"Bu azgın köpeğin hatası sonucu ölmesine mani oluyorum okadar" dedim elimdeki kolu sallarken şovalye lideri elimdeki ısırılmış kola bakarken yüzü soluyor
''Ayrıca yarın buraya gelmenizin asıl sebebine gelicez ve lütfen astlarınıza sahip çıkın kaptan bir daha böyle bir şey olursa sizin astınız benim olur ona göre''
hepsinin yüzü bir an dehşete düşecek şekilde değişti hayır değişen şey auralarıydı vay be artık aura gibi şeyleri hissedebiliyorum demek iyimiş benden buna bir +1.
''Şimdi bu kargaşa yüzünden yarım kalan uykularımıza devam etmek için odalarımıza dönün bende Sena-himeye korkucak bir şey olmadığını söyleyeyim'' ve böylece hepsini odalarına postaladım.
Odama döndüğümde Sena-hime yatağın üstünde yaşlı gözlerle yastığa sarılmış ileri geri sallanıyordu odaya geldiğimi görünce endişeli hali kayboldu ve koşarak yanıma geldi yani koşarak olduğunu farz ediyorum gözlerimi kırptığım anda yanımdaydı benim bile algılığamacağım bir hız ? ışınlanma ? aşık bir lolinin hızı ? muhtemelen üçüncüsü. Bir dizimin üstüne eğildim ve kolumu omuzuna koyarak en iyi ''parlak çocuk gülümsememi'' takındım
''Korkacak bir şey yokmuş Sena-hime''
''Sena''
''anlamadım''
''Bana Sena-hime yerine Sena diye hitap et yoksa seni affetmem''
''Peki Sena şimdi lütfen uykuna dön halletmem gereken bir şey daha var ve yarın yorucu olucak''
''İş mi ?''
''Evet hizmetçilerimi ve sabah gördüğün o siyah saçlı kızı kontrol etmem lazım''
''O kız kim ki ? hımph'' dedi ve gözlerindeki kıskançlık belli oluyordu
''O mu sadece bana borcu olan bir köle ama önemli olan kendi yarattığım tekniği verecek değerde bir köle''
dedim ve odadan çıktım Lilith'i ve zombi hizmetçileri denetledikten sonra yattım.
Bir rüya gördüm altın kırlarda uçan siyah ve koyu kırmızı renklerde bir kelebek uçuyordu kelebeğin yanında bir süre sonra bir karga geldi ve kelebekle beraber uçmaya başladı bir süre sonra bir peygamber devesi sürüsü belirdi 50 kadar vardı. Biri kelebeği yakaladı ve kelebek ölünce küle dödü daha sonra karga ve diğerleri insan gölgelerine çayırda bir harabeye dönüştü karga bir kül tepesinin üstünde feryat ediyordu peygamber develeri ise kahkaha atıyordu ve kargaya saldırmaya çalışıyordu. Ama bir böcek ne kadar güçlü olabilirdi ki. Karga delirdi ve etraf altın çayıra döndü çayırın üstüne kan yağıyordu karga normal bir şekilde uçuyordu pençelerinde de bir ip bağlıydı hayır bu bir kulaydı kanla boyanmış tahta bir kelebek kuklası
ve ürpermiş bir şekilde uyandım ne korkutucu bir rüyaydı menüden saate baktığımda daha çok erken olduğunu fark ettim kanatlarımı gerip biraz kale dışında gezmek iyi bir fikir gibi.
Güzel serin bir hava sabah mı akşam mı olduğu belli olmayan bir vakit [uçuş] yeteneğimi aktive edip biraz gezeyim. Bir süre sonra bir slime topluluğu gördüm iyi iyi canım sıkılmıştı biraz şunlara tek atıp eylenelim demiştim ama ne olacağı hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu. Bu şeyler ölümsüz mü yanmıyor veya donmuyorlar hatta kesilmiyor ve ezilmiyorlar ancak çok az düzeyde manadan etkileniyorlar ki bununla tüm mana mı bir tanesini kesmek için harcıyacağım ayrıca çok hızlı zıplıyorlar ve asitik özelliğe sahipler kısaca oradan hayatım (ve aşırı hoş kıyafetim) için kaçmak zorunda kaldım kaleye dönünce bir canavar rehberine baktım ve şok oldum bu dünyada slime en güçlü canavarların arasında S- seviye bir canavar sebebi ise sadece muazzam mana ve üst düzey ışık ile karanlık büyüsü dışında bir şey dışında yok edilemez olmaları tepki hızları ve asit özellikleri ile 10 deneyimli büyücü birleşip onu yok etmeye yaklaşabiliyor ve bazıları özümsedikleri şeylerin yeteneklerine ve şekillerine sahip olabiliyor bunlar ise slime lordu olarak çağrılıyor bir SS- rütbeli canavar yinede mana kısıtlaması ile mana ile olan bağları kesilirse bir kaç ay içinde yok oluyorlar teke tek kapışırsak onları on dakikada yok ederim ama grup halinde gelirlerse ben bile zor anlar yaşarım kısacası slimelar çok op ilerde bir tanesini köle olarak alalım. Diğerleri uyana kadar canavar rehberine göz attım baya ilginç şeyler var
SSSS seviye Undead kralı
SSSS seviye Ejder Şovalye
SSSS seviye Kara Lord
SSSS seviye Slime Lordu Fırtına Yıkım (anormal derecede evrim geçirmiş bir isimli slime)
ve birde insan olmadığı için canavar sayılan
SSSS seviye Melekler var
bunlar bir ülkeyi keyifine göre yok edebilecek yenmesi imkansız olarak kabul edilen canavarlar zaten bizi Undead kralı ile savaşmak için çağırdıklarını söylemişlerdi ama şu melek konusuna takıldım burda meleklerin insanlara yardım eden varlıklar olduğu ve şuana kadar altı iyi bir kötü meleğin olduğu yazıyor acaba bende bir melekmiyim yanı tamam ırkım ''Kutsal ölümsüz melek'' ama SSSS seviye güce sahip değilim bu dört canavar ve melekler bu dünyanın tepesinde sayılıyor bu arada ben daha Undead kralı olmadığım için üç canavar bunlara karşı dikkatli olsak iyi olur. Ben bunlara göz atarken saat öğleye doğru yaklaşıyordu ve alarm verirdi bir lich yanıma geldi ve
''Efendim kaleye insanlar girdi ve sayıları çok fazla ''
al şimdi birde bunlarla uğraşmam lazım şimdi neden kafam allak bullak anladın mı ?
YN: taşınma işi iyi gidiyor gibi ama dört kardeş ve telefon karşıtı bir anneyle bilgisayarda yazabiliyorum şuan gecikme için üzgünüm bilgisayarı elime alır almaz yazdım bunun yüzünden bölümde biriktiremiyorum biraz böyle devam edicek acaba Matsunun başına ne gelicek ben bile meraktayım şu an ?
DİP NOT: başına bir şey geldiğinde yazara sövmeyin
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Undead Crown
FantasyHayattan sıkılmış ve umudu kalmamış elli tane insan aynı anda dünyadan göçmeyi ister ve canı sıkılmış bir tanrı onların bu isteğini duyar "hepinize rastgele özel yetenekler bahışedildi şimdi siz işe yaramazlar bu yeni dünyada yaşayın ve beni eğlendi...
