Seokjin bütün çantalarını Namjoona devretmiş mutluca evinin kapısını açmıştı.
-Eve hoşgeldin Jungk-
Şaşkınlık ve sinirden Jungkooku yere düşürebilirdi.Bebeğini Namjoona verip hızlıca içeri daldı.
-Min Yoongi!
Annesinin bağırmasıyla koltukta uyuyan Hoseok ağlayarak uyandı.
Jin onun koltukta uyuduğunu fark edince kucağına alarak üst kata çıktı.Yoongi hala öküz gibi uyuyordu.
-Yoongi bu evin hali ne ve bu çocuk neden koltukta yatıyor!
Namjoon kucağındaki Jungkook ve çantalara birlikte yukarı çıkarken pervazın kırıldığını fark etti.Sessizce küfür edip yatak odasına çıktı ve Jungkooku önceden hazırladıkları beşiğe yatırdı.
Yoongi çoktan kalkmış üstünü giyiyordu.
-Eğer Taehyung ve Jimini odalarında görmezsem çok kötü olur Yoongi.
Hızlıca ikizlerine baktı.İkiside güzelce uyuyordu.
Hala kucağında olan Hoseokun yanağını öpüp indirdi.
-Jungkook nerde?
-Yatak odasında.Ama biraz uyusun tamam mı?
Hoseok kafasını sallayıp içeri koşarken Jinde ikizlerini kontrol etti.Jiminin üstünü örtüp odadan çıktı.
Yatak odasında sadece Namjoonla Jungkook vardı.
-Bu evi nasıl temizleyeceğiz..
-Bir şekilde hallederiz.
Seokjin Namjoonun yanına gelip uyuyan bebeğini izledi.Çok güzeldi.
-Teşekkür ederim Seokjin.
Namjoon onu yanına çekerek saçlarına öpücük kondurdu.
-Artık hiç olmadığım kadar mutluyum.
İkiside birbirine uzunca gülümsedi.Huzurlarını uyanan Jimin bozmuştu.
Minik çocuk kapıda dikilmiş gözlerini ovuşturarak beşiğe bakıyordu.
-Hala anlayamıyorum.Bana gösterdiğin fotoğraflarda Jungkook beyazdı anne.
-Onlar ultrasondu Jimin.Renksiz olanlar.
-Onlar renksiz mi oluyor?
-Evet.
-Neden?
-Çünkü öyle yapmışlar.
Jimin herşeyi yeni keşfettiği için birsürü soru soruyordu.Fazlasıyla meraklı bir çocuktu.
Onu da Hoseokun yanına bıraktı.
-Gitmesen olur mu?
-Jungkooka bakmalıyım Hoseok.
-Ama korkuyorum.
Jimin de abisinin söylediğine katıldı.
-Evet.Dün Yoongi hyung bize korku filmi seyrettirdi.
Jin iyice sinirlenip Yoonginin odasına daldı.
-Cezalısın.Bütün evi sen temizleyeceksin.
-Neden!
-Kardeşlerine korku filmi izlettirdiğin ve merdiveni kırdığın için tabiki!
-Ama sadece ben dağıtmadım!
-Yalan söyleme Min Yoongi.Evi temizle.
Odadan çıkmış banyoya doğru ilerliyordu ki Namjoonun kolu onu durdurdu.
-Daha dün doğurmadın mı sen?Git Jungkookun yanına uzan.Ben işleri yaparım.
-Senin gibi birisine sahip olduğum için çok şanslıyım Namjoon.
Gülümseyip birbirlerine küçük bir öpücük verdiler.Daha sonra Namjoon aşağı indi.
-Taehyung hâlâ uyanmadı mı?
-Dün geç yattık.
-Ama saat bir ve uyanması gerek.
-Uyanmazsa ne olur baba?
-Bütün gün başı ağrır Jimin.
Yeniden merdivenleri atlayarak yukarı çıktı ve uyuyan Taehyungun başına dikildi.Uyurken tam bir melekti.
-İnanamıyorum!Şehrimizin bir kahramana ihtiyacı var ama o uyuyor!Ne yapacağız şimdi?
Taehyung uyuma numarası yapmakta başarısız olup güldü.
-İşte uyanmış!
Namjoon küçüğü omzuna alarak evin içinde koşturmaya başladı.
Taehyung gülmekten kendinden geçmişti.
-Superme geldi!
Jimin minik bacaklarıyla koltukta dikilip oyuna katıldı.
-Bende örümcek adam olacağım!
❤
Jin yatakta uzanmış bebeğiyle oynuyordu.Açıkcası o ne yaparsa aynısı yapıyordu.Bazen hafifçe gıdıklayıp gülmesini seyrediyordu.Jungkook gerçekten çok tatlı bir bebekti.
Odadanın kapısı tıklandı ve Hoseok minik bedeniyle içeri girdi.
-Uyumuyorsunuz değil mi?
Jin hayır anlamında başını salladı.Hoseok kardeşleri arasında en düşünceli ve nazik olandı.
Minik Jungkook Hoseok görüş açısına girdiği an yeniden gülmeye başladı.Aralarındaki bağ çok kuvvetliydi.
-Babam aşağıda Jiminle Taehyungu oynatırken uyuya kaldı.Yoongi de evi temizliyor.Canım sıkıldı.
-Jungkookla oynayabilirsin.
-Onu çok seviyorum anne.
-Hepimiz onu çok seviyoruz Hobi.
-O neden Taehyungla Jimin gibi iki tane değil?
-Biz ona ikiz diyoruz tatlım.Nedenini boşver.
Seokjin minik bir çocuğa oturup bebeklerin neden bazen bir bazen birden fazla olduğunu anlatamazdı.Konuyu değiştirdi.
-Jungkook büyüyünce ne olsun istersin?
-Yoongi gibi olmasını istemiyorum.Tae gibi de olmasını.O biraz garip.Benim gibi olmasını istiyorum.
-Peki o zaman ona söyle.
Hoseok nazikçe kardeşinin yanına uzandı.Elini yanağına koyduğunda kalbi hızla atıyordu.Ona ilk kez dokunabilmişti.Fazla bastırmadan kafasını kendisine çevirmesini sağladı.
Jungkookun hiçbirşeyden haberi yoktu.Boş gözleriyle abisine bakıyordu.
Aynı küçük çocuklara öğüt veren amcalar gibi minik eli hala kardeşinin yanağındayken konuştu.
-Sen büyüyünce aynı benim gibi ol tamam mı Jungkook-ah?
