3.Kişi :
"Bak, kütüphanede olanlar saçmalıktı..."
Genç adam duraksadı. Derin bir nefes aldı ve açıklamasına devam etti,
"Unut gitsin, sadece unut." dedi tok sesiyle.
Lexi olumsuz anlamda kafasını salladı,
"Bak neler oluyor bilmiyorum ve öğrenmek istiyorum. Yani unutamam şimdi sana söylemem gereken birşey var."
Kol gergindi. Ona ne olduğunu bilmiyordu ve öğrenmek için can atıyordu fakat Lexi hiçbirşey hatırlamıyordu.
Bu bilinmezlikte nasıl davranacağı hakkında kafasını karıştırıyordu.
Ona herşeyi anlatmalı mıydı? Yoksa ilk önce neler olduğu hakkında bilgi mi edinmeliydi.
İkinci seçenek daha çok mantıklı gelmişti ona.
Lexi'ye söyle dercesine baktı. Ne söyleyeceğini merak ediyordu.
Ayrıca ikiside hala kütüphane olayının etkisindeydiler.
"Bak iki aydır rüyalarımda seni görüyorum."
Şaşkınlığın ve merakın verdiği hisle gözlerini irice açtı.
Kütüphanede de bundan bahsetmişti, diye iç geçirdi.
"Nasıl? Neden beni rüyanda göresin ki?" dedi genç adam meraklı bir yüz ifadesiyle.
"Bilmiyorum." dedi Lexi bıkkınca.
"Bana rüyanı anlat." dedi Kol emir verirmişçesine.
"B-ben bir nehrin kenarında uyanıyorum ve karşımda sen beliriyorsun. Sana doğru yaklaşıyorum ve omzundan tutup sarsıyorum. Bana döndüğünde kucağında kanlar içinde kendi cesedimi buluyorum ve çığlık atıyorum. Çığlığımla beraber nehre uçuyorsun kucağında cesetle." dedi genç kız bir solukta.
Kol hala üzerinde olan şokun etkisiyle biraz bekledi ve Lexi'nin dediklerini sindirmeye çalıştı.
Aniden olduğu yerden toparlandı ve hızla sıradan kalkmaya yeltendi.
Lexi elini göğsüne koyup onu durdurmak istedi fakat yapamadı.
Çünkü ikiside göz göze gelmişlerdi. Gözlerinu isteselerde birbirlerinden ayıramıyorlardı.
En sonunda Kol büyüyü bozdu ve elini onun minik eli üzerine koydu,
Silkelendi ve gözlerini ondan ayırdı.
"Gitmem gerekiyor." dedi her ne kadar ana sıkışıp orada kalmak istesede.
Kız Kol'un göğsündeki elini keskin bir hareketle çekip ellerini şakaklarına dayadı.
Kol bu ani harekete şaşırsada kendini hemen toparladı. Birşeylerin yolunda gitmediğini seziyordu.
Koca kaslı kolunu kızın naif bedenine sardı ve endişeden kocaman açılmış gözlerle sorusu dudaklarından dökülüverdi,
"İyi misin?"
Kız olumsuz anlamda başını salladı ve ellerini Kol'un karnındaki koca koluna sardı. Ayakta duracak gücü kalmadığı için oradan destek almayı denedi.
Saniyesinde ciğerlerinde keskin bir acı hisseti ve ellerini nereye koyacağını bilmezce bir şeylere tutunmayı denedi.
Nefes almayı deniyordu ama ciğerleri ile arasındaki bağlantı kesilmişti sanki.
Birkaç saniye sonra vücudu oksijensizliğe isyan etti ve göğsü kaburgaları kırılacakmış gibi ağrımaya başladı.
Kol ise telaştan ne yapacağını bilemez bir halde kız sarsıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
The Sun Light
FanfictionLexi Branson içine kapanık normal bir kızdı. Taki kasabaya o gelene kadar. Kol Mikaelson. Her istediğini elde eden her şeye sahip olan yakışıklı bir genç adam. Bencil ve duygusuz, duyguların zayıflık olduğunu düşünen mutsuz biri. Fakat bazı korkular...
