Hayatta insan her şeyi sorgular. Dünyaya neden geldiğinden, soğanın neden ağlattığına kadar. Düşünür ve sebeplerini bulur. Böylece mantığına yatar ve rahatlar. Önce bunları hak edecek ne yaptığımı düşündüm. Yani bu çocuğa rezil olmamı artık sorgulamayı bırakmıştım. Sadece sorguladığım şey, bu sefer neden bu çocukla rezil olduğumdu. Her seferinde hiçbir erkekle olmak istemediğim durumları, bu çocukla son 4 gün içerisinde yaşamaktan bıkmıştım. Ve gerçekten Ateş'ten bıkmıştım. Üstüne düşmekten ya da üstüme düşmesinden bıkmıştım. Hepsinden bıkmıştım. Şu an yaşadıklarımdan da bıkmıştım.
Karşımızda, elindeki fenerle gözümüzü daha da karartan, ağzı bir metre açık kadının ne yapacağına dair hiçbir fikrim yoktu. Şu an vücudumdaki ağırlıktan ve acılardan başka bir şey düşünemiyordum. Ateş üstümden hala kalkmamıştı. Ve belimle sağ kalçamdan aşağısını hissetmiyordum.
'' Kalk üstümden geri zekalı! Belimi kırdın! '' dedim çimenlere hapsolan sesimle.
Ateş biraz debelendi ve rahatça ayağa kalktı. Tabi, yumuşak yere düştü beyefendi. Elimi tutup beni kaldırmaya çalıştığında dostum olan toprağa daha çok koyuverdim kendimi. Bükülemiyordum. Gözümle etraftakileri seçebilmeye başladığımda, kadının fenerini söndürüp yanımıza geldiğini gördüm. Ateş'e tiksinerek bakıyordu. Eminim bana taciz ettiğini falan sanmıştı. Hoşuma gitmişti. Ama hoşuma giden şey, bana taciz ettiğini sanması değildi, böyle düşündüğü için bana iyi davranacak ve benim tarafımda olacak olmasıydı. Kadının pis bakışları ve sessizliği, çocuğu korkutmayı beceriyordu. Kadının suratını gördüğümde ise daha önceden hatırlıyor gibiydim. Beynim bütün dosyaları tek tek elinden geçirdiğinde, bulmuştum. Bu kadın, ilk gece sokakta bize kızan amcanın arkasına gizlenen kadındı. Ve eğer bu kadın bu evde yaşıyorsa, o amca da bu evde yaşıyor olmalıydı. Eğer o amca dışarı çıkarsa ve tekrar bizi görürse, felaket olabilirdi.
Ateş korkuyla bana doğru eğildi. Tuttuğu elimi bıraktı ve beni kaldırmak için bir elini omzuma, diğer elini belime geçirdi. Beni toprakla ayıracakken, kadın çığlığı bastı.
'' Dokunmasana kıza pis sapık! '' dedi. Çocuğu kolundan tuttu ve geriye doğru itti. Vay canına, şu an masum kız rolündeydim. Ve Ateş de tacizci rolünde. Tacizci Ateş. Ateşli tacizci Ateş. Ateşli tacizci Ateş ağabey. Tekerleme gibiydi ve okuması zordu. Düşündüklerim karşısında sırıttım. Kadın bu kadar ciddiyken beni görmesinden korktum ve suratımı zaten yüzüstü yattığım çimenlere gömdüm. Ses çıkartmamıştım.
Kadın belimin acıdığının farkında olduğunu belirtircesine, Ateş'in elini koyduğu yerlere elini koydu ve beni bir kutuyu kaldırırcasına havalandırdı. İki ayağımın üstüne basabildiğimde ise ilk gördüğüm şey, Ateş'in anlamsız bakışlarıydı. Kadının ona sapık demesinden dolayı şaşkındı. Yine benim yüzünden sapık duruma düşmesi, bu zamana kadar benim ona beslediğim nefreti onun da bana karşı beslemesini sağlamıştı ve belli etmemeye çalışıyordu. Ama üstüme düşmeseydi bu yaşadıklarımızın olmayacağının farkına varması gerekiyordu.
'' T-teşekkür ederim. '' dedim gülümseyerek kadına. Elim kadının omzundaydı ve eğer beni tutmuyor olsaydı yeri boylamış olurdum. Gözüm sürekli Ateş'in ifadesiz suratına kayıyordu. Yanımızda öylece durmuş, bizi izliyordu. Kadın Ateş'e tekrar iğrenircesine baktı.
'' Önemli değil canım. '' dedi gülümseyerek. Yüzüne yakınken kadının adamdan en az bir beş yaş küçük olduğunu anlayabiliyordum. Kahverengi gözleri suratına sevimli bir ifade katıyordu. Ve sinirlendiğinde ise gözleri olayı tamamlıyordu. Kadına bakarken konuşmasına devam etti. Çenesinin ucuyla Ateş'i işaret etti. '' O sizi gördüğümüz gece de sana sataşmıştı bu çocuk değil mi? Zaten çok saf biri gibi görünüyordun. '' Tekrar gözleriyle Ateş'i belirtti. '' Şu çocukla birlikte olabileceğini düşünmemiştim. '' dedi. Aslansın teyze diye düşündüm. Hemen anlayıvermişdi. Ya da abla. Her neyse. Kafamı evet anlamında salladığımda gözümün ucuyla Ateş'in gözlerinin büyüdüğünü görebiliyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ateş
أدب المراهقينBir fermuarla hayatın ne kadar değişebilir? Hayal etme, çünkü cevabı zaten tam burada. Kapak tasarım: holanriss
