1 AY SONRA
Sabahın ilk saatlerinde inişe geçmek üzere olduğunu anladığım uçağın penceresine baktığımda İstanbul'un güneş altındaki görüntüsü yüzümde tebessüm oluşturdu. MİT ve iç işleri bakanlığının isteği üzerine gittiğim, planın bir parçası olan İspanya'nın Valensiya şehrinden dönmek, İstanbul'a tepeden bakmak, içimdeki özlemi harladı adeta. İniş tamamlandığında kemerimi çözerek çıkış kapısına ilerledikten sonra ayağımdaki topuklu ayakkabıların zarafeti adına aynı nezaketi gösterip merdivenleri yavaşça indim, taktığım güneş gözlüğü ile beraber dış hatların çıkışına yürüdüm. Havaalanı dışına çıktığımda kapıdaki Mercedes-Benz Vıto aracının önünde bekleyen şoförüm Uygar'ın "Efendim, hoşgeldiniz," deyişine gülümseyip, "Bavullar şut altında." dedim.
Aracın sürgülü kapısını açarak, "Bavullar ile Doğu Bey ilgilenecektir, buyrun," deyişiyle, uzattığı elini tutup siyah deri koltuklardan bir tanesine yerleştim. Kapıyı kapattı, kısa sürede harekete geçtik.
Etiler'in Cevher sokağındaki, iki katlı, geniş bir terası olan tripleks evime geldiğimizde Uygar'ın kapıyı açmasıyla elinden aldığım destek sonrasında araçtan indim.
Evimin kapısına kadar eşlik etti bana, ardından yeniden araca döndüğünde, çantamın içindeki anahtarı çıkartıp kapıyı aralayarak içeriye girdim. İçinden telefonumu çıkarttığım çantayı, ardından paltomu ve anahtarı dresuara bırakarak salona ilerledim. Evdeki tek sesin benim topuklu ayakkabılarımın çıkarttığı ses olması, bana İspanya'da ki hareketli günleri özleteceğe benziyordu.
On dakika sonrasında gelen bavulları yukarıdaki yatak odama taşıdı Uygar, onun evden çıkmasıyla kendimi banyoya atarak önce ılık bir duş aldım. Ardından bornozumu giyerek başımdaki havlu ile sigara paketimi alıp terasa çıktım. Yaktığım sigaranın ardından çalan telefonuma baktım, Atabey Holding'de çalışan Çınar Atabey'in asistanı Müge Karaca arıyordu.
Aramayı cevaplayıp kulağıma götürdüğüm de ingilizce aksanıyla "Merhaba bayan Olivia." dedi, gülümsedim.
Kendi dilimizi konuşarak, "Merhaba Müge. Türkçe konuşalım lütfen." dediğimde gülümsediğini hissettim, hemen ardından "Ah, özür dilerim. Bana İngiliz olduğunuz bilgisi verilmişti." dedi, gülümsedim ve "Türkçe bilen bir İngiliz, diyelim." dedim.
Gülümsediğini hissettim, ardından da "İstanbul'a hoşgeldiniz Misha Hanım. Sizin ile Çınar Atabey adına görüşme sağlıyorum. Bu akşamki iş yemeğinin saat ve detaylarını tarafınıza mail olarak gönderdim." dedi. Sıcak bir ses tonuyla, "Teşekkür ederim, tam zamanında orada olacağımı iletebilirsiniz." dedim.
Müge Hanım sempatik sesiyle, "Rica ederim Misha Hanım, iyi günler dilerim." dediğinde telefon görüşmesi bittiği an paketten çıkarttığım sigarayı yakarak ciğerlerime doldurduğum bir nefesten sonra iç çektim.
Bir ay önce istihbarata verdiğim istifa dilekçesi ile birlikte bakanlığın yaptığı hazırlık ile İspanya'ya gönderildim. Amerika'da aldığım eğitimlerin yanı sıra Çınar Atabey ile ilgili operasyonun en büyük planını orada, özel görevliler tarafından verilen bir eğitimde tamamladım. Artık Türkiye'ye yatırım yapmaya gelmiş, yatırım yapacağım şirket olarak Atabey&Group'u seçen Misha Olivia olmuştum.
Bu akşam Çınar Atabey ile katılacağım iş yemeğinin hazırlığı tam bir ay almıştı. Verilen referanslar, hazırlanan dosyalar, öz geçmişim ve daha nicesi... Artık kadromuz bu iş için tamamen hazırdı. İstihbarat ve organize şubenin yanı sıra bakanlık tarafından takip ve koruma altındayım. Şoförüm Uygar ve yardımcım Doğu da tıpkı benim gibi İspanya'da özel olarak yetiştirilmiş, polis olmasa da planın içinde büyük rolleri olan iki ekip arkadaşımdı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ŞANS OYUNU (+18)
Romance"Tilki gibi dostun olacağına, aslan gibi düşmanın olsun." derdi, Örgüt'ün lideri Kerem Karadağ. Bir istihbaratçı ile bir teröristin aşk hikâyesidir.
