içimdeki savaş

520 53 2
                                        

Elim kolum bağlı görünmez kelepçelerim
Aklım kalbimle savaşta
Ne kazananı var ne kaybedeni
Kurban benim her durumda
Yok baska yolu
Ne devam edebilir böyle
Ne de bırakabilirim hayalini senin
Ne yapacagımı bilmiyorum
Seninle başladı hersey, seninle bitsin istiyorum
Gel artık özledim...
Benide al yanına derinim.

Uyandım komidinin üzerine uzandım saatimi aldım saat 7:35 di. Kalktım dolabımdan mavi şortumu alıp giydim. havlumuda alıp bodrum kata havuza indim. Kendimi gergin hissediyordum yüzersem belki rahatlayabilirim dedim.
Suya atlayıp yüzmeye basladim... Yüzerken iç sesim habire benle kavga ediyordu.
Birden babamın sesini duydum durdum nefes nefeseydim.

Günaydın oğlum sabah sabah hayırdır dedi babam.
Günaydın baba ne gibi dedim anlamazlıktan gelerek.
Suyu dövüyorsun resmen evlat bir sıkıntın var sanki dedi.
Yok baba hiç bir sıkıntı yok. Biraz kafam karışık. Ne konuda oğlum?
Sonra anlatsam baba dedim.
Sen bilirsin oglum, hadi duş al gelde kahvaltı edelim anneni kızdırmayalım dedi gülerek.
Tamam geliyorum dedim. Odama gidip duşa girdim fazla oyalanmadan cıkıp giyindim kahvaltıya indim.

Oğlum sana bir haberim var dedi babam. Hayır olsun baba ne haberi. Bizim burdaki yazılım şirketini istanbula taşıyacağım yavaştan sende okulu bitirip biraz pişince mimarlık şirketi kuracağım senin üzerine dedi. Biraz erken değil mi bunları planlamak için dedim.
Ahh oğlum zaman öyle hızlı geçiyor ki dedi annem sonrada erken falan degil mezun olduğunda hatırlatırım dedi. Doğru söylüyordu derinim öleli 2 yıl geçmişti oysa dün yaşamışım gibi acım içimdeydi. Anne ben istanbulda üniversiteden sonra kalmayı düşünmüyorum dedim.
İşte bu kararı vermek için erken oğlum dedi babamda.

Pekii... Ben artık kaçar dedim ve kalktım. Önce her zamanki gibi fikret amcaya gidip yaseminleri aldım. Cıkarken küçük kardeşim görkemi gördüm onunla biraz sohbet ettik mendillerimi aldım aldıklarımın tümünden daha 1 paketinin kullanabilmistim. Görkem bugün seni eve ben bırakmak istiyorum dedim peki abi dedi. Evini öğrenmeliydim, istanbula gidecektim yakında. gitmeden halletmeliydim bu işi bir daha mendil satmamalıydı. Şimdi nerden görkem diye sordum
Yukardaki okul varya karşısındaki bina 3. Kat orasi iste dedi.
İlerleyip binanın önünde durdum indi.
Hoşçakal abiii dedi.
Hosçakal yakışıklı.
Babamla konusup yardım isteyecektim. O hallederdi bu durumu.

Mezarlığa vardım şişelere su doldurup derinimin yanına vardım. Önce solan yaseminleri attım gömülü yaseminleri sevdim hepsi capcanlıydı. Sonra mezar taşındaki derinimin resmine takıldı gözüm. yıkadım mermerlerini, resmine uzanıp öptüm canım benimmmm...
Sonra kalan iki şiseyide toprağına döktüm.
Güzelim nasılsın, nur dolsun kabrine, inşallah duyuyorsun beni. hissediyorum ben ama duyduğunu.
Beni soruyorsan eger, bende nasıl olayım iyi gibi biraz kafam karışık sadece.
Aslı... Ya seversem onu, kızar küser misin bana. Biliyorum sev dedin, mutlu ol dedin ama olmuyor. bırakamıyorum duygularıma kendimi. Sana ihanet ediyormuş gibi düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi işte.
Aklımı mı dinlemeliyim kalbimi mi? Neyse güzelim su akar yolunu bulur eğer istemiyorsan rüyama gel bir işaret ver caniçim... O zaman aslı yalnız arkadasım olarak kalır her daim dedim.
Hoşçakal güzelim... Yarın sabah görüşürüz dedim. Kalktım saat öğlen olmak üzereydi emreyi aradım. Acmadi, tekrar aradım.

Aranıyor....

Alo emre napıyosun lan

Alo nihat ? Noldu dedi uykulu sesiyle emre.

Oglum yatıyor musun daha öğlen oldu be.

Eyvaaah saat kaç nihat

valla 11 bucuk simdi dedim.

İpek mahvedicek beni buluşcaktik ya.

Biliyorum, ben canın cafesine geçiyorum dedim.

Sende mi geliyorsun ? Nasıl dedi şasırarak

SAKLI KALANBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin