3.Bölüm "YALANLAR"

3.6K 165 83
                                        

Merhaba arkadaşlar. Öncelikle gerçekten hepinize çok teşekkür ediyorum güzel yorumlarınız için. Biliyorum size söz vermiştim dün gelecek bölüm diye ama yetiştiremedim ama size en iyi şekilde bölüm hazırladığımdan emin olabilirsiniz. Meryem.... Evet belki hepiniz üzülüyor kızıyorsunuz. Bende kızıyorum . Değerli yorumlarınızı kitabımda görmeyi çok isterim o yüzden sizden bir ricam var. Siz MERYEM OLSAYDINIZ, YADA BU DURUMDA OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

 Siz MERYEM OLSAYDINIZ, YADA BU DURUMDA OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

İYİ OKUMALAR....

Bulutlar eskisi gibi cazip gelmiyordu artık ona. Mesela bazen bir çizgi film karesi olurdu okuduğu kitaplarda ki kahramanlar, yada istediği herşey.

Ama şimdi , Meryem onlara baktığın da bir hiç görüyor. Bembeyaz renkten başka hiçbir şey görmüyor. Ne acı ki, Meryem'i bu duruma getirenler şimdi uçakta sadece sessiz sedasız, kalbinde ki merhametsizlik duygusuyla uyuyor.

Meryem önce babasına, sonra annesine , sonra da kucağın da uyuyan küçük kardeşine baktı. Kardeşini uyandırmamak isterdim gibi Başını hafifçe yasladı.. Önceden de pencere kenarında oturmayı severdi ama aşağıya bakmaktan hep korkardı sanki düşecekmiş gibi hissederdi.

Şimdi, hissiz bir yüz ifadesiyle aşağıyı izliyordu. Düşmekten, ölmekten korkmuyordu. Yaşarken ölmenin daha acı olduğunun farkındaydı.
Kalbi çarpmadı bile. Çünkü onun kalbini hiçe sayan insanlar var olduğu surece Meryem hep mutsuz olacak. Gözlerini yavaşça kapattı Meryem. Küçük kardeşinin saçını yavaşça okşarken uyuya kaldı. Gözlerini kapatmadan hemen önce şakaklarına doğru usulca bir yaş süzüldü. Bu yaşın onu daha güçlü kılacağına Emindi. Güçlü olmalıydı, hayatı için.....

•••••ALMANYA-LENTİNG•••••

Meryem odasındaydı. Elbiselerini valizinden çıkarmış ve hepsini önüne dizmişti. Ama toplamıyordu. Sadece düşünüyordu. Mesela bu odadan son çıkışın da o heyecanının yerine gelen o yıpranmışlık zoruna gitti. Konuşamadı, ağlayamadı. Çünkü artık ona herşey yasak.

Yüzük parmağındaydı. Ona baktı. Ne dokunabildi, ne de onu çıkarabildi. Sanki tüm gücü yok olmuştu. Göz yaşlarıyla birlikte onu da ellerinden alıp gitmişlerdi sanki.

Çok fazla elbiseleri Yoktu zaten. Üç veya dört kazak, beş veya altı boydan elbise, ve etek. İki tane de ayakkabısı vardı. Birini okulda giyiyor, birini de oyun oynarken. Ama artık ikinci ayakkabısını giyemeyecek. Oysa ne kadar severek almıştı onu. Şimdi ona dokunamayacak bile. Neden diye sormayın, ona artık oyun da yasak.

Türkiyeye gitmeden önce yatağının üzerine bıraktığı kitabı eline aldı.

"Bize Nasıl kıydınız."

En çok zevk aldığı şey, kafasını dağıttığı hayal dünyasına daldığı ve özgürce kimse karışmadan oynadığı tek yerdi kitaplar. İşte o Zaman insanlar ondan uzak duruyor. İlk kez o Zaman nişanlısı onu zorla öpemiyor.

MERYEM Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin