PART 36: Adı Her-neyse Sebzeleri

10.1K 339 32
                                        

Ağzımı bol suyla çalkaladıktan sonra yüzüme bir kez daha soğuk su çarptım. Bu haftada 2 kez kusuyordum. Ne kustuğumu biliyor musunuz peki?

Kahve.

Bu tüm hafta boyunca fazla kafein beni maffetti. Geceleri uyumamak için kafein şarttı öyle değil mi? Pekala, neden uyumaman gerektiğine gelirseniz sınav haftasındaydık.  Ve ben sürekli dersleri astığım için deil gibi çalışmak zorunda kalmıştım. Tüm hafta hergün sınavım vardı ve ben aynı evde yaşamamıza rağmen çocukların suratını tek elimin parmak sayısını geçmeyecek azlıkta görmüştüm. Geriye sadece tek sınavım vardı ve ben sabahın köründe kendimi kitaplarla uyumuş halde bulmuştum. Ardından gelen mide bulantısıyla nasıl banyoya koştuğumu hatırlamıyordum bile. Dişlerimi iyice fırçaladıktan sonra banyodan çıktım. Odam şu bir hafta içinde fena dağılmıştı. Tekrar kusmamak adına yavaşça odamı toparlamaya başladım. Yorganım yerdeydi. Onunla birlikte birkaç yastıkta öyle. Yerde buruşturulmuş kağıt parçaları vardı. Pijamalarım yerdeydi. Ve sanırım şu an iç çamaşırlarımlaydım.

Ne var? Gece terlemiş olabilirim.

Odamı toparlamayı hallettiğimde saat 9 olmuştu. Ve ben açlıktan ölüyordum ama sanırım her zamanki gibi kahvaltı edemeyecektim. Üzerime turuncu mini bir elbise çıkardıktan sonra üzerime mini kot ceketimi geçirdim. Ayağıma beyaz lacostelerimi geçirdim ve saçlarımı topladım. Çantama gerekli şeyleri tıkıştırdıktan sonra aşağı indim. Ev sessizdi.

Hey, tabi ki de onların bu saatte uyanmalarını beklemiyordum. 11’den önce onları uyandırırsam sanki gecenin 3’ünde uyandırmışım gibi küfredip tekrar uyuyorlardı. Gerçekten eskiden aynısı bende yapardım ama şimdi okul yüzünden erken kalkmaya alışmış durumdayım. Sizce de aynısını onlardan beklemek fazla mı bencilce? Belki de.

Her neyse. Umurumda değil. Kapıdan çıkmak üzereyken, gereğinden fazla halsiz olduğumu hissettim. Ne okula kadar yürüyebilecek, ne de taksi durağına gidebilecektim. Kapıyı geri kapatıp yavaşça Zayn’in odasına gittim. Yavaşça kapıyı açtığımda birbirlerine sarılmış uyuyan çifte gülümsedim. Perrie’yi kollarının arasına almıştı ve gerçekten huzurlu görünüyorlardı. Elimde tuttuğum telefonumla fotoğraflarını çektim. Telefonumu yatağın yanındaki şifonyerin üzerine koyduktan sonra çekmecesini biraz karıştırdım ve arabasının anahtarlarını buldum. Gülümseyerek Zayn’in yanağına hafif bir öpücük bıraktım çantamdan hızlıca minik bir not kağıdı çıkardım.

Okula yürüyemeyecek kadar yorgunum.. Arabanı çalıyorum rampa çocuk. Umarım bana kızmazsın. Seni seviyorum. –Kuzen Malik

Notu yatağın hemen yanındaki çerçevenin önüne bıraktım. Çerçevenin içinde ikimizin Tricia’ya sarılmış mutlu bir şekilde objektife bakan bir resmimiz vardı. Biraz fotoğrafı inceledikten sonra okula geç kalacağım aklıma geldi. Hızla odadan çıktım. Hızla hareket etmem gözlerimin kararmasına yetmişti. Alnımı biraz ovaladıktan sonra evden çıktım ve Zayn’in siyah bebeğine bindim. Hızla okula sürerken, bir an önce yemek yemem gerektiğini düşünüyordum. 1 haftadır düzensiz besleniyordum ve bunun sonuçları korkunçtu. Suratımda birkaç sivilce çıkmıştı ve göz altlarım morarmıştı. Kafein’den dolayı korkunç mide bulantıları çekiyordum ve Tanrım Harry’yle ayrıydık! Şu bir hafta boyunca ona çok ihtiyaç duyduğumu itiraf etmeliyim. Onun kolları altında rahat hissetmeyi o kadar çok özlüyordum ki.. Şimdi ise tüm ruhum stresle dolmuştu. Onun kollarında rahatlamaya ihtiyacım vardı. Sadece bana sarılmasına… Ama o benimle gerekmedikçe konuşmuyordu bile. Ondan ayrıldığım için bana çok kızgındı. Bunu her seferinde de dile getiriyordu ve sözleri beni çok yıpratıyordu. Gerçekten hayatım daha da boktan gidemezdi. Ders çalışmaktan nefret ederdim. Sevdiğim kişilerin benden uzak olmasından nefret ederdim. Kusmaktan ‘çok,çok’ nefret ederdim. Sivilcelerden, sınavlardan, morluklardan… Nefret ettiğim tüm şeyler 1 hafta boyunca peşimi bırakmamışlardı. Ve ben şimdi kendimi berbat hissediyordum. Hem ruhsal, hem fiziksel..

AGAIN // h.sBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin