Yaz tatili gelmişti.Ailedeki herkes ilk defa üzgündü.Yoongi hariç.
Seokjin bütün gün çocuklarla uğraşacağı için,Jimin ve Tae Rosieyi göremeyecekleri için Hobide Min Soo'yu göremeyeceği için üzgündü.
Ama Yoongi sınavı atlatmış, tercihlerini tamamlamıştı.Busandaki bütün üniversiteleri yazmıştı.Zaten Seoula da puanı tutmuyordu.İlk defa yaz tatilin bitmesini bu kadar çok istiyordu.Kapının arkasından babasını duydu.
-Kalkın hadi!
Hemen kalkması Namjoonu şaşırtsada hiçbirşey söylemeden diğerlerini uyandırmaya gitti.
Bu birkaç aydır böyleydi.Yoongi alışmıştı.Mutfağa inip annesine sulu bir öpücük verdi.Seokjin salatalıkları doğrarken iğrenerek tükürüklü yanağını sildi.
Bugün sonuçlar açıklanacağından ayrı bir heyecanlıydı.Seokjin salatalıkları da dometeslerin yanına koyup masada oturan oğlunun karşısına geçti.
-Hep Busan yazdın ama rahat edebilecek misin orda?
Evet onu belki kötü bir zamanında yakalamıştı ve ona hâlâ kızgındı.Ama o bir anneydi işte.Merak ediyordu.
-Merak etme sen.Orda çok mutlu olacağım.
-Paran bittiğinde bizi ara.Hergün ara tamam mı Yoongi?
Hobi gelip uykulu rahatsız olmuş yüzüyle masaya oturdu.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Böyle hayal edin skckskxk
-Ne oldu?
-Uyanırken yataktan düştüm.
Yoongi kendini tutamayıp gülmeye başladığında Hoseok iyice sinirlendi.Kollarını birleştirip kafasını masaya gömdü.
Tae ve Jimin şarkı söylerek merdivenlerden iniyordu.
-Pantolonunu sevdim!
-Çıkar onu bebeğim!
-Hadi gel bize gidelim!
İçinden dört yaşındaki çocukların bunları bilmesi normal mi diye geçirdi.Normal bir ailede yaşamadığı için fazla sorgulamadı.
Onlar masaya oturduğunda Namjoon kucağına Jungkookla aşağıya indi.
Jungkookun üstünde sadece çıtçıtlı bir badi vardı.Mavi emziğiyle gözlerini ovuşturması Yoongiye çok tatlı geldi.Belkide doğduğundan beri ikinci defa öptü kardeşini.Bugün keyfi yerindeydi.
Kahvaltısını hızlıca yapıp odasına çıktı.Elleri titrerken bilgisayarın açılmasını bekledi.Siteye bilgilerini girdi ve geleceğini belli edecek tuşa tıkladı.
"Busan Uluslararası Üniversitesi"
Heycanlandı.Bir süre odada telefonunu aradı.Küçük çocuklar gibiydi.
-Alo Cho Hee?
-Uluslararası olan.
Yoongi birden hayata yeniden gelmiş gibi hissetti.Gözleri parladı, gülümsemesi genişledi.Çok,çok mutluydu.
-Bende.
-Ciddi misin!
-Evet!
Bir süre ikiside konuştular.Kapattıktan sonra Yoongi sevinçle aşağı indi,evdeki herkesi teker teker öptü.
Onlar da Yoongiyi öptüler.Onun neşeli halini herkes seviyordu.Seokjinin gözleri dolmuştu.
-Seni çok özleyeceğiz Yoongi.
-Bende sizi özleyeceğim.Özellikle de seni Jungkook.
Ağzındaki emziği ve elinde sıkıca tuttuğu oyuncak ayısıyla etrafa anlamaz bakışlar atan kardeşini kucağına aldı.Birkez daha öptü.
Ama mutlu olmayan birileri vardı.Hoseok,her zaman gülen çocuk şimdi somurtuyordu.Halbuki evdeki iyi şeylere abarta abarta sevinirdi.
-Sorun ne Hoseok?
Bu soru bile onun gözlerini doldurmaya yetmişti.Çaresizce Yoonginin göğsüne gömüldü.Konuştuğunda sesi boğuk çıkmıştı.
-Min Soo benle konuşmuyor.
-Niye?
Seokjinin yüzü asıldı.Nedenini biliyordu.Hoseok kafası hala Yoongiye gömükken konuştu.
-Annesi onla görüşme demiş!Ben kötü bir çocuk muyum?
-Hayır Hobi.Sen dünyadaki en iyi çocuksun.
-Gerçekten mi?
-Gerçekten.Hem karşına daha Min Soo'dan daha güzel kızlar çıkar.