Bir saat sonra Kol ile buluşacaktım. Çok heyecanlıyım. Kendine gel Lexi o çocuk sana bakacak değil ya boş hayallere kapılma. Kol beni alacaktı. Aman tanrım bana adresini at demişti ve ben unutmuştum. Hemen telefonumu elime aldım ve adresi mesaj olarak gönderdim. Sonra dolabımı açtım ve ne giyeceğimi düşünmeye başladım. Bir kazak pantolon ve birde desenli bir fular aldım. Giyindim ve saçımıda yaptıktan sonra her şey tamamdı. Boraz bişeye benzemiştim. Tanrım ilk günden bu çocuğun üzerimde bıraktığı etki neydi böyle. Ama bence her kız benim gibi düşünürdü. Sonuçta ilk günden Kol tüm ilgiyi üzerine çekmişti bile. Ve kim böyle birine güzel görünmek istemezki. Düşüncelerimi annemin sesi böldü. "Lexi arkadaşın geldi tatlım." diye seslendi. "Tamam geliyorum." dedim. Çantamı aldım ve seri adımlarla aşağıya ilerledim. Annem ve Kol salonda konuşuyorlardı. Onlara belli etmeden gizlice dinlemeye başladım. Kol ve annem benim hakkımda konuşuyorlardı. Hatta sohbet o kadar ilerlemiştiki annem Kol'a bebeklik.fotoğraflarımı gösteriyordu. Aman tanrım! Hızlıca salona koştum. Fotoğrafları çekiştirip Kol'un elinden aldım. "Anne bunu bana nasıl yaparsın?"dedim. Kol gülüyordu. Bu onu gerçekten gülerken gördüğüm sayılı anlardan biriydi. Annem "Kötü birşey yapmıyorum ki sadece..." lafını böldüm ve Kol'a döndüm " Çok komik değil mi?" dedim. Kol " Hemen kızma ayrıca çok tatlıymışsın eskiden keşke simdi de öyle olsan melek gibi" dedi dalga geçerek. "Hadi gidelim" dedim ona öldürücü bakışlarımı atarken. Annem "Ah ilahi çocuklar" dedi gülerek. Dışarı çıktığımızda koluna vurdum. "Seni öldüreceğim Kol Mikaelson!" dedim. Kol" İltifatların çok hoş " dedi. Ve arabasına doğru ilerledik. Arabası Porsche'ydi. Gri üstü açıktı. Arabaya bindik. Ben kafamı cama yasladım. Kol ise tek kelime etmiyordu. Yola odaklanmıştı. Bir kafenin önünde durduk. Hey burası benim favori mekanımdı. Buradaki her çalışanı tanırdım. Onlarda beni tanırdı. Grant'la her haftasonu buraya gelirdik. İçeri girdiğimizde kafe doluydu. Cam kenarında bir masa boştu oraya doğru ilerledik ve oturduk. Bir garson geldi ve beni görünce "Selam Lexi" dedi gülümseyerek. Bende ona gülümseyerek karşılık verdim "Selam Emma" dedim. Kol " Bir dakika siz birbirinizi tanıyor musunuz?" dedi. Emma "Evet Lexi buraya her haftasonu gelir tüm garsonlar onu tanır." dedi. "Boşuna sana favori mekanım dememiştim." dedim. Siparişleri verdik ve çalışmaya başladık. 2 saatlik çalışma sonunda dağılmıştım resmen. Kol "Hadi Lexi hemen uyuma" dedi sızlanarak. "Kol iki saatir çalışıyoruz. Tam altı bardak kahve içtim."
dedim. Sonra kafeinin verdiği rahatlıkla ona doğru uzandım. Ona çok yakındım alnına düşmüş bir parça saçı düzelttim. Bir süre birbirimize baktık ve ben geri çekildim. Kol "Tamam bu kadar yeter hadi kalkalım" dedi. Kitaplarımı topladım ve kalktık. Kol masaya 100$ bıraktı ve çıktık. Miskince arabaya bindim. Başımı yine cama yasladım ve gözlerimi kapattım.
...
Gözlerimi açtığımda evimde değildim. Başka birinin yatağında yatıyordum ayrıca. Kıyafetlerimi kontrol ettim. Oh! Üstümdelerdi. Telefonumu kontrol ettim. Yaklaşık 79 tane cevapsız arama vardı. Hepside annemdendi. Hemen annemi aradım. "Küçük Hanım nerdesin sen gece de yoktun!" dedi. Alnımı kaşıyarak "Anne ben uyuya kalmışım ve bende tam olarak nerde olduğumu bilmiyorum." dedim. "Hemen eve geliyorsun!" dedi. Aşağıya indim. Kol ve birka kişi daha koltukta oturmuş konuşuyorlardı. Kol "Uyandın mı?" dedi. Başımı sallamakla yetindim. Kol "Kardeşlerim tanıştırayım"dedi. En köşedeki tekli koltukta oturan adam "Ben Elijah" dedi.
Kol'un yanında oturan süper seksi kız "Ben Rebekah" dedi. Sarı saçlı ve aynı Kol gibi ingiliz aksanı olan adam "En iyisi sona ben Klaus" dedi. "Ben Lexi tanıştığıma memnun oldum" dedim ve ekledim "Kol benim gitmem lazım." dedim. Kol"Ben seni bırakayım" dedi ve dışarı çıktık. Ev büyük ve görkemliydi. İçide güzel dekore edilmişti. Ama çok kasvetli bir havası vardı. Arabaya bindik. Kol "Dün gece sızmıştın ve evdede kimse yoktu. Anahtarınıda bulamadığım için seni buraya getirdim. "Sağol" dedim. Eve vardığımızda Kol'a teşekkür edip içeri girdim. Annem "Yoksa yeni sevgilin o çocuk mu tatlım?" dedi gülerek. "Hayır tabiki de dün italyanca çalışırken sızmışım ve sende evde olmayınca beni kendi evine götürmüş." dedim. Annem "Tamam tatlım sana güveniyorum. Sadece biraz meraklandım" dedi. Bitkindim odama çıkıp duş almak istiyordum. "Ben odama çıkıp duş alacağım" dedim ve odama çıktım. Kıyafetlerimi çıkarıp bir kenara attım. Aynada oluşan yansımamı farkettim ve incelemeye başladım. Küçük göğüsler , yuvarlak hatlar , belirgin olmayan kalçalar çirkinlikle lanetlenmiştim. Üşüdüğümü farkedip hızlıca duşa girdim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
The Sun Light
FanfictionLexi Branson içine kapanık normal bir kızdı. Taki kasabaya o gelene kadar. Kol Mikaelson. Her istediğini elde eden her şeye sahip olan yakışıklı bir genç adam. Bencil ve duygusuz, duyguların zayıflık olduğunu düşünen mutsuz biri. Fakat bazı korkular...
