Hoseok sabah heyecanla uyandı,hızlıca kahvaltısını yapıp park için hazırlanmaya başladı.
Bu kez kendisi giyindi.Saçlarını taradı.Hatta en sevdiği ayakkabılarını giydi.
Çiçek kokulu kızla buluşmak için hiç yapmadığı şeyleri yapıyordu.
Banyoya girip Yoonginin ağzı çalkalama suyunu aldı.Ama geri tükürmesi fazla uzun sürmemişti.Yoğun naneden canı yanmıştı.
Acı gerçekten haberi yoktu.
Bugün okula gidicekti.
Seokjin de muhtemelen okul için hazırlandığını düşünmüş ve sesini çıkartmamıştı.
Hoseokun parlak gözleri söndü.Gülümsemesi silindi.Okula gelene kadar minik Jungkookun onun için yaptığı karalamalar bile gülümsetmedi onu.
Önce Yoongiyi bıraktılar.Tae ve Jiminle aynı arabada kalmak bile ona ölüm gibi gelmişti ki bu en sevdiği şeydi.
Jimin uzanıp küçük televizyondan Yoonginin açtığı güreş programını değiştirip Pepe açtı.(hani arabaların arkasında oluyo ya minik televizyonlar kdkxkdk)
Daha üç dakika geçmeden onlar da kreşe yollanmıştı.
Kendisi yine yanlızdı.Camdaki yansımasından özenle yaptığı saçlarını bozup okula girdi.Onlar için ayrılan minik dolaba ayakkabılarını yerleştirdi.Çantasını da astı.Hep tek boş kalan çantasının yanında bu sefer çicekli bir çanta olması onu biraz olsun umutlandırmıştı.
Her zamanki gibi uğurböcekleriyle süslenmiş kapıyı tıklattı,sessizce içeri girdi. Gülümsemesi daha da güzelleşmişti şimdi.
Kenarda oturuyordu.Saçlarını örmüş,utanarak oyuncaklarla oynayan diğer çocukları izliyordu.
-Min Soo!
Kız kafasını kaldırdı.Gülümsedi.
-Birlikte oynayalım mı?
-Olur!
❤
Seokjin herkesi okula bırakıp eve girdi.Namjoon bugün izinli olduğundan evdeydi.
Jungkooku uyutmuş salonda televizyon izliyordu.
-Ne zaman uyudu?
-Beş dakika önce falan.
-O zaman vaktimiz var.
-Ne vakti?
Seokjin gülümseyip televizyonu kapattı ve Namjoonun kucağına oturdu.
Kafasını geriye atıp güldü Namjoon.Gerçekleşebilecek bütün ihtimalleri düşündü.
-Birazdan kapıcı gelir.
-Olsun.
-Seokjin sen..
Uzanıp telefonunu sessize aldı.
-Biliyorum harikayım.
İkiside güldüğü zaman Jin gamzesini öptü.Daha sonra narince dudaklarına uzandı.
Namjoon bu sefer Seokjinin tişörtünden kurtulabildi.
Daha sonra kapı açıldı.Yine herşey mahvoldu.Klasik.
-Anne!
Jungkook gözlerini ovuşturarak yanlarında geldi.Seokjin sinirlenemedi bile.Küçük bebeği mavi emziği ve pijamalarıyla fazla tatlıydı.
Yere çöküp annsinin tişörtünü kavradı ve ona uzattı.
-Gi.(giy)
Gülümseyip istemeyerek tişörtünü üstüne geçirdi.Jungkookun minik elini kavrayıp avcunun içini öptü.
-Tırnakları kesmemiz gerek.Hem neden uyumadın sen bakalım?
Banyoya giderken hayal kırıklığıyla koltukta oturan Namjoonu öptü.
-Seninle gece ilgileneceğim.
❤
Hoseok mutluydu.Min Sooyla sabahtan beri legolarla oynuyorlardı.Neredeyse eve gitme vakti gelmişti ama ilk defa eve gitmek istemiyordu.
-Birazda bebeklerle oynayalım mı Hoseok?
-Tamam.
Minik kız oyuncak bebeklerden birini eline aldı.Sanki gerçek bir bebekmiş gibi kolları arasında uyutuyormuş gibi yaptı.
-Bak bu bizim çocuğumuz olsun tamam mı?
Hoseok heyecanlandı.Kalbinin hızlandığı hissetti.
-Olsun.
Gidene kadar evcilik oynadılar.Elleri ne zaman birbirine değse kızarıyordu.
Herşeyi topladıktan sonra en son onlar çıktı oyuncaklarla dolu sınıftan.Çantalarını taktılar.Ayakkabılarını giydiler.
-Bunları bağlayamıyorum.
Gözleri mor ayakkabıların açık bağcılarına kaydı.
-Benim bağlamamı ister misin?
-Biliyor musun?
Küçük kız gözlerini şaşkınlıkla büyüttü.Hoseok onun bu haline kıkırdadı.
-Annem öğretti.
Eğilip beceriksizce bağcıkları bağladı.
-Teşekkür ederim.
-Önemli değil.
Birbirlerine birkez daha gülümsediler. Büyülenmiş gibi bakıyordu Hoseok.
-Min Soo!
İkiside kafalarını sese doğru çevirdiler.Aynı onun gibi meleğe benzeyen bir kadın onlara gülümsüyordu.Min Soo koşarak gitti.Hoseok arkasından bakakaldı.
-Hobi!
Onun da annesi geldiğinde koşarak sarıldı.
-Eğlendin mi?
Kafasını hızlıca salladı.
-Min Sooyla oynadık.
Seokjin önce oğlunun işaret ettiği güzel kıza sonra da annesine baktı.Gülümsediğinde minik kız Hoseokun güzel gülümsemesini nerden aldığını anladı.
-Merhaba.
Onlar tanışırken Min Soo yeniden Hoseoka yaklaştı.
-Bugün beni yanlız bırakmadığın için teşekkür ederim.
-Önemli de-
Hoseok yanaklarında hissettiği dudaklarla dondu kaldı.Min Soo annesine doğru koşup uzaklaşırken bir süre sadece dikildi. Bütün vücudu sıcakladı.Bir an için kalbi durmuş gibi oldu.
-Hoseok hadi gidiyoruz.
Arabaya bindi.Jiminle Taehyungun kavgasını duyamadı.Aklı hala hissettiği öpücükteydi.
Bundan sonra hergün okula gitmeye kendi kendine söz verdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BANGTAN FAMİLY¹✔
Fiksi Penggemar"Park Jimin elindeki bıçağı abinin gözünden çek hemen!"
