını savurmuştu.
Tanrım.
Bildiğiniz 1 aydır yoksulluk çekiyor gibi onu özlüyordum.
Ve beni bazen gerçekten de zorluyordu.
"Demek gerçekten de ayrılıyoruz." dedi Lino burukça gülümseyerek.
"Hadi ama, bizsiz de idare edebilirsiniz değil mi?" dedim hepsini kucaklayarak.
Bir süre kucaklaştıktan sonra Jennifer da bize katılmış beni şaşırtmıştı.
Bizim küçük çetemizi sevdiğini biliyordum fakat bunu hiç göstermezdi, hep fazla bağlanmaktan korktuğu için göstermediğini düşünürdüm.
Ne de olsa içimizden biri her an ölebilirdi.
Gözümden bir damla yaş aktığında gerçekten de duygulanmıştım, bizim için bu bir meslektaşlık değildi bu bir bağdı ve daha birbirimizin gerçek isimlerini bile bilmiyorduk.
Bu bağ asla kopamazdı.
Birlikte onca tehlikeye, günaha göğüs germiştik.
Yeri geldiğinde birbirimize bıçak çekecek kadar büyük kavgalar etmiştik fakat yine de ayrılmamıştık, her birimizin her birimize ihtiyacı vardı çünkü.
Fakat şimdi son yolculuğumuzu da yapmış, ayrılıyorduk.
"Niye böyle oldu ki şimdi?" dedim ve göz yaşlarımı silerek onlardan ayrıldım.
"Şimdi bu yaz birlikte olamayacak mıyız?" diye sorduğumda Choo omzuma vurmuştu.
"Sakın ağlayayım deme beni de ağlatacaksın." dediğinde Rachel kolunu onun omzuna atmış ve kendine çekmişti.
Bu ayrılma merasimi yaklaşık 1 ay kadar sürmüş bu süre zarfında da bizsiz grubun ne yapacağını, nerede yaşayacağımızı ve nasıl birbirimi göremeden geçinebileceğimizi düşünmüştük.
Bu sırada ise ev bakmak gibi şeylerle çok meşgul olduğumuz için Jennifer'a söz verdiğim randevuya da çıkamamıştık ve bu benim sinirimi bozuyordu.
Bu 1 ay içinde onu sinir etmeyi tabii ki de kesmemiştim hatta abartmıştım bile.
O kadar abartmıştım bile artık ben bile kendime sinir oluyordum.
Fakat o düşündüğümün aksine fazlasıyla sabırlı davranıyordu ve bu beni oldukça heyecanlandırıyordu.
"Hoşça kalın çocuklar." dedi Jennifer, Rachel'a sarılırken.
"Sen, sakın Choo'yu üzme ve karından da ayrıl artık madem sorunlarınızı söylemedin bize." dedi Rachel'ı işaret ederek.
Bir de şu konu vardı.
Rachel ve karısı Rachel'ın borderline'ı yüzünden uzun süredir problem yaşıyormuş ve karısı da ona hiç destek olmuyormuş, bunu bize niye anlatmadığını sorduğumuzda ağlamaya başladı o yüzden çok kurcalamadık.
"Onu asla üzmem." dedi ve Choo'yu yanağından öptü.
Ben de Jennifer'a kaçamak bir bakış attım, o da bana baktığında hemen bakışlarımı Lino ve Jinnie'nin üzerinde sabitledim.
Jinnie tabii ki de tepkisizdi falat Lino oldukça üzgün gözüküyordu, Jennifer ikisine de sarıldı ve konuştu.
"Sizi asla unutmayacağım çocuklar, özellikle seni Jinnie ne de olsa beni yenebilen ilk ve tek kişisin." dediğinde onlara bakarak sırıtıyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hurt you
Fanfiction"Kimi öldürdün?" diye sordu sanki normal bir şeymiş gibi. "Sevgilimi." dedim yutkunarak. "Ne istediğini iyi bilir misin Pranpriya?" diye sordu ellerini motorun iki yanına koyup üzerime eğilerek, beni kesinlikle bu kısa süre zarfında deli edivermişt...
