Yeterince şaşkın, üzgün ve ihanete uğramış gibi hissediyordum. Gözlerim yavaşça Harry’ye kayınca bana üzgün gözlerle bakıyordu. Gözlerimin dolduğunu hissettiğimde, dudaklarım titriyordu.
“Bana öyle bakma..” dedi zorla konuşarak.
“T-tanrım! H-harry sen… neden?” dedim zorla yutkunarak. Gözlerinden bir kızgınlık parıltısı geçtiğinde gözlerimi kocaman açtım. Üzülmesi gereken yerde sinirleniyor muydu? Düşüncelerimi bölen, o oldu. Boğuk sesiyle bana deliler gibi bağırıyordu.
“Salak! Salaksın! Hala anlamadın mı yani? Lanet olsun.” Bir şey demeden salodaki sürmeli cam kapıyı açtı ve bahçeye çıktı. Çimenlerin üzerindeki sallanan salıncağa uzandı. Sırtı artık bize dönük olduğu için bakmayı kestim. Neyi anlamam gerekiyordu? N-ne yani beni sevdiği için mi yapıyordu? Saçmalık. Kesinlikle yanlış anladım. Beni korumaya çalışıyor falan olabilirdi. Harry Styles, beni sevemezdi ki.
Gözlerim Justin’i görünce gülüyordu. Daha doğrusu alay ediyordu.
“Tanrım Megan. Gerçekten aptalsın. Her neyse. Kendine iyi bak görüşmek üzere. “ kapıya yönelirken ne söyleyeceğimi bilemiyordum. Gerçekten ukalaca davranıyordu.
“J-Justin?” dediğimde bana döndü. Suratında ukala bir ifade vardı.
“Hayır Meg. Seninle barışmayacağım.” Dediğinde bu sefer gülen taraf bendim.
“Canın cehenneme Bieber.” Bir şey söylemeden arkasını döndü ve kapıyı çarpıp gitti. Gülmeyi kestim ve bacaklarımın beni taşıyamayacağını anladığımda koltuğa çöktüm. Çocukların suratına bakamıyordum. Tanrım rezillik!
“Megan, sanırım bir açıklama borçlusun.” Dediğinde kafamı kaldırıp Zayn’e baktım. Elleriyle başını ovarken, karşıma oturdu ve benden cevap beklediğini göstermek amaçlı kaşlarını kaldırdı.
“B-ben tam olarak ne olduğunu anlamış değilim.” Diyerek kafamı tekrar yere eğdim. Louis boğazını temizleyerek konuşmaya başladı.
“Başta Megan olmak üzere hepinizden özür dilerim. Eee, şey.. sizden bazı şeyler sakladım fakat şimdi söylemem gerek… yani, ımm.. sanırım.” Diyerek ellerini saçlarından geçirdi.
“Ne demek oluyor bu Louis?” dedi Liam ondan bir şey sakladığı için alınmış görünüyordu.
“Özür dilerim dostum ama Harry’ye söz vermiştim.” Diyerek yavaşça yutkundu.
“Anlat artık şu lanet şeyi.” Niall tıslayarak konuşurken, ben şaşkınca onlara bakıyordum.
“Harry Megan’dan hoşlanıyor mu?” dedi Zayn birden. Gözlerimi kocaman açarak Zayn’e baktığımda, bazı şeyleri çözmüş olduğunu farkettim.
“NE?!” Liam, Niall ve benden çıkan ses tüm evde yankılanmıştı. Herkes Louis’e bakarken, o birkaç saniye dışarıda aynı pozisyonda duran Harry’ye bakmış daha sonra bakışlarını Zayn’de sabitlemişti.
“Evet.” Dediğinde tüm vücudumun yanmaya başladığını hissettim. B-bu? Nasıl mümkün olabilirdi?
“Daha önceden anlamalıydım.” Diye başını iki yana salladı Zayn.
“Ben birşeylerden şüphelenmiştim ama, yine de hiç tam olarak emin hissetmedim.” Dedi Niall derin bir nefes verirken.
“Bende buradayım.” Dedim cılız çıkan sesimle. Sesim titremişti. Ama gerçekten şu an umurumda değildi. Titrememesi anormal olurdu asıl.
“Kızdın mı Zayn?” dediğinde ayağa kalktım ve Harry çıktığı için yarı açık olan cam kapıya ilerledim. Perdeyi tuttum ve camı boydan boya kapadım. Dışarı çıktım ve cam kapıyı ardımdan kapatıp, baktım. Evet ne içeriden dışarısı, ne de dışarıdan içerisi gözüküyordu. Çocuklar ne yapmaya çalıştığımı anlamış olucaklar ki perdeyi açıp dikizlememişlerdi. Zayn’in cevabını merak etsemde, havuzun kenarındaki minderin üzerinden bir örtü kaptım. Yavaş adımlarla Harry’nin yanına ilerledim. Salıncağın arkasında durdum ve örtüyü açıp omuzlarına bıraktım. İrkilerek ellerini kafasından çekti ve bana döndü. Hafifçe gülümsedim ve yanına oturdum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AGAIN // h.s
Fanfiction"Ben hayattan bir umut bile beklemezken, o karşıma bir mucize çıkarmıştı."✨ #selenagomez kategorisinde #1 numara! #onedirection kategorisinde #1 numara! #harrystyles kategorisinde #1 numara! #adventure kategorisinde #1 numara! #romantic kategorisind...
