19- A friend of old

6.1K 499 211
                                        

2 Hafta Sonra

"Se-ok-jin!" Adının hecelenerek evin içine yayılmasına yavaşça gözlerini araladı Seokjin. Buna rağmen yorganına sıkı sıkı sarılarak uyumaya çalıştı.

"Yah, oppa! Uyuyamazsın, misafirin vaaar!" Genç çocuk kolunu uzatarak mırıldandı Seokjin'in kolunu yakalayarak yataktan çekip çıkartmayı amaçladı.

"Öh, hayvan gibisin kalksana haydi ya! Yoksa teyzemi ararım."

Başını yastıktan kaldırıp hafif araladığı gözleriyle kuzenine baktı. "Annem nerede ki?"

"İş için Japonya'ya gittiler sabah. Dün de beni arayıp çağırdılar sana göz kulak olmam için. Birkaç hafta sürebilirmiş."

Seokjin kendi kendine güldü. "Benden iki yaş küçük bir veletle mi bıraktılar beni?"

Kendisine küçüklüklerinden beri 'oppa' diye seslenen bu velet şimdi sinirini bozmuştu. Uyumak istiyordu sadece.

"Bak, eniştem özel olarak çağırmasa ben de gelmezdim. Sana katlanılmadığını biliyorum kuzen. Gerçi...aşağıdaki yunan tanrısı için bile sana günlerce katlanabilirim."

Seokjin hızla yattığı pozisyonu düzelterek oturdu yatağına. "Aşağıdaki yunan tanrısı mı?"

Kunpimook abisine gülümsedi ve yanına oturdu. "Bay Namjoon, o kadar yakışıklı ki... Oppa? Bana onu ayarlayabilir misin? Ne de olsa senin asistanın. Çok yakışmaz mıyız?" Sırıtarak kafasını Seokjin'inkine yaklaştırdı.

"Sen Çin'e geri dönsene gevşek herif." dedi ve dibindeki sarı kafayı eliyle ittirdi. Kunpimook dudaklarını büzdü Seokjin'e.

"Yok canım, ben Kore'yi çok sevdim. Özellikle Namjoon'u." Seokjin, hülyalı bakışlarla büyülenmiş gibi konuşan kuzenini umursamadan yataktan kalktı ve dolabına koşturdu. Kıyafetleri arasından düzgün bir şeyler seçmeye çalışarak bakınıp durdu.

Namjoon'un aşağıda olduğunu bilmesi ona yardımcı olmuyordu. Az kalsın takılıp düşecekti. Kıyafet seçerken de elleri titriyordu. Arkasındaki Kunpimook'a bunu fark ettirmemek için uğraş verdi.

"Of sen giyinmeyi de bilmiyorsun." Kunpimook Seokjin'in yanına gelerek elindeki bordo pantolonu aldı. "Bunu giymeyi düşündüğünü söyleme bana." Pantolonu başının hizasında kaldırarak cırladı.

Seokjin omuz silkmekle yetindi. "Niye konuşuyorsam, senin zevkin hep kötü olmuştu zaten." Seokjin kaşlarını çatarken Kunpimook'a cevap vermek üzereydi ki gözünün önüne uzatılan kıyafetleri görünce duraksadı. "Bunları giy de aşağı gel haydi. Bir yere mi ne gidecekmişsiniz."

Odadan çıkan Kunpimook'un ardından uzattığı kıyafetleri inceledi.

Gerçekten güzel bir kombindi. Dışarı çıkacakları için Kunpimook kalın bir kaban da vermişti.

Vakit kaybetmeden lavaboya girdi, işini hallettikten sonra üzerini giyindi ve aşağı indi.

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Still Alive | KookVBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin