6. ARAF

452 41 39
                                        

"Sakın bana aşık olma çünkü bu hayatında yapacağın en büyük hata olur"

Bu ne demekti?
Aşk ve ben eşittir bu adama?
Bu kendini ne sanıyordu. Sinirle bir kahkaha attım.

"Ben sana aşık hahaha olmayım ahaha sakın hahaha " sonunda gözümden yaş geldiğinde ayağa kalktım.

"Sen kendini ne sanıyorsun be bulunmaz hint kumaşı mı? Ben mi sana aşık olacakmışım hah asıl sen bana aşık olma " dedim
ve yürümeye başladım. Keşke yüz ifadesini videoya çekseydim, delirdim sandı bir anda. Bir de aşık olacakmışım. Tamam hoş çocuktu ama ben asla öyle bir saçmalık yapmazdım.


"Kanka bu çocuk kesinlikle senden hoşlanıyor " iki saattir oturduğu masadan beni süzen çocuğa artık daha fazla dayanamıyordum. Sonunda kalkıp kafasına kahve makinesini fırlatmayı düşünüyorum desem yalan olmaz. Burçağa sinirle dönüp
"bakma şuna artık ya Burçak sinirimi çıkartma,sonunda ayağa kalkıp kahve makimesini fırlatacam yeter ya!"dedim.
"Tamam ya sinirlenme sen hala Urası mı düşünüyorsun ?"dedi.

İşte şimdi ipler kopmuştu. Sinirle ayağa kalktım çocuğa dönüp
"Ne bakıyorsun be önüne dön yoksa tekme tokat gireceğim sana!"dedim. Çocuk korkarak önüne döndü bende Burçağa döndüm. O kadar şaşırmıştı ki alt çenesi midesinde mi diye bakmadan edemedim . Rahat bir şekilde oturdum ve sesimi eski haline getirmeye çalıştım.
"Bak Burçak Urası düşünmüyorum. Sadece dün konuştuk ve daha kim bile bilmiyorum. "dedim. Tipini düzelttikten sonra bana bakıp heyecanlı bir şekilde
"Kızım o Uras Demir bu ülkenin en zenginlerinden Yiğit Demir'in oğlu! " dedi. Evet zenginleridi ama aynı zamanda bir sürü sabıkaları da vardı.
"Burçak 1 hafta önce gazetede o barın içinde olan silahlı çatışmayı bana kim anlattı? "dedim. Gözlerini devirerek
"Evet ben anlattım, ne yani birkaç adam öldürmüş diye onu sevmiyecek misin? " bu sefer ben gözlerimi devirdim. Bu kız her şeyi abartmak zorunda mı? Yanımızdaki sandalye çekildiğinde kafamı kaldırıp kim olduğuna baktım.

Esmer bir kız sandalyeye oturdu ve Burçağa bakıp sarıldı. Ben hala ne olduğunu merak ederken Burçak
"Bu sana bahsettiğim arkadaşım Azra Polat "dedi. Gülümseyerek "Bende Pamira Yalçın " dedim. Hemen elimi tutarak "Memnun oldum Pamira " dedi . Birkac dakika sonra kaynaşmıştık. Birlikte gülerken o iğrenç zil sesiyle beraber kantinden çıktık. Azra çok zeki ve akıllı bir kızdı. Burçak ise komik ve şirin biriydi. Hep birlikte güzel bir uyum sağlamıştık.

Son ders bittiğinde çantama eşyalarımı yerleştirirken yanıma Melis geldi.
"Bakıyorum da artık eziklerle takılıyorsun Pamira senin gibi Yalçın ailesinin mirasının tek veliahtı bence eziklerle takılmamalı güzelim, bir de makyaj yap sen " dedi. Yalçın ailesinin tek veliahtı benmiydim? Aslında öyleydim ama 18 yaşımda ve ben şu an durumundan gayet memnundum. Sonuçta zengin değildim. Melis'e döndüm.
"Onlar ezik falan değil Melis ve ben istediğim kişiyle takılmakta özgürüm ." Gözlerini devirerek ve omzuna vurarak kapıdan çıkışını izledim . Ne iğrenç insanlar vardı, hayat boyunca eğer böyle tiplerle karşılaşmazsan gerçekten şanslısın demektir. Ama bende nerede o şans? Çantamdan defterimi çıkardım ve beklemeye başladım. Aynı zamanda düşünmeye de. Burçak Urası biliyordu ama Azra bilmiyordu. Zaten bilmesine de gerek yoktu. Çünkü Uras benim için gerçekten önemsizdi. Çıkış zili çalınaca derin bir nefes aldım.

Şimdi iş zamanıydı ama ondan önce bir soru hakkımı kullanacaktım. Telefonu çıkarıp rehberden numarasını bulunca derin bir nefes alıp arama tuşuna bastım. Ilk çalış, iki,üç, dört
"Zombirella? "
"Uras"
"Ne var? "
"Hani her gün bir soru hakkım vardı, onu kullanmak istiyorum"
"Evet? "
"Baban neden o gün hastanedeydi? "5 dakika sessizliğin sonucunda bana verilen tek cevap "bu sorunu yanıtlamıyacağım"
oldu.
"O zaman soru hakkım da bitmedi? "
"Evet Pamira şu anda işim var saat 5 te pencereyi açık bırak "
"Ama ben o saatte evde değilim "
"Açık bırak ve sus! " dedi ve telefonu kapattı.

SAHİPSİZ ACIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin