Selamlarrrrr
Finale çok az kaldı, 😔
Bu bölümde birazcık zaman atlaması yapamamiz gerekiyor
Çok küçük
Keyifli okumalar
7 ay sonra...
“Ay öldüm, vallahi öldüm,” dedim gelinliğin ipleri biraz daha sıkılırken.
İdil arkamda ciddiyetle uğraşıyordu.
“Ölme,” dedi sakin sakin. “Henüz nikâh kıymadık.”
“Teze ömesin,” dedi Nisa, pembe elbisesinin içinden bana doğru sallanarak.
Güldüm. O minicik sesi bütün gerginliğimi alıp götürmüştü.
“Gel buraya sen,” dedim, yanağımı uzattım.
Minik dudaklarıyla kondurduğu öpücükten sonra odadaki herkes aynı anda “Ayy” dedi.
Annem gözlerimi süzüyordu. Ağlamamak için dudaklarını sıkmıştı.
“Bak,” dedi, “makyajım bozulmasın diye kendimi zor tutuyorum.”
"Teze, bende makaj."
"Teyzem sen çok küçüksün ama." Dedim.
"Geyinyik." Dedi nisa.
"Biri gelin olmak istiyor sanırım." Dedim.
"Aman Fırat duymasın, onun kıskanç baba rollenmeleri ile uğraşamam." Dedi İdil.
"Bence yiğit ileride kıskançlık krizlerine girecek gibi." Dedi Elçin.
"Ne alaka?" Dedim.
"İdilin bebek erkek olacak." Dedi idilin şiş karnını göstererek. "Size de birkaç ay veriyorum sonra hamile kalırsın o da kız olursa dünür olursunuz Fırat ve idille."İdil gözlerini devirdi, elini karnına koyup ciddi bir ifadeyle konuştu.
“Daha doğmadan kaderini yazdınız çocuğun,” dedi. “Elçin,” dedim aynadan ona bakarak, “ben şu an gelinliğin içinde nefes almaya çalışıyorum, sen hâlâ dünürlük peşindesin.”
Elçin tam birşey diyeceği sırada kapı çaldı ardından açıldı.
Yiğit gelmişti.
Kapı açıldığında odadaki bütün sesler bir anlığına durdu.
Yiğit eşikte duruyordu.
Siyah smokini üstünde kusursuz duruyordu ama ben onu o hâliyle
değil, gözlerindeki ifadeyle gördüm.
Şaşkınlık.
Heyecan.
Ve gizleyemediği bir “işte bu benim
hayatım” bakışı.
Bir adım attı içeri.
Sonra bir tane daha.
Sanki gelinliği görürse bir şeyler fazla gerçek olacakmış gibi temkinliydi.
“Gelin,” dedi, sesi hafif kısıktı.
“Benim gelinim…”
Annem araya girdi hemen. “Bakmak serbest, dokunmak yasak,” dedi gözyaşlarını silerek.
Yiğit güldü ama gözlerini benden ayırmadı.
“Zaten dokunursam ağlarım,” dedim. “Şu an nefes almayı bile zor başarıyorum.”
İdil geri çekildi, ipleri bıraktı.
“Tamam,” dedi. “Benden bu kadar. Gerisi size ait.”
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kanvas Ve Kan
Casuale"Aşk ve mantık, yer altı ve yer üstü hepsi bir yumruk darbesi."
