Birinin dürtüklemesiyle gözlerimi açtığımda gözüme çarpan Harry’nin göğsündeki dövmesiydi. Gözlerimi kırpıştırıp, kafamı kaldırınca Zayn’in sırıtan suratını gördüm.
“Tanrım! Çıplağım! Ne duruyorsun çık buradan!” Avazım çıktığı kadar bağırdığım için Harry yerinden zıplamıştı.
“Neler oluy- Zayn!” Kızgın gözlerle Zayn’e baktıktan sonra yorganı tek hamlede üzerime çekti.
“Çık dışarı Zaynie.” Harry’nin sesi fazla sert çıkmıştı.
“Ah dostum o benim kuzenim.” Zayn’in kahkası Harry’yi daha fazla sinir etmişti.
“Kuzeni olman, yarı çıplak haline bakabileceğin anlamına gelmiyor. Beni kızdırma. Çık dışarı!” Harry eliyle kapıyı gösterdiğinde, en azından iç çamaşırlarımı çıkarmadığım için kendimle gurur duyuyordum. Zayn elini suçsuzum gibi havaya kaldırdı ve bir kahkaha daha atarak konuşmaya başladım.
“Pekala, Paul bize haber verdiğinde televizyonu açacakmışız.” Dediğinde kaşlarımı kaldırdım.
“Haber verdi mi?”
“ Henüz değil.. Siz gelmeyince çağırayım dedim. Çabuk olun.” Bizi birkez daha süzdü ve bir şey demeden odadan çıktı. Esneyerek Harry’ye baktım. Bana sırıttı.
“Çok uyumuşuz.” Diyerek kucağına çıktım ve ona bir öpücük verdim.
“Hı-hım.” Boğuk bir ses çıkarıp ellerini belime yerleştirdi. Dudaklarımı boynuna götürdüm.
“Rahatla biraz. Zayn’in kötü bir amacı yoktu.” Dediğimde geri çekildi.
“Beni tahrik ediyorsun.” Omuz silktim.
“Farkında değilim.” Güldüğünde, onu güldürmeyi başardığım için kendimle gurur duyduğumu söyleyebilirdim.
“Benden başka kimsenin seni bu halde görmesini istemiyorum. Sen bana özelsin.” Sesli bir kahkaha attım.
“Aksini söyleyen olmadı. Aynı şeylerin senin içinde geçerli olduğunu biliyorsun değil mi?” Gözlerine baktım. Mutlulukla parlıyorlardı. İçim sıcacık bir hisle doldu. Abartısız söylüyordum, şu anda onu sevdiğimi herkese haykırmak istiyordum. Aniden aklıma gelen bir fikirle dudaklarına hızlı bir öpücük kondurdum ve tekrar gözlerine baktım.
“Hızlı bir duşa ne dersin?” Gözlerini kocaman açtı ve 32 diş sırıttı.
“Birlikte mi?” dedi hızlıca.
“Evet ?” diyerek kıkırdadığımda hızla ayağa kalkarak banyoya koştu. Koşarken seslenmeyide unutmadı.
“Sen temiz kıyafet hazırla! Ben suyu ısınması için açacağım!”
Gülerek yataktan kalktım ve dolabın başına geçtim. Beyaz takım iç çamaşırlarımı, ona siyah bir baksır çıkardım. İkimiz için beyaz bir penye ve gri bir eşofman çıkardım. Tamamen aynı olucaktık. Kendim içinde Harry’nin kıyafetlerinden almıştım. Onları yatağın üzerine bırakırken, Harry’nin sesini duydum.
“Hadi Meg! Buraya gel!”
“Geliyorum.” Diye bağırdım ve hızla yatağı düzelttim. Nasıl delice yattığımızı mırıldanırken, sonunda banyoya ulaşmıştım. Harry çoktan sıcak suyun altına girmişti. Neyseki baksırını çıkarmamıştı. Arkası bana dönüktü. Sırayla dizilmiş duş jellerini karıştırıyordu. Çoktan ıslanmıştı. Yavaşça gittim ve arkasından beline sarıldım. Gülerek bana döndü ve çilekli duş jelini elinde salladı.
“Aynı kokmaya ne dersin?” Gülümseyerek ellerimi çırptığımda gözlerini bir süre vücudumda gezdirdi.
“Aslında şu üstündekilerden kurtulmayı o kadar çok istiyorum ki..” dediğinde hafifçe kaşlarımı kaldırırken gülümsedim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AGAIN // h.s
Fanfic"Ben hayattan bir umut bile beklemezken, o karşıma bir mucize çıkarmıştı."✨ #selenagomez kategorisinde #1 numara! #onedirection kategorisinde #1 numara! #harrystyles kategorisinde #1 numara! #adventure kategorisinde #1 numara! #romantic kategorisind...
