Bölüm 41: Dolaplar

3.2K 210 48
                                        

Bu bölüm de bayandev için, bundan sonrası içinse güzel bir yorum yapana bölüm ithaf edeceğim, iyi okumalar!

Duyduklarıma hemen inanmakta direnen bir tarafım vardı. Ama bu sefer reddedebileceğim bir şey yoktu bile. Gerçekten Yağız'dı.

Bakışlarımı yere indirip duyduğum şeyin şaşkınlığıyla konuştum. '' Bu sabah da bahçenin kenarında içki şişeleri görmüştüm... ''

Kısa bir süre sessizlik oldu ve ikimiz de yere bakıyorduk. Kafam çok karışıktı.

'' Ateş? ''

Kafasını yavaşça kaldırdı ve gözlerini kıstı. Yüzünde bir hüzün vardı. Sanki bunu söylediğine pişman gibiydi. Ne sanıyordu, Yağız'la aramızda bir şeyler olacağını falan mı?

Keşke ona karşı hissettiklerimi söyleyebilmenin bir yolu olsaydı.

Ama susmalıydım. İkimiz birkaç aç bir şeyler yaşadıktan sonra yurt dışına gitmek için ayrılmak zorunda kalacaktım. Ve belki o benden çoktan sıkılmış olup gidişime pek üzülmeyecekti. Peki ya ben? Onu bu kadar severken, onunla geçirdiğim aylardan sonra ayrılınca ben ne olacaktım? Ben alışamazdım yokluğuna. Mahvolurdum. Ama en azından bu durumdayken acı çekecek pek bir şeyim olmayacaktı hatırlayacak.

Pek emin değildim aslında. Geri kalan hayatımda hangi erkeğe baksam, onun gözlerini görecekmişim gibi geliyordu. Kime sarılsam onun kokusunu duyacaktım sanki.

Ateş'in hala bana baktığını görünce düşünmekten vazgeçtim. Ne kadar süredir onun böyle bakmasına neden olmuştum?

'' Yağız'ın bana aşık falan olduğunu düşünmedin değil mi? '' dedim. Tam o sırada gözüm Ateş'in gözlerinden arka taraftaki masalarda yemek yiyen öğrencilere kaydı. Yağız ağzındaki lokmayı yavaş yavaş çiğnerken kıstığı gözleriyle bana bakıyordu. Bu sadece bir tesadüf diye geçiştirdim, beni izliyor olamaz.

Sinirle güldü Ateş. '' Benimle dalga mı geçiyorsun Bade? ''

'' Yo, yo! '' dedim telaşla. '' Dalga geçmiyorum. Arya ile biraz konuşmuştuk da. '' dedim gülümseyip durumu kurtarmaya çalışıp.

O ise Arya lafını duyunca daha da sinir oldu. Aldırmadan devam ettim.

'' Yağız dün gece onu arayıp onu sevdiğini söylemiş. Ama sarhoş olduğu için evleri karıştırmış işte Yağız. Onun evi de bir diğer sokakta zaten, o yüzden. ''

Ateş sanki bir katilmişim gibi daha sert bir şekilde baktı bana kısa bir an. Önceki halini hatırladım bir an, ürperdim.

Kafasını yukarı kaldırdı ve elleriyle yüzünü kapatıp ofladı. Sakin olmaya çalışıyordu, sakin olmak istiyordu.

'' Bade, seni kırmak istemiyorum ama artık şu büründüğün melek kılığından çıkman gerek! Sen büyüdün, etrafındaki insanlar büyüdü. Artık hiçbiri masum değil. Kime güvenmen gerektiğini artık anlaman gerekiyor. İlkokul bahçesinde seksek oynamıyoruz. '' Ardından dişlerini birbirine bastırıp birkaç saniye nefes aldı. '' Artık sinirlerimi bozmaya başlıyorsun. ''

Dedikleri karşısında biraz kırılsam da cevap vermedim. Ama utansam da gerçekten neden bahsettiğini bilmiyordum. Keşke anlayabilsem diyordum ama bilmiyordum işte.

Araya giren sessizlikte ikimizin de düşünceler içinde boğulduğu belliydi. Güneş batıyordu.

'' Üzgünüm. '' diyebildim sadece.

'' Asıl ben üzgünüm. Bağırmamalıydım, ama başına gelebilecekler için endişeleniyorum. ''

'' Bir şey mi biliyorsun? ''

AteşBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin