Evet.. Özür dilerim.. Arkadaşlar ama anlaşmamız lazım ben business woman'ım artık, çalışıyorum eve ekmek götürmem lazım :s ama bu yaz... işte bu yaz wattpad yazı olucak. hot girl summer 1, wattpad yazı 2.
Bu hikayeyi artık sonlandırma vakti geldi. Işıltı ve İhtiras'tan bir AU olarak başlamıştı çok eğlendik zamanında. Ama askıda bıraktığım için sizi üzüyorum ve ben de dolayısıyla üzülüyorum. Yazın mini hikayelerle geri döneceğim. Ateşli bi Dramione ve Tomione yazacağım
Sevgiler, Venüs ;)
- - - - - -
Jean'in silahından çıkan kurşun adeta ağır çekimde Potter'a doğru gidiyordu. Hermione o an her şeyi düşündü. Okulu, arkadaşlarını, neşeyi, dostluğu... Onların dostluğu hayatta kendisini en mutlu eden, yüreğinde sevinci barındıran yegane şey olmuştu. Bu doğruydu. İhanet aralarına girene kadar da doğru olmuştu. Hermione Granger'ı Harry Potter öldürmüştü. Kim arkadaşını yem olarak kurtlar sofrasına atardı? Kim, Ronald Weasley gibi aşık olduğunu iddia ettiği kadını bile bile ölüme gönderirdi?
Marvolo Riddle... Zalim olduğunu iddia ettikleri Marvolo bile bunu yapmazdı. Ve yapmamıştı da. Marvolo kötüydü, zalimdi, çıkarlarını en önde tutardı. Ama sevdiği kadını korumak için dünyayı ateşe verirdi. Belki de kahramanlar ile kötüler arasındaki fark buydu. Biri dünyanın iyiliği için sevdiğini feda edebilecekken, kötüler ise sevdiği için dünyaları feda edebilirdi.
Hermione Granger öldüğünde onu hayata döndüren de Riddle olmuştu. Ancak Hermione çoktan gitmişti, yerine gelense Jean'di. Jean Granger, Marvolo'nun ruh ikiziydi. Çarpıcı bir zeka, melek gibi yüzler, taştan bir kalp. Şefkat sadece birbirlerine gösterdikleri ve birbirlerinden görecekleri bir şeydi. Başkalarından acıma veya şefkat görmekten nefret ederlerdi. Bu sadece ikisine özeldi. Onu seviyordu. Marvolo'yu seviyordu, Ron'a yaptıklarını görmesine karşın kendine engel olamıyordu. Çünkü içten içe haklı olduğunu biliyordu.
Ron ve Harry'nin kendisine yaptıklarına karşın Jean de kötüyü oynamıştı. Draco'yu parmağında oynatarak kendini tamamen karanlığa gömmüştü. Tüm arkadaşlarına; Tonks'a, Remus'a, Neville'a sırtını dönmüştü. Sadece Luna kalmıştı maziden. Hermione Granger'ı tanıyan sadece Luna'ydı, Viktor Krum'ın nişanslısı Luna Lovegood. Ancak Luna da çok değişmişti..
Harry gözlerini kapattı. Ölümü kucaklıyor gibiydi, hatalarını kabulleniyor ve sonuçlarına kollarını açıyor gibiydi.
Ancak ilk kez ne Marvolo'nun ne de Jean'in beklemediği bir şey yaşandı. Tüm Ölüm Yiyenler Potter'ın etrafını çevrelemişti ta ki...
BOM!
Zaman durdu. O son saniyede, herkes nefesini tuttu—sanki dünya kendi ekseninde donmuş gibiydi.
Sonra cehennem koptu.
Patlama öyle bir güçle geldi ki, yeryüzü çatırdadı. Beton duvarlar kağıt gibi yırtıldı, çelik kirişler makarna telleri gibi büküldü. Ateş bir canavar gibi her şeyi yutarak yükseldi, gökyüzünü kızıla boyayarak. Ses dalgası kemikleri sarstı, kalpleri durdurdu. Camlar bir anda binlerce hançer parçasına dönüştü, havada dans ederek. İnsanlar kukla gibi savruldu, çığlıkları patlamanın gürültüsünde boğuldu.
Jean patlamanın şiddetiyle geriye savrulurken şok dalgası suratına bir tokat gibi çarptı. Ölüm yiyenlerin ipleri kesilmiş kuklalar misali etrafa uçarak dağıldıklarını gördü yere düşerken. Potter... Potter kaybedeceğini anlayınca yanında olabildiğince fazla ölüm yiyen mi götürmek istemişti?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
I Need a Gangster
Fanfiction(Tomione Gangster AU) !!! Yüksek miktarda Dark Hermione içerir !!! (Okuyunca neden böyle demeyiniz) Uyarı: Şiddet, olumsuz ögeler, rahatsız edici detaylar içerir. Yıl 1950lerin İngilteresi...İkinci Dünya Savaşı'nın yankıları sürmeye devam ederken s...
