38. Perde

286 22 26
                                        


Kaya'nın yere yığıldığı an Damla ile birlikte aynı anda attığımız korku dolu çığlıktan sonra ikimizde dizlerimizin üzerine çökerek, "Kaya!" diye bağırmıştı, endişe içinde. Gaza da tıpkı bizim gibi çökerken yere, "Lan, Kaya!" demişti, telaşla. Çınar eğilip Kaya'nın bileğine dokunarak nabız kontrolü yaparken, "Gaza, kapıdakilere söyle arabayı hazırlasınlar!" demişti, elini Kaya'nın başına götürerek. Parmakları ile Kaya'nın göz bebeklerine baktıktan sonra bana dönüp, "Kolonya var mı?" diye, sormuştu.

Gaza ayağa fırlayarak kapıyı açıktan sonra dışarıya koşarken Çınar'a dönüp başımı hızlı hızlı sallayarak, "Banyodaki siyah dolabın çekmecesinde." demiştim, aceleyle. Çınar merdivenlere koşarken Damla ağlayarak, "Benim yüzümden oldu. Süt içti diye oldu." dedi, Kaya'nın elini tutarken.

Biz korku içinde Kaya'nın başında beklerken Kaya tek gözünü açarak, "Lan bayılmadım, numara yapıyorum." deyince, şaşkınlık içinde dönüp Damla ile birbirimize baktığımızda yeniden Kaya'ya dönmüştük.

Damla Kaya'nın koluna vurarak, "Gerizekalı mısın sen?" diye, carlamıştı öfkeyle. Kaya kısık bir ses ile, "Çınar'ın yanında niye öpüyorsun anasını satayım? Korkudan bayılmış gibi yaptım. Yoksa benimde ağzıma sıçacaktı." dedi, yeniden gözlerini kapatarak.

Kaya'nın karnına attığım tokattan sonra, "Sen gerçekten hastasın ya! Aklımız çıktı gerizekalı." dedim, söylenerek. Kaya yeniden gözünü açarak, "Git Çınar'ı oyala, o gelmeden bende Damla'yı öpeyim." dediğinde, yeniden vurdum karnına. Kaya yeniden gözlerini kapattı.

Gaza koşarak antreye geldiğinde Çınar da merdivenleri üçer beşer inmişti. Gaza telaşla, "Araba hazır." deyince Çınar yere çökerek, "Tamam, bekleyin." dedi, elindeki kolonyanın kapağını açarak. Eline döktüğü kolonya ile Kaya'nın bileğini ovduktan sonra burun kenarlarına da sürmüştü.

Kaya yüzünü buruşturup öksürerek, "Bu ne amına koyayım? Kezzap sürseydin!" diyerek doğrulduğunda Çınar Kaya'ya şaşkınlıkla bakıyordu. Kaya kendisine bakan Çınar karşısında alt dudağını ısırarak, "O ne güzel kolonya öyle, baksana nasıl etkili hemen kaldırdı beni." dedi, kendini savunarak. Damla ile birbirimize bakarak güldüğümüzde Gaza yere eğilerek Kaya'nın yakasından tutup onu ayağa kaldırınca, "Senin yapacağın şakayı sikeyim Kaya! Dalga mı geçiyorsun amına koyayım?" demişti, öfkelenerek.

Kaya Gaza'ya attığı sevimli bakışlardan sonra, "Ne şakası hayatım, görmedin mi dağ gibi Kaya Bağdat gözünüzün önünde paspas oldu." dedi, tatlı bir ses tonuyla.

Çınar elindeki kolonyayı yere koyup ayağa kalkarak Kaya'nın yakasından tutup kendine çektikten sonra, "İyi ki az önce ölmedin." dedi, yapmacık bir gülümseme ile. Kaya ellerini Çınar'ın üzerine koyarak, "Neden?" diye sordu, korkuyla.

Çınar Kaya'nın başını okşayarak, "Üzülürdüm çünkü, bu puştu nasıl ben öldüremedim diye perişan olurdum arkandan." dedikten sonra, Kaya'ya kafa atacaktı ki Kaya elleri arasından kurtularak Gaza'nın arkasına sığınmıştı.

Çınar Kaya'ya ulaşmaya çalışırken Gaza elleriyle engel olmaya çalışarak, "Çınar tamam, bırak şu gerizekalıyı." demişti, arkasındaki Kaya'ya ayağını geriye savurarak tekme atarken.

Çınar sinirli bir şekilde, "Siktir git, gözüm görmesin seni. Puşt!" dedi, kızarak. Kaya başını Gaza'nın arkasından çıkartarak, "Damla da gelsin mi benimle?" diye sorduğunda Çınar ona vuracaktı ki yeniden Gaza'nın arkasına geçerek, "Gaza bir şey yap, bu katil öldürecek beni." dedi, iyice saklanırken.

Çınar Gaza'ya bakarak, "Gaza götür şu piçi, elimde kalacak." demişti, öfkeyle. Kaya bir anda Damla'nın elinden tutup onu da Gaza'nın arkasına çektiğinde Çınar 'sabır' der gibi tavana bakmıştı.

ŞANS OYUNU (+18)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin