Uras'ı bekleye bekleye sıkılmıştım. En son markete gidecegini söylemişti. Yavaşça denize doğru yürümeye başladım.Ayakkabılarımı çıkararak suya doğru ilerledim. Soğuk su tüm bedenimi titretirken biraz da olsa kendime gelmiştim. Ayak sesleri duyduğumda Uras elinde bir poşetle yanıma doğru geliyordu. Yere bir örtü serdi ve poşetleri bıraktı. Yanıma yaklaştı ama suya girmedi.
"Çocuklaşma Pamira hadi gel bira aldım içeriz"
"Bence o poşette başka şeyler de var neyse hadi ya katla pantolonunu su çok güzel " dedim. su buz gibi soğuktu ama onun gözleri kadar tehlikeli ve soğuk değildi. Ama yüz ifadesini merak ediyordum.
Yavaşça pantolonunu katlamaya başladı ama beceremiyordu.
"Ah Beceriksiz Beceriksiz !" diyerek yanına koştum. Yavaşça yere çömeldim.
"Normalde asla bunu yapmam ama suya gireceğin için "dedim ve düzenli bir şekilde katladım. Dizinin altına gelince son hamlemi yapıp kontrol ettim. Tamam güzel olmuştu. Ellerimi silkeliyerek ayağa kalktım.
"Bunu sevdim her zaman yaparsın artık Zombirella "dedi ve sırıttı.
"Buna alışma istersen" dedim ve şimdi sırıtma sırası bendeydi. Elini uzattı ilk başta insan görmüş Zombi gibi eline baktım daha sonra tuttum ve onu suya çektim. Yüzünün ifadesinin değişmesiyle kahkaha attım. Bana kötü kötü bakıyordu sonra birden oda sırıttı. Aklına bir şey gelmişti.
Yavaşça yere eğildi ben ise aval aval onu izliyordum . Birden ellerini belime sardı ve beni kucağına aldı. İşte o an ölüm fermanımı yazmıştım.
"Uras dur lütfen tamam Özür dilerim lütfen lütfen lütfen " yüz ifdeme bakarak kahkaha attı. Ben ise onun kahkaha atışını izliyordum ve lanet olsun çok güzeldi . Birden vücudumu buz gibi bir su kapladı ve çığlık attım üzerime ise bir ağırlık düştü. Yavaşça gözlerimi açtım ve üzerimdeki Uras'a baktım. Suyun kenarındaydık ve arada soğuk dalgalar vuruyordu. Tam gözlerimin içine bakıyordu, benim de ondan az kalır bir yanım yoktu. Yavaşça yüzüme yaklaştı, kendimi çok farklı hissettim.
Sanki ölecek gibiydim ama ölmeyeceğimi biliyordum.
Dudaklarımız arasında milimetrelerce uzaklık vardı. Ama ne kadar fazla olsa da milimetreydi, santimetre veya kilometre değildi. Gözlerimi kapattım. Olacakları çok iyi biliyorduk. Artık nefesini hissedebiliyordum, tam dudaklarımın üzerindeydi. Bu olamazdı!
Birden üzerim örtüldü nefes alamıyordum. Daha sonra gözlerimi açtım. Soğuk suyun içindeydim. Uras üzerimde yoktu. Nasıl bir duyguydu bu kendimi bir boşlukta hissettim.
Yukarı doğru çıkmaya çalıştım. Sonunda suyun yüzeyindeydim. Sağıma baktım Uras yoktu. Soluma baktım yine yoktu. Ben ise suyun içine tam girmiştim. Sanırım tam zamanında bir dalga gelmişti ve sonuç olarak öpmemişti beni , rahatlamıştım. Birden biri bacağımı tuttu ve çığlığım suyun içerisinde kayboldu.
Gözlerim tuzlu suda ne kadar acısada açmak zorunda kaldım. Çok fazla bulanık görünüyordu ama bir insan olduğunu anlamıştım çırpınarak yukarı doğru çıkmaya başladım ama o beni belimden tutup kendine çekti ve yüzeye çıktık.
Nefes nefese kalmıştım. Göğsüm hızlı hızlı inip kalkarken beni tutan kişiye baktım. Tabi ya bizden başka kimse suyun içinde değildi yani Uras olmasına pek şaşırdım diyebilirim çünkü şaşırdım.
"Artık çıksak mı? " alt çenem titriyordu.
"Çok mu üşüdün?"
"Sence? "
Kafasını salladı ve beni kucağına aldı.
"Ne ne yapıyorsun indir beni Uras bak çok ciddiyim indir lütfen! "
"Bak suya atarım bırakıp giderim Pamira sinirimi bozma " dedi işte şimdi tırsmıştım. Ona tutunmaya başladım. Yavaşça sudan çıktık ve beni kucağından indirdi . Arabasına doğru ilerlemeye başladı bende arkasından titriyerek ilerliyordum. Bagajı açtı , kalın iki pike çıkardı. Birini bana uzattı , aldım ve anında üzerime sardım. Kendisi de bir pike aldı ve açtığı küçük örtüye oturdu . Bende yanına kurulum.
İkimizin elinde bira , üzerimizde bir pike ve altımızda örtüyle denize doğru bakıyorduk. Uras bana döndü
"Senin hikâyen ne? "dedi. Biraz şaşırsamda her zamanki şeyleri anlatacaktım.
"5 yaşında ailemi kaybettim ve halamda yaşıyorum " dedim.
"Hayır Pamira asıl hikâyen? " dedi. Ne demek istiyordu ki?
"Nasıl yani? "
"Ayrıntı istiyorum Pamira duygularla beraber ."
"Her şey 5 yaşımda oldu nasıl hatırladığımı bilmiyorum ama aklımdan gitmiyor. Zaten babamın nasıl öldüğünü gazete haberlerinden okumuşsundur ünlü iş adamı bilmem ne ama annem babamı çok sevdiği için onunla gitmeyi tercih etti " dedim.
Biraz durdum ve yüzüne baktım bana değil de denizin tam sonuna bakıyordu nefes aldım .
"Önce yaşayamam zannedersin acından , ben de gidiyorum kalamam dersin . Bunun için ölmek istersin , duymaz kimse sesini bıkarlar gözyaşından ama zaman geçer unutursun . Ne kadar isyan etsende derinden hayat tutar ellerinden ve bir gün gelir unutursun " dedim. Istemsiz gözlerim dolmuştu yine Uras'a baktım yüzünde hiçbir mimik oynamıyordu.
"O gün gelir unutursun Pamira " dedi. Yavaşça belimden tuttu ve beni göğsüne yasladı. Kafamı istemsiz boyunun girintisine sakladım. Bu koku bana babamı hatırlatıyordu. Bir süre sonra hızla kafamı kaldırdım.
Ne yapıyordum?
"Artık gitsek mi?" dedim. Çünkü eğer kendimi ona bırakırsam bir daha asla geri alamazdım. Bunu çok iyi biliyordum.
"Tamam seni evine bırakıyım " dedi. Hafifçe başımı salladım. Arabaya doğru ilerlemeye başladık.
Arabanın önüne gelmiş bekliyordum . Uras pikeleri arkaya koyduktan sonra yanıma geldi. O da arabanın önüne yaslandı.
Birden kafasını yana çevirdi. Bende ona baktığım için yanaklarım istemsiz kızardı. Birden elini kaputa koydu ve beni oraya yasladı. Yavaşça burnunu saçlarımda gezdirdi.
"Pamira kokun ah başımı döndürüyor " şehvetle bunu söylemişti. Ses tonu çok farklıydı. Artık dayanamıyordum.
" Zaten ne zaman anlaştı ki kalp ile beyin ?" diye fısıldadı.
Bende öylece durmuştum. Artık yeterliydi bunu yapamazdım. Göre göre hata yapıyordum. Birden ellerimi göğsüne koydum ve onu ittim .
"Hayır Uras bu olamaz "dedim. Sesim kısık çıkmıştı.
"Lanet olsun kıyamıyorum lanet olsun! Masumluğuna hala saçlarına kimsenin ellememesine kıyamıyorum Pamira "
dedi ve kaputa vurarak arabaya bindi. Gözlerimden bir damla yaş süzüldü ve yere düştü. Yavaşça arabaya bindim. Uras arabayı çok hızlı kullanıyordu.
"Uras Dur!" dedim. Korkuyordum.
"Lanet olsun ki durma ölmek istiyorum durma! " birden frene bastı ve istemsiz başım öne doğru çarptı. Araba hızlı bir şekilde dönüyordu. Sonunda tekerlek sesi kesildiğinde araba sallanıyordu. Ama benim gözlerim çoktan kararmaya başlamıştı. Gülümseyerek "boş yere hep boş yere " dedim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAHİPSİZ ACI
ChickLitTüm acılarımı bir kurşun misali tabancama doldurdum. Daha sonra bana bu tüm bu acıları yaşatanları nişan aldım. En başta hayatı. Bacaklarımı iki yana açarak kendi ayaklarımın üzerinde durdum ilk kez. Daha sonra horozu yavaşça indirip birden tetiği ç...
