Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Yorum yapmayı ve vote vermeyi unutmayın iyi okumalar 💉🩸
Pars
Rüzgar'la el ele konseydeki odama girdiğimde yerdeki boş kan torbaları ile karşılaştım. Artık tamamen vampir olmuştu ve geçişini bensiz yaşamıştı.
"Özür dilerim. Yetişemedim. "
Rüzgar elimi bırakmadan bana sıkıca sarıldı. Boştaki elimi saçlarına götürüp parmaklarımı dalgalarının arasından geçirdim.
"Hayattasın ya gerisi önemli değil."
Kafasını kaldırıp dudaklarımızı buluşturdu. Boştaki elini enseme koyarak beni kendine daha çok çekti. Bir yandan öpüşmeye devam ederken bir yandan beni yatağa doğru yürütmeye başladı. Bacaklarım yatağa değdiğinde dudaklarımızı ayırıp beni yatağa itti.
"Şimdi eş olarak ilk günümüzü geçirme zamanı."
Üstündeki gömleği hızla üstünden çıkardığında yutkundum. Şu ana kadar aklımdan geçen tek şey Rüzgar'a sıkıca sarılıp uyumaktı. Ama şu an bütün yorgunluğum gitmiş uyuma planımın yerini sabaha kadar uyanık olma fikri almıştı.
Rüzgar tamamen soyunurken öylece onu izliyordum. Bu adam benim kocam. Benim. Evet.
Kucağıma oturup üstümdeki kanlı gömleğin düğmelerini açmaya başladı.
"Bunlar senin kanın değildir diye düşünmek istiyorum."
"Çoğunlukla başkalarının kanı."
Gömleğimin son düğmesini de açtıktan sonra uzanıp dudaklarımızı birleştirdi. Alt dudağımı çekiştirip ışıdıktan sonra ayrıldı.
"Şu an çok seksi duruyorsun."
Dudaklarını yaladığında güldüm.
"Bu vampirlik sana yaramış gibi ne dersin?"
Elini çıplak göğsümde gezdirirken "Buna alışsan iyi olur. Çünkü sonsuza kadar benimlesin." Dedi.
"Daha azını kabul edemezdim zaten."
Sonunda eli pantolonumu bulduğunda düğmesini açıp boxserımla beraber çıkardı. Kucağımdan inmeden penisimi eline alıp çekmeye başladı. Boynuma doğru yaklaştı.
"Şimdi sana benim yaşadığım hazzı yaşatacağım."
Ne demek istediğini sorgularken boynumda hissettiğim dişleriyle nefesimi tuttum. Düğün günü onu dönüştürürken benden içtiği kanın kendi üzerimdeki etkisini çok net bir şekilde hatırlıyorum.
Bir yandan sertleşmiş penisimi hızla çekerken diğer yandan kanımı içiyordu. Kendime engel olamadan yüksek sesle inledim. Hızla Rüzgar'la yer değiştirdim. Bu yüzden dişlerini çekmek zorunda kalmıştı. Dudağında kalan kanı yavaşça yaladı.
"Bugün içtiğim onlarca torba kan senin kanının yanında bir hiç."
Yüzlerimizi yaklaştırıp "Artık benim neden senden beslenmek için can attığı anlamışsındır." Dedim ve öpmeye başladım. Rüzgar'ı sertçe öperken parmaklarımı deliğinin etrafında gezdirdim. Birden içine soktuğumda dudaklarımızı ayırdı ve sesli bir şekilde inledi.
Dudaklarımızı tekrar birleştirdim ve parmaklarımı içinde hareket ettirmeye başladım. İnlemeleri dudaklarımda kaybolurken altımda kıvranıyordu.
Yeteri kadar hazır olduğunu düşünüp parmaklarımı çıkardım. Penisimi deliğine yaklaştırıp içine girdim. İkimizin inlemeleri odada yankılanmıştı. Hızla git gel yapıyordum. Rüzgar dişleri dışarıda gözlerinin rengi değişmiş bir şekilde bana bakıyordu. Hazdan kendine hakım olamıyordu.
Bileğini tutup kendime yaklaştırdım ve dişlerimi geçirdim. Kanını emmeye başladım. Alıştığım tadın biraz dışında da olsa kan yine Rüzgar'ın kanıydı.
Rüzgar ona dokunmama gerek kalmadan gelirken dişlerimi bileğinden çıkardım. Hâlâ içindeyken bileğimi ona uzattım. Beklemeden emmeye başladı. İçindeki hareketlerimi hızlandırdım.
Kısa süre sonra neredeyse çığlık atarak Rüzgar'ın içine gelmiştim. Bileğimi bıraktığında içinden çıktım. Nefes nefese yanına uzandım.
"Bir vampir başka bir vampirden beslenmesinde bir sıkıntı yok mu?"
"Annem dönüştükten sonra babamdan beslenirdi. Babam yoksa hayvan kanı içerdi."
"Hiç insandan beslenmedi mi?"
"Hayır. Bu yüzden bizim kadar güçlü değildi."
Rüzgar bana yaklaşıp başını göğsüme koydu. Eliyle göğsüme görünmez halkalar çizmeye başladı.
"Bundan dokuz ay önce ölmek için arabanın önüne atlamıştım."
"Ve ben seni kurtarmak için kendi kanımda vermiştim."
Çenesini göğsüme koyarak bana baktı.
"Şimdi senin sayende sonsuz bir hayatım ve bir ailem var. "
"Pişman mısın?"
"O gün ölmüş olsaydım ve şu an burada olamamış olsaydım pişman olurdum."
Uzanıp dudaklarına bir öpücük kondurdum.
"Seni bulduğum için çok şanslıyım."
"Sen beni bulmadın. Annen onu ikimizin yerine halletmiş."
Gülüp kafamı salladım.
"Evet. Ruh eşim. Annem, hayatımın en değerli şeyini bulmam için bize yardım etmiş."
"Bizim hayatımız."
Bir dahaki bölümde görüşmek üzere minik kaplumbağalarım🤍🐢 İnstagram: çelikk_9822