Lexi'nin gözünden;
Kol beni yine öpmüştü. Garip bir şekilde mutluydum. Ama bu ilişki yürümeyecekti bence. Sonuçta Kol bu gün buradan ayrılıyordu. Ve bende taşınacaktım acaba bunu söylemelimiydim. New Orleans'a büyükbabamların yanına taşınacaktık. "Kol sana bişey söylemem lazım." dedim sıkıntıyla. "Söyle" dedi. Derin bir nefes aldım sonuçta bir nevi ayrılık konuşmasıydı bu. "Ben buradan ayrılacağım" dedim. Bir çırpıda söyleyivermiştim. Yüzüme gözlerimin icine bakıyordu. Dudağını yaladı ve
" Nereye gideceksin?" dedi sıkıntıyla. "Büyükbabamların yanına taşınacağız, New Orleans'ta" dedim. Şaşırmıştı. Birsey söylemedi. "Peki" dedi. "Kol gitmem lazım" dedim ve yanından ayrıldım.
...
Kol'un gözünden;
Lexi'nin New Orleans'ta ne işi olabilirdi? Oraya gitmesini engellemeliyim. Orası şu an çok karışık. Cadılar, vampirler, kurtlar hepsi birbirleriyle çatışma içindeydiler. Lanet olsun! Lexi kesin zarar görecekti. Yada o normal değildi. Evden cok uzaklaşmamıştık. Hızla eve geri döndüm. Kapıyı sertçe açtım. Branson! Lexi'nin soyadı Branson'dı. "Nik!" diye bağırdım evin içinde. Nik sırıtarak merdivenlerden aşağı iniyordu. "Ne var benim manyak kardeşim?" dedi.
"New Orleans'taki cadı meclisi..." dedim ve Nik lafımı böldü. "Ne olmuş meclise?"
dedi. "Kurucu ailelerin soyadlarını istiyorum." dedim. Gülümsedi sırıttı desek daha doğru olur. "En önemli aile Branson'lar ne oldu?" dedi. Ne! Lexi bu savaşın içindeki en önemli rolümü üstleniyordu. "Kol birşey mi var?" Elijah araya girmişti. "Lexi New Orleans'a gidiyor ve onun soyadı Branson!" dedim.
İkside şaşırmıştı. "O zaman onuda öldüreceğiz" dedi Nik elindeki viski bardağına ölümcül bakışlar atarak. "Eğer ona zarar verirseniz size hayal edemeyeceğiniz işkenceler yaparım." dedim sinirle. Elijah "Kol Lexi hakkında bilmen gereken birşey var." dedi. Nik ellerini göğsünde birleştirerek "Acı gerçeği duyma zamanı" dedi. Elijah derin bir iç çekti ve konusmaya başladı "Aslında Lexi'yi cadılarla aramızdaki husumeti gidermek için etki altına aldım." dedi. "Onu gitmesi icin etki altına mı aldın?" dedim. "Evet" dedi gömleğinin kol dümesiyle uğraşırken. "Lexi'nin bununla ne alakası var?" dedim. Nik araya girdi "Şu alakası var sevgili kardeşim. Cadılar arasında yapılan ufak bir ritüel'de cadıların senin tatlı sevdiceğine ihtiyaçları var." dedi. "Ne ritüeli? " dedim. "Geleneksel bir ritüelmiş adını tam bende bilmiyorum." dedi. "İyide ne yapacaklar Lexi ile?" dedim endişeyle karışık bie ses tonuyla. Elijah "Kurban edilmesi gerekiyor." dedi. "O cadıların hepsini öldüreceğim!" dedim bağırarak.
"Hepsini teker teker iskence ederek öldüreceğim!" dedim. Nik "İstesende istemesende Lexi cadılara verilecek" dedi ve merdivenden yukarı çıktı.
Elijah'a döndüm ve "Gerekirse sizi öldürürüm ama Lexi'ye zarar gelmicek!" dedim. O anda arkamda bir nefes hissetim bu Nik'di. Kulağıma fısıldadı. "Lexi istesende istemesende cadılara verilecek." ...
____________________________________
Umarım beğenirsiniz. Sağlıcakla kalın :)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
The Sun Light
FanfictionLexi Branson içine kapanık normal bir kızdı. Taki kasabaya o gelene kadar. Kol Mikaelson. Her istediğini elde eden her şeye sahip olan yakışıklı bir genç adam. Bencil ve duygusuz, duyguların zayıflık olduğunu düşünen mutsuz biri. Fakat bazı korkular...
