Bölüm 17.1

73 3 14
                                        


PART 1: NİM

•••••

İçimde bir canavar,bir melek ve bir deli var.

•••••

Evin önüne parkettiğim arabada Alev'i bekliyordum. Az sonra elini tutan koruma ile bahçeden çıktığında anında arabadaki ben ile göz göze geldi. Gözlerine yerleşmiş parıltılar ile gülümserken hemen koşup arabanın kapısını açtı.

"Hop hop, henüz ön koltukta oturmak için çok küçüksünüz hanımefendi."

"Ama abla yaa." Somurtmuş, arka koltuğun kapısını açan korumaya bakan Alev zorunluluktan ayaklarını yere vura vura arka tarafa geçmişti.

"İyi günler Turna hanım." Demiş ve yanımızdan ayrılmıştı.

Arabayı çalıştırmamla birlikte Alevde hareketlenmişti. "Nereye gidiyoruz."

"Annemizin yanına."

"Ne?! Gerçekten mi? Sonunda annemi görebilecek miyim?"

"Evet tatlım, aslında aklımdaydı ama işlerimden dolayı sürekli ertelemek durumunda kalıyordum."

"Onu çok merak ediyorum abla, acaba nasıl bir yerde kalıyor?" Soğuk, sessiz, toprak...

Babam sadece benim oraya girişimi yasaklamamıştı en nihayetinde fakat Alev'in çoğu sorumluluğu benim üzerimeydi artık. Onu yanıma alıyordum. Evimdeki odası hazırdı. Henüz bilmiyordu, sürpriz olacaktı.

Arabayı mezarlığın önüne parkettim. Arabadan inip Alev'in kapısını açıp inmesine yardımcı oldum.

"Hazır mısın bakalım?" Alev bunu o kadar çok beklemişti ki. Annesinin mezarına bile hasret bir çocuktu o, bir zamanlar benimde öyle oluşum eskisi kadar can yakmıyordu.

"Evet." Durgun gözükse de içten içe heyecanlı olduğunu biliyordum. Annemi ilk defa görüşüydü. Bir çocuğun annesini ilk görüşü bir mezar olmamalıydı. Annesinin mezarı olmamalıydı. Bedeninin karıştığı toprak olmamalıydı. Annesinin kokusu diye ciğerlerine çektiği koku toprak olmamalıydı.

Çeşmeden su doldurduk. Elini tuttuğum küçüğüme baktım anlık. Hareketlerimi izliyordu sessizce. Neşeli kız çocuğu gitmiş yerine annesinin yüzünü dahi bilmeyen bir olgunlaşmış bir yaralı ruh gelmişti. İkimizin üzerine çöken, kimsesizlikti. Annesizlikti...

Önüne geldiğimiz mezar ile durdum.

"Biz geldik anne." Dediğim an elimden kurtulan Alev, mezarın üstüne çıkıp üzerine uzandı. Koca bir mezarlıkta çoçuğun ağlaması yankılandı. Annesinin göğsünden hiç ememediği süt, mezarının toğrağını, yavrusunun göz yaşı suladı. Annesinin bağrını şefkatini bilmeyen kız, tesellisini toprağında buldu. Kalbinde alev alev yanıyordu şimdi. Boğazıma tıkılan çığlıklarım yutkunmamı engellerken göğe baktım.

Allah'ım yardım et, bu çok zor...

Elimdeki su dolu bidonu yere bıraktım. Alev'e yaklaşıp, "Bebeğim yapma böyle lütfen. Annemde seni çok özlemiş ama böyle ağlarsan onuda üzersin."

TURNABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin