Kuzey bana güzel sözler söylüyordu evet, ama ne söylerse söylesin, hiçbir sözü öküzlüğünün önüne geçemiyordu. O öküzdü; benim öküzüm.
Aslında Kuzey de benim kıskanç olduğumu durmadan söyleyip dururdu. Asla öyle şeyler yapmam aslında. Neyse bugün evde öküzler gibi yatıcam, tüm gün uyuma kararı aldım zaten. Okul da yok.
Yine kapının hayvan gibi açılması düşüncelerimi bir kenara fırlatmama sebep oldu.
''Yağmur dört dakika içinde odama gelmezsen olacakları biliyosun, kafanı seviyorsundur umarım.''
''Ya buraya gelmişken, ne istiyorsan söylesene.''
''Kaldı üç dakika.'' diyince yerimden fırlayıp onun odasına gitmeye başladım. Bir yandan da kocaman 'off!' lar çekiyordum.
Kuzey odaya ikimiz de girince kapıyı kilitledi, tişörtünü ve pantolonunu çıkardı, yatağa uzandı. Beni de yanına çağırdı. Aslında gitmek istemiyordum ama yapacaklarından korkuyordum. Kafamı seviyordum çünkü.
Yanına gittim. Umarım kötü şeyler olmaz diye dualar yağdırıyordum.
''Yağmur iyi misin? Bir şey yapmayacağım merak etme, sadece kaç gündür uyuyamıyorum, seninle uyuyabilirim umuduyla yatıyorum.''
''Hıı tamam o zaman.''
Bana doğru dönü, elini belime attı, beni kendine çekti ve gözlerini kapattı.
''Kuzey''
''Ne var?''
''Bir şey isteyeceğim senden.''
''Hayır?''
''Neye hayır?''
''İsteyeceğin şey için hayır, olmaz.''
''İyi de daha söylemedim ki?''
''Kesin saçma sapan bir şey söyleyeceksindir zaten, sus da uyuyayım.''
Gözleri yarı kapalı, yarı açık konuşuyordu ve bu hali çok tatlıydı. Böyle alıp yanaklarını ısırasım gelmedi değil yanii.
''İyi tamam, ben de izin almadan giderim.''
''Nereye?''
''Az önce söylememi istemiyordun, uyu sen.''
''Söyle''
Hemen kendimi ele verip söyledim.
''Dur o zaman biraz merak ettirerek sorayım.''
''Of''
''Şimdi biz seninle neyiz Kuzey?''
''İnsanız.''
Uykulu uykulu verdiği cevaplara bak be! Öküz işte!
''Ya of. Odun öyle değil. Daha kapsamlı bir şey. Biz seninle ne oluyoruz?''
''Canlı oluyoruz bayan ukala.''
''Yemin ederim öküzsün. Diyorum ki ben senin neyinim yani?''
''Sevgilimsin.''
''Ohh be sonunda. Yani sevgililer birlikte bir şey yaparlar ya, okulun partisine gidelim mi birlikte?''
''Off hayır Yağmur.''
''Valla sen ister gel ister gelme. Ben de bi başkasıyla giderim.''
''Gidemezsin.''
''Giderim.''
''İyi gideriz ya sus.''
''Tamam o zaman kalk da alışverişe gidelim.''
''Yağmur uyumama izin verecek misin?''
''Tek başıma gideyim de oralarda bana tecavüz edip kemiklerimi 62 parçaya ayırıp yaksınlar, küllerini de denize atsınlar. Ohh mis sen de kurtul benden.''
''Ohh ne güzel olur.''
''Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?''
''Gerçekleri mi söyleyeyim?''
''Evet''
''Böyle bir işe karışacak insanın kafasını kopartır eline veririm.''
''Kuzey, beni seviyor musun?''
''Hayır.''
Yüzüm düşmüştü hemen. Onu seviyordum çünkü ben. Benim üzüldüğümü anlayınca beni kendine çekti ve öptü.
''Seni sevmiyorum çünkü sana aşığım. Portakal gibi kokan kokun beni benden alıyor neredeyse. Seni her öptüğümde dudaklarım alev alıyor resmen. Seni sevmiyorum, sana aşığım bayan ukala.''
Onu sevdiğim için bir kez daha ne kadar şanslı olduğumu anladım. Ve devam etti;
''Peki ya sen?''
''Ben ne?''
''Sen beni seviyor musun?''
''Seni sevmiyorum çünkü sana aşığım. Vanilyayla yarışan kokun beni hayattan uzaklaştırıyor. Sen beni her öptüğünde, öptüğün yerler alev alev yanıyor. Seni sevmiyorum, sana aşığım bay öküz.''
Beni sımsıkı sardı bedenine. Öptü, öptü ve öptü. O beni kendine aşık ediyor, ve kendini bağımlılığım haline getiriyordu. Onu seviyordum. Bay öküzü seviyordum.
Ve onun kollarında uykunun en derinlerine bıraktım kendimi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARANLIĞIN ÖTESİNDE
RomanceKaranlığın ötesindeki, karanlık insanlar. Karanlığın içinde kaybolmuş, hapsolmuş, tükenmiş, her şeyi elde edebilecek karanlık bir oğlan; ve masum, hayatındaki herkesi kaybetmiş, sevgi yokluğu çeken bir kız. Ve karanlık hayatları...