Kuzey ile görüşmeyi, konuşmayı kesmiştim. Çünkü onun yanındayken fazla yoruluyordum. O beni tüketiyordu.
Konuşmayalı yaklaşık bir hafta olacaktı. Ve galiba o beni silmişti bile. Umrunda dahi değildim.
Odamın kapısı birden açıldı, düşüncelerimi bir kenara fırlattım.
Karşımdaki Kuzey'di. Çok tuhaf görünüyordu. Bakışlarını gözlerimden hiç kaçırmıyordu ve çok soğuk bakıyordu.
"Yağmur konuşmamız gerek." soğuk bakışları,soğuk sesi beni korkutuyordu.
"Ne konuşacak mışız?"
"Yengem söyledi az önce, bugün Aras ile buluşacak mışsın,ne demek bu?"
Ohaa! Unutmuşum,evet bugün Aras ile buluşacaktım ve daha hazırlanmamıştım bile.
"Evet"
"Evet ne lan? Gidemezsin buluşmaya falan. Otur oturduğun yerde."
"Sanane? Kuzey sen benim neyimsin ki? Kime karışıyorsun?"
"Haklısın!" dediği gibi odadan çıktı.
Yataktan atlayıp hemen duşa girdim. Duştan çıkıp saçlarımı kuruttum ve giyecek bir şeyler aramaya başladım. Mini beyaz şort ve pembe tişörtümü geçirdim üzerime. Saçlarımı doğal seviyordum açık bıraktım. Hemen aşağıya indim.
"Anne ben çıkıyorum."
"Dur, paran var mı?"
"Vaar"
"Kuzey götürecek seni, kapıda bekliyor" dedi ve öpüp içeri gitti.
Kuzey Aras ile orada birbirlerine girerdi.
"Hadi kızım, kaç saatte çıkıyorsun şu evden?" diye çekti beni arabaya doğru Kuzey.
"Ben kendim giderim sen bırak."
"Fazla konuşuyorsun, ya ben götürürüm ya da gidemezsin."
"Of! Tamam."
"Bu kıyafet ne? Git adam gibi bir şey giy."
"Ben memnunum halimden, karışma."
"Yağmur bunu sen istedin." beni aniden arabanın arka kısmına attı, kilitledi ve eve doğru yürüdü.
Çığlık atsam da beni kimse duymazdı ve Kuzey istemediği sürece beni buradan kimse çıkaramazdı.
Yaklaşık on dakikadan sonra Kuzey elinde poşetlerle arabaya bindi.
"Aras'ı unut, yengemle konuştum, kafanı toplaman için benimle takılacaksın."
"Aras' ı görmek istiyorum."
"Yağmur hala öğrenememişsin, bir şey olacaksa ancak ben istersem olur, ara şu piçi gelmeyeceğini söyle. Sesi hoparlöre al!"
Yapmam gerektiğinin farkındaydım. Aradım, açmasını bekliyordum, bir yandan da aynadan Kuzey hayvanına bakıyordum.
"Meleğiim" diye açtı Aras telefonu.
"Şey, ben gelemeyeceğim, affet"
"Hayatım bir sorun mu var? Erteleyebiliriz."
"Bir süre görüşemeyiz Aras, seni seviyorum"
"Biliyorum aptal, neden?"
"Kapatmam gerek" dedim ve telefonu kapattım.
"Meleğim, hayatım, seni seviyorum.. Bunları bir düşünelim. Bana da ona değer verdiğin gibi değer verdin mi Yağmur?"
Gözlerim kızardı.
"O farklı. Çocukluk arkadaşım, sen ise.."
"Ben ise, hayvan, egoist, odun, karanlık işleri olan, biriyim sadece demi?"
"Öyle demek istemedim."
"Anlıyorum, istemiyorsan eşyalarını da al, arabadan in. Aras'a da gidebilirsin, karışmıyorum artık. Ben senin için yoksam, sen de benim için olmazsın!"
"Sen benim için hiç bitmemiştin, aptalsın. Tamam git, hoşcakal."
Arabadan indim ve eşyaları arabada bırakıp arkama dahi bakmadan eve girdim.
Kuzey artık benim için yoktu! Yeni. bir hayata başlamanın tam da zamanıydı!

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARANLIĞIN ÖTESİNDE
Любовные романыKaranlığın ötesindeki, karanlık insanlar. Karanlığın içinde kaybolmuş, hapsolmuş, tükenmiş, her şeyi elde edebilecek karanlık bir oğlan; ve masum, hayatındaki herkesi kaybetmiş, sevgi yokluğu çeken bir kız. Ve karanlık hayatları...