On iki yaşında, seksek oynarken kaderi ailesi tarafından yazılıp evlenme kararı verildi. Meryem , bilmedi, direndi, tükendi, ölmekte istedi, ama tüm sokaklar , tüm kapılar kapandı. Şimdi GÖZÜ YAŞLI MERYEMİN HİKAYESİNE VAR MISINIZ?
•HİKAYENİN TÜM TE...
Herkeseee çok umutlu, mutlu ve güzel günler. Şöyle bir şey söylemek istiyorum, bu kitap düzenleme aşamasına geçti ve uzatılmaya karar verildi. Şöyle söyleyeyim baştan başlıyoruz hazır mısınız ??
Keyifli okumalar :))
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Kuvvetli bir sahiplenişti. Gece yıldızlar ateşle cızırdarken gece karanlığıyla saklanıyordu. Pencerenin önünde de geçenim kıymık gibi Batan karamsarlığına inat elinde ki kitaba kısa bir göz attı.
"EVLENMEK" ilk kez duyduğu bu kelimeyi defterine büyük harflerle yazmıştı. Merak ediyordu, insanlar neden onlara evleneceğini söylüyordu anlamlandıramıyordu.
Herkes yataklarına geçmişti, herkes uyuyordu, Meryem hariç. Gözlerinde gram uyku yok. Tek düşündüğü neden evlendiği. Aslında bu durumu umursamıyor, çünkü daba evlenmenin daha ne anlama geldiğini bile bilmiyor.
Kısa bir an düşündü kendi kendine. Acaba bendemi annem gibi her gün ağlayacağım, yoksa babam annemi dövdüğü gibi benide mi dövecekler. Engellemek için de birşey yapmıyor , çünkü o daha on iki yaşında. Yaşayacaklarından ise habersiz. Düştüğü uçurumda ölecek mi kurtulacak mı haberi bile yok.
Sonra zihni bir karanlığa doğru geçiş yapmaya başlarken kalbinde ki korku dayanılmaz bir acıyla sarsılıyordu . Evlenmek dediği şey ölüm gibi bir şey miydi?
Saatler süren düşüncenin sonun da zihni ve bedeni Uykuya daldı. Rahat geçen son günleriydi belki de..
Gözlerini açtığında ise gün çoktan aydınlanmış. Dışarı öyle soğuktu ki, yataktan çıkası dahi gelmemişti. Şimdi Almanyada ki evlerinde olsalardı, emine şenlikoğlunun -Bize Nasıl Kıydınız- kitabının devamını okurdu. Keşke getirseydim diye tekrar kızdı kendisine.
"Meryem! Uyuyonmu daha sen, saat kaç oldu kız, nişanın var bugün hadi!" Nişan? Yabancı olan bir kelime. Nişan var ne demek! İdrak edemese de annesinin çatık kaşlarına karşılık cevap vermeden Ayağa kalktı. Kendince birşeyler yapmak adına yatağı topladı. Biraz bozuk olmuştu, Meryem yine bozup tekrar topladığın da annesi arkasından gelip saçını tuttu.
"Bak hele hala oyalanıyor. Bir şeyi de becer be becer! Elalem annen öğretmedi dediğinde de böyle susacan mı! Git çarşafını giy yemeği hazırla" annesi, sanki kötü bir şey yapıp suç işlemiş gibi Meryem'i azarlarken Meryem'de annesinin bağırmalarına karşı kulağını tıkayıp çarşafını giydi. Bembeyaz teni, siyah çarşafın içinde aniden kayboldu. Sadece yeşil gözleri ön plana çıktı. Aynada kısa bir an kendine bakarken, annesinin azarlaması onu incitmiş gibiydi. Yine de umursamadan gözlerini tavana dikti ve ağlamamak için direndi.