Kuzey ve Batu önemli işleri için yurtdışına gideceklerini söylemişlerdi. Sebebini kaç kere sorsak da bir yanıt alamadık. Eminim ki bir sorun vardı; hislerimde yanılmazdım.
Hamileliğin bitmesine dört ay falan kalmıştı. Bu süreçte Büşra,Batu, hayatımın erkeği de bana destek çıkıyordu. Kuzey'den hamileydim ve daha evli bile değildik. Karnım iyice büyüyordu, bu durum bana utanç veriyordu. Kuzey yurtdışından geldikten sonra istersek büyük; gösterişli, istersek de mini; sade ve kendi aramızda bir düğün yapalabileceğimizi söylemişti.
Düğünümüzü seçme şansını bana bırakmıştı.
- BATU'DAN -
Kuzey ile kendimi bildiğim günden beri kardeştik. 19 yaşındaydık, yani 11-12 yıllık kardeşiliğimiz vardı. Birbirimizin aile meselesine kadar her bokumuzu bilirdik. Ama bana bugün 'senden bir şey saklıyorum' demişti. Ne kadar sorarsam sorayım söylemedi, tabi bu beni biraz hayal kırıklığına uğratmıştı.
Ben ondan hiçbir şey gizlemiyorsam, o da gizlemeyecekti.
Acilen hazırlanıp yarın yurtdışına çıkıp işlerimizi halledecektik. Dönüşte de Yağmur ve Kuzey'in düğünü hallolacaktı.
Yağmur'un hamileliğinden beri hepimiz her tedbire rağmen Kuzey'lerde kalıyorduk. Büşra da işte.
Valiz hazırlarken odaya biri girdi.
Koyu yeşil gözler, benim kahverengi gözlerimle buluştu. Siyah saçlarını da arkaya attı ve yüzüne kocaman gülümseme takıp yanıma geldi.
''Yardım etmemi ister misin?''
Kafamı salladım.
İtiraf etmeliydim artık! Büşra'yı ilk gördüğüm günden beri sevdiğimi, onsuz zamanın geçmediğini falan.
Büşra kıyafetlerimi özenle valize yerleştiriyordu. Kendimi toparladım ve o kelimelerin ağzımdan dökülmesine yardımcı oldum.
''Büşra.''
''Efendim?''
''Sana bir şey söylemem gerek.''
''Evet?''
''Bak. Belki istemeyebilirsin ama, Büşra benim her şeyim olmaya ne dersin? Benim hayatının devamında da yanında olmama, birlikte güzel günler geçirmeye ne dersin? Sevgilim olmaya ne dersin?''
Büşra gözlerini birkaç kere kırpıştırdı, sanki bunları biliyor gibiydi.
''Eğer bana katlanacaksan, katlanabileceksen; isterim. Seninle her şeyi isterim. Evet!''
Aylardır bu kelimeyi bekliyordum. 'EVET!' İstemsizce Büşra'yı kucağıma aldım ve etrafımda döndürmeye başladım. Sonra Büşra çığlık attı. Onun çığlığını kesmek için dudaklarımı onunkilerle buluşturdum.
Kapı açıldı; Yağmur ve Kuzey içeri girdi; şok geçirmiş gözlerle bize baktı. Ama şu an kimse umrumda değildi.
Büşra'nın çilek tadınla olan dudakları, kendine çeken yoğun çilekli kokusu beni büyülemişti. Evet ben büyülenmiştim. Batuhan Kaya! Aşık olamayan, kızları sadece kirletip kenara atan, Kuzey kadar pislik adam olan ben; aşık olmuştum.
Dudaklarımızı ayırdık; belinden tutup Büşra'yı kendime çektim.
''Seni seviyorum minik.''
İlk başta burun kavırdı. 'Minik' dememden hoşlanmamış gibi gözüküyordu.
''Sana aşığım odun.''

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARANLIĞIN ÖTESİNDE
RomanceKaranlığın ötesindeki, karanlık insanlar. Karanlığın içinde kaybolmuş, hapsolmuş, tükenmiş, her şeyi elde edebilecek karanlık bir oğlan; ve masum, hayatındaki herkesi kaybetmiş, sevgi yokluğu çeken bir kız. Ve karanlık hayatları...