Aşka yükseliş

56 25 26
                                        

ekim 2008 salı

Bu sabah içimde adını koyamadığım tarifsiz bir huzurla uyandım. Yatakta tembel tembel genleştikten sonra kalkıp komidinin üzerindeki telefonu alıp saate baktım 06:04'tü.
Aslım uyandı mı acaba? Son arananlara tıklayıp aradım.

Aslı: alo? Aşkımmm.

Uykuluyken sesi öyle tatlıydı ki prensesimin.

N:Günaydın canım benim, hadi uyan okula ben bırakayım bugün seni.
A: aşkım daha saat kaç erken değil mi?
N: 6 canım. Hadi uykucu hadi, öncesinde kahvaltı ederiz hem.
A: tamam aşkım hazırlanıyorum hemen.
"Nihat... Seni seviyorum."
N: "bende seni güzelim." :)

Gülümsemekten kapanamayan ağzım ve ben banyoya doğru ilerledim. Ilık su bedenimi ele geçirip tüm uykulu halimi sildi. Enerjim yerine gelmişti.
Sudan çıkıp havluyu belime sardım dolabımın önünde durdum.

Beyaz bir t-shirt ve buz mavisi bir kot çıkardım. Giyindikten sonra saatlerimin olduğu çekmeceyi açtım. Koyu mavi kot kordonlu spor saatlerimden birini alıp taktım. Ellerimle saçlarımı karıştırdım biraz, dağınıkken daha cool görünüyordum. Zaten şekil versem ne olacak aslı hanımın elleri rahat durmayacak, yine dağılacak nihayetinde. Son olarak parfümüme uzanıp iki kez sıktım. işte hazırdım bile, eminim aslı daha anca saçlarını taramakla meşguldür. Erkek olmak güzel şey arkadaş, kızların her işi uzun.

Telefonumu ve cüzdanımı alıp odadan çıktım. Merdivenlerden pat pat pat! İnerken hızlı adamlarla,

Emre: yavaş lan yavaş, evi tepemize yıkacaksın. Ne bu acele sabah sabah!

Vaayy kardeşim yakıyosun gene.

N: aslıyı kahvaltıya götürücem. Sonrada okula bırakıcam emo görüşürüz hadi!

E: lan bende ipeği bırakcaktım. Beraber gidelim işte tek araba.

N: oğlum ben aslıyı kahvaltıya götürcem dedim ya. Yalnız kalalım biraz. Okey takımı gibi hep beraberiz. Hasbinallah!

E: Eyvallah doğrusun kardeşim. Bende bugün okulu mu eksem ipekle acaba.

N: ek, ek. Zaten bugün akademik acılış törenimi ne var oditoryumda. Pek ders yok.

Evden çıkıp aslıyı beklemeye başladım. Son 15 dakikadır, "2 dakikaya geliyorum aşkım" diyor.
Ve nihayet çıkabildi güzellik. Ya ben bu hatuna ölüyorum be... Yine güzel hep güzel...

N: Güzelim kök saldım burda, hayır yani su falanda getirseydin keşke.
A: çantamda var aşkım. Kafandan dökmemi ister misin? :)
N: Olur, sonra üstüm ıslanır sonra ben sana sarılırım... Sende ıslanırsın. Benim için sorun yok yani. :)
A: Tamam tamam. Bakıyorumda bu sabah tüm uyuzluğun ve tatlılığın üstünde yine.
N: Tatlılık kısmı muhtemelen seni öptüğümde bulaştı...
A: Off tamam pes! Hadi gidelim aşkım, başedemicem ben seninle :)
N: Ben seninle her türlü baş ederim. Bir ömür olsa, usanmaz beklerim elma yanak.
A: Ya nihaaat yaaa.
N: ne?
Ve aslı gelip kollarını boynuma doladı.
Bilmiyorum kaç dakika öylece birbimize sarıldık. Sonra arabaya bindik. Yoldayken aslı sürekli bakışıyla dikkatimi dağıttı. "Yanındayken bile özlenir mi bir insan, doyamıyorum ben bu kıza."

Ortaköydeki her zaman kahvaltı yaptığmız kafeye geldik.  Bu mekanı seviyorum... 'Yok ya ben bu kızla heryeri seviyorum.'
"Ayağının değdiği yer cennet, güldüğünde gül bahçesi her yer."
İlaç oldu tüm yaralarıma sevdiceğim...
Garson "hoşgeldiniz efendim" deyip, menüleri uzattı.

SAKLI KALANBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin