İntikam...
Eskiden benim için büyük anlam taşıyan bu kelime şimdi bana çok yabancı geliyor.
Oysa ki ben değil miydim intikam ateşiyle yanıp tutuşan? Şuan öyle hissetmiyorum. Sonuçta o adam benim gerçek babam değildi.
Ama yinede bana yaptıkları anneme yaptıkları yenilir yutulur şeyler değildi. Onu öldürmek istiyordum bu his hala var ama bu sefer daha farklılaşmış bir şekilde hissediyorum.
Peki ya biyolojik babam? Ahh baba, benim için bu kelime gizemlide hayat bulmuştu. Şimdiyse onda can bulan kelime ölüyordu.
Sanırım baba diye nitelendirdiğim insanlar her zaman psikopatlıkta son nokta olarak kalacaklar. Yani İbrahim abi bile öyleydi. Ama o benim hayatıma müdahale eden bir eylemde bulunmamıştı. Hayat enerjimi sömürecek bir şey yapmamıştı.
Peki ya gizemli? Tamam beni istiyordu ve belki annem ona vermek istemedi. Gururu yüzünden ya da başka bir sebepten neyse bunun bir önemi yok. Ya da var mı? Hiç bunun üstünde durmamıştım belkide kaçırdığım nokta buydu. Ama annem ablamla ikisinin ölümüne sebep olacak ne yapmıştı?
Ahh hayatından daha değerli olabilecek hangi lanet şeyi yapmıştı? Belki onu sinirlendirmişti. Belki tehdit etmişti. Ne kadar gözü dönmüştüde onların ölmesini istemişti. Annem ona ne yapmıştı da bu kadar ustaca bir ölüm planlamıştı.
Kim ondan şüphelenebilirdi ki? Oda kaza geçirmişti oda o vapurdaydı ve seçkin bir iş adamıydı. Kimse onu suçlamazdı. Ahh peki ya diğerleri yanarak ölmeyi hak edecek ne yapmışlardı? Kurunun yanında yaşta yanmıştı. Hayır hiçbiri yanarak ölmeyi hak etmemişti.
Tamam hiçbiri belki mükemmel insanlar değildi ama o çocuklar...her gece rüyalarımı süsleyen çığlıkları beynimde yankılanan son an çırpınışları. Daha çok küçüklerdi ne gibi bir günahları olabilirdi ki? Ahh hiçbiri bunu hak etmemişti. Hiçbiri bunu hak etmemişti.
Ama sen ahh sen hak ediyorsun. Yanarak ölmelisin hiçbir istisna olmadan ateşin içinde derinin erimesini hissetmelisin. Canlı canlı etrafında ateşten başka bir şey olmadan can çekişerek ölmelisin. Taki kimsenin seni tanıyamayacağı ve bulamayacağı bir şekile gelene kadar.
Ondan sonra özgürsün yanmış bir yığın kül olarak. Biliyor musun küllerin kalmayacak şekilde yanmalısın dünya üzerinde hiçbir zerren kalmamalı. Görüldüğü üzere yine uyuyamıyorum. Demir bile uyumamı sağlayamıyor. Onun için aynı şey söylenemez çoktan beşinci rüyasına dalmış durumda.
O benim aksime rahat ve huzurlu uykusunda onu uyandırmamaya gayret ederek yataktan kalktım. Çıplak ayaklarımla sessizce odadan çıktım. Üzerimdeki Demir'in bana elbise gibi gelen tişörtü vardı. Bu çocuk bu tişörtün içini nasıl dolduruyordu. Gülümsedim koca adam işte ne olacak.
Bahçeye çıkıp koltukların birine attım kendimi bacaklarımı sehpanın üzerine uzattım. Bacaklarım cömert bir şekilde ortaya çıkarken umursamadım. Gece gece kim görecekti şu yan taraftaki dede mi yoksa öbür taraftaki yaşlı çift mi?
Onlar çoktan uyumuştur. Herkesin beyni benim gibi geceleri berraklaşıyor muydu? Yoksa bu sadece bende olan lanet bir şey miydi? Ahh umrumda değiller zaten kendiminkilerle başa çıkamıyorum. Kafamı arkaya atarak gökyüzüne baktım.
Sizlerden bu kadar uzakken kendi benliğimi bulamıyorum. Sanki sizinle birlikte ruhumda yandı. Sizinkilerin yanına gömüldü ve toprağa karıştı. Ruh bedenden çıkınca böyle mi oluyordu? Ahh hiç sanmıyorum ruhsuz bir beden ayakta durabilir miydi ki?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mai ve Siyah
ChickLitHer şeyin bittiğini sandığınız bir anda hayatınızın ortasına düşen bir adam her şeyin daha yeni başladığını hatırlattı. Hiçbir şey için geç değil hala kalp atışlarımı hissediyorum. Ahh bayım hayatımı gerçekten değiştirdiniz... En kötü ne olabilir ki...