Süreyya ⁸

49 4 0
                                        

Gökteki yıldız...

"Kimseye ait olmayan bir elmas bulduğunda, o senindir. Kimsenin olmayan bir ada bulursan, senin olur. Bu fikir ilk senden çıkarsa, gider patentini alırsın ve sana ait olur. Yıldızlarda benim, çünkü benden önce onlara sahip olmayı kimse düşünmedi."

-Hayır yani, Türkçe konuşun benimle arkadaş! Ülkücülük damarım atıyor. Ben türküm!

Ebrar'ın bu kadar uyarmasına karşılık Elif'in vereceği ilk tepki tabikide şu olacaktı; Yess!
Ne oldu bilmiyorum. Ebrar elinde ip ile Elif'i boğmaya gidiyor olabilirdi. Öte yandan ben Bâde ile sohbet ediyordum. Medreseye geldikten sonra Elhamdülillah kerametin nerede olduğunu -daha doğrusu sevgili'nin nerede olduğunu- bulmuştum.

Ama hala öğrenmem gereken çok şey vardı. En önemlisi de öğrendikçe akılsızlığımı anlamamdı. Yandıkça yok olup, yokluktan var'a ulaşmaktı önemli olan.

-O zaman mürid ne demek. Yani bende bir mürid miyim şimdi?

Bâde, aşk sarhoşu demek. Belirli bir andan sonra insanların isimlerinin anlamına bakmaya başlamıştım. Tıpkı Ebrar'ın anlamının Allah'a yakın kul, Elif'in anlamının ise zarif ve sevgi dolu kız olduğunu öğrendiğim gibi, Bâde'nin anlamı da aşk sarhoşu demekti.

1 sene sonra hoca olacaktı Bâde. Geldiğim ilk günden beri kalbimin içinde bir incir fidanı gibi büyüdü sevgisi. Şimdilerde ise koca bir ağaç olmuş olmalı. Muhabbetimiz de incir ağacının hiç çiçek açmaması gibi hiç eksilmez İnşAllah.

-Mürid, irade kökünden. İradesini hakka teslim eden. Kendini hiçe sayan. Bir Yaradanı tanıyan, onu bilen kişi mürid. O zaman cümle alem müriddir.

Körü körüne yanan, yandıkça yok olup, yokluktan var'a ulaşan.

-Mürid teslim olan kişidir. Ama bu teslimiyet gönüldendir. Dinimiz İslam'da teslim olmak değil midir? Rabbin manası ne? Terbiye edici. Öyleyse mürid tam gönül kabulü ile teslim olacak.

Sen senin olmazsan tüm dertler biter.
Varını yoğunu Mürşidine ver.
Ustanın elinde kütük ol yeter.
Teslim olan zarar etmez kurbanım.

-Bu yol aşk yoludur. Akıl ile geçilmez.

Ne diyordu Üstad Necip Fazıl Çöle İnen Nur'da; Allah, en ileri dereceye çıktığı zaman akılsızlığını anlayan şu akılsız aklın belasını versin! Sen mukaddes hedef, Haktan gelen Aşkın hedefi...

-Sadece aşk ve iman rivayet ederek, yine akıldan başka vasıta bulamayanlar da kabalaşırlar, hep kabalaştılar. Aklın son kertesini temsil eden melek Cebrail Sidre-tül Münteha'da demedi mi? Mirac'a çıkarken Rasulullah' dönüp "Bana buradan ileriye yol yoktur, geçersem yanarım"
Efendiler efendisi "Ya buradan ileriye nasıl geçilir buyurdular?" Cevap geldi; "Aşkla".

-Mürşid insana yol gösterendir. Hizmet mürşide değil, alemedir. O bir merdiven basamağıdır, Sevgiliye varmak için. Biri diğerinin elinden tuta tuta Peygamberimize kadar uzanır bu silsile. Ki en büyük yol gösteren de o'dur zaten.

Anlamış gibi olmuştum sonunda.

-Yani burada istikamet Mürşid değil, Mürşidden geçip Hakka varmak.

Vaveyla-LHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin