40. Perde

244 22 41
                                        


Kızlarla neye güldüğümüzü bile bilmeden attığımız şuursuz kahkahaların sesi Çınar'ın sert adımlar ile bize doğru yürümesiyle kesilmişti. Bıçaktan daha keskin olan sesiyle gaziyonu inletircesine bağırarak, "Dağıtın şu kalabalığı!" demesi, hepimizin irkilmesine sebep olmuştu. Oysa Başak, Müge, Damla ve ben bu ana bile dakikalarca gülebilecek durumdaydık. Ve sanırım bu hiçte iyi bir şey değildi. Kapıdan giren birçok takım elbiseli adam gazinoda eğlenen insanları dışarıya çıkartarak assolist Seyhan'ı da paketleyip apar topar kulisine doğru sürüklemeye başlamıştı. Koskoca gazinodaki sahnenin ortasında suç işleyen kız çocukları gibi dörtümüz yan yana kaldığımızda kendimizi mahşerin dört atlısı gibi hissetsek de birazdan kopacak olan kıyametinde haberini bağırıyor gibiydik.

Çınar sert bir hamleyle kolumdan tutarak beni kendine çektiğinde sendeleyerek göğsüne çarpmış ve kahkaha atmıştım. Kızgın bakışları gözlerimde bir mengene gibi tutulurken bana, "Çınar." demiştim, kıkırdamaya devam ederken.

Çınar yüksek çıkan sesiyle, "Siz burada n'apıyorsunuz amına koyayım?" diye, bağırmıştı öfkeyle. Yanlarında gelen adamları bizi çembere alarak etrafımızı sardığında Kanat kahkaha atarak, "Lan, bu ne?" demişti, Damla'nın yere saçtığı paralardan bir tanesini alarak.

Damla kahkaha atarak, "Aaa bilmiyor! Para, Lidyalılar bulmuştu ya!" demişti, gülmeye devam ederken. Kaya Damla'nın kolundan tutup kendine çekerek, "Lidyalılar'ı sikeyim." demişti, Damla'ya bağırarak. Damla ise Kaya'ya tutunmasa ayakta duramayacak gibiydi. Müge ve Başak birbirlerine tutunurken ayakta kalmakta güçlük çekiyor olmalıydı bunu gören Karan Müge'yi, Gaza da Başak'ı tutup kendinelerine yaslamışları.

Çınar çattığı kaşları ile Kanat'ın elindeki parayı alarak, "Siktir!" demişti. Ardından hırsla Damla'ya dönerek, "Kafanı sikeyim Damla! Bu ne?" demişti, ve ben hâlâ ne olduğunu anlayamamış bir şekilde onun her tepkisine gülerken dönüp yüzüme bakarak, "Kes şu gülmeyi!" demişti, bağırarak. Elimi ağzıma kapatarak yutkunmuştum.

Çınar kolumu bırakarak Damla'nın üzerine yürüdüğünde ben tam düşecektim ki Kanat kolunu belime sararak, "Bi' gazinodan ayyaş toplamadığımız kalmıştı." dedi, söylenerek.

Çınar Damla'nın ensesinden tutarak elindeki parayı onun yüzüne tutup, "Bu ne Damla?" demişti, bağırarak.

Kaya şaşkınlıkla Çınar'ın elindeki parayı alarak, "Vay amına koyayım, bizim tünelin darphanesinde basılan seri numarası olmayan paralar değil mi bunlar?" demişti, kaşlarını kaldırarak. Damla da Kaya'nın elindeki parayı alarak onun alnına yapıştırıp kahkaha atmıştı.

Çınar sinirli bir şekilde, "Toplayın şu gerizekalıları, Tarabya'ya geçiyoruz!" dedikten sonra yanıma gelerek beni Kanat'ın kollarından aldı. Karan Müge'yi, Kaya Damla'yı, Gaza Başak'ı alarak gazinonun çıkışına doğru yürüdüklerinde etrafımızdaki adamlar da arkalarından çıkmıştı.

Çınar belimden tutup beni kendine yaslarken kapıya yürütmeye çalıştığında başımı göğsüne yaslayarak, "Nereye gidiyoruz?" diye sormuştum, merakla. Çınar tok çıkan sesiyle, "Cehenneme!" demişti, azarlar gibi. Dışarıya çıktığımızda iki büyük siyah Mercedes Benz Sprinter araba vardı. Müge, Karan, Başak, Gaza bir araca geçerken Çınar, Kaya, Damla ve ben bir araca geçmiştik. Kanat da bizim yanımıza binmiş, İnce ve Gurbet de şoförün yanındaki ikili koltuğa oturmuşlardı.

Araç hareket hâline geçtiğinde Çınar Kanat'a bakarak, "İçerideki paraları topladınız mı?" diye sorunca ön taraftaki İnce, "Adamlar halletti." demişti, gülerek.

Damla bir anda doğrularak Çınar'ın koluna vurduktan sonra, "Ay sen ne cimri bir adamsın! Saçtığımız paraları geri mi topladın Hint fakiri!" demişti, kahkaha atarak. Çınar Kaya'ya dönerek, "Kapat şunun ağzını, elimden bir kaza çıkacak!" demişti, bağırarak.

ŞANS OYUNU (+18)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin