- KUZEY'DEN -
Mezarlığa tam üç gündür gitmiyorduk, çünkü Yağmur üç gündür hastaydı. O gün yağmurda ıslanmıştık, üstüne üstlük bir de mezarlıkta uyumuştuk.
Yağmur ile birlikte bir gün falan ben de hasta olmuştum; ama bünyem dayanıklıydı. Yağmur'un vücudu ise çok narindi, kırılgandı.
Salondaki tekli koltukta otururken gelen ayak sesleri nedeniyle kafamı merdivene doğru çevirdim.
Merdivenlerden paytak paytak inen kişi Yağmurdu. Hastaydı fakat hala yatağından çıkıyordu.
"Niye kalktın?"
"Çünkü artık yatmak istemiyorum."
"Dinlenmen gerek, uzatma git de yat."
"Yatmayacağım, çok sıkılıyorum."
"Eğer biraz daha dinlenirsen, işlerimi hallettikten sonra seni bir yerlere götürebilirim."
"Sahî mi?"
"Ben yalan söylemem bayan ukala."
"Peki bay öküz."
Yatağına nihayet dönmeye ikna edebilmiştim.
Telefonumun sesiyle yerimden doğruldum. Arayan Batu'ydu.
"Alo abi, mevzu var."
"Yine ne oldu?"
"Abi senin mekan varya, Fazey. Bi oğlan Fazey'e gelip senin sürtüklerden birini zorla becermiş."
"Hem benim mekanımda yapıyor bu işi, hem de benim sürtüklerimden birini beceriyor, gerekeni yapın."
"Korkutalım mı sadece?"
"Son nefesini aldığına emin ol."
Telefonu kapattım ve bardağıma biraz daha viski koydum.
Evde sadece Yağmur ve ben vardık. Hizmetçiler izinliydi, yengem şirkette,amcam da iş seyehatindeydi. Yağmur da uyuyordu. Sessizliği seviyordum.
Sessizlik bana huzur veriyordu, harika.
- YAĞMUR'DAN -
Kuzey beni zorla yatağıma dinlenmem için göndermişti, ben de biraz daha uyumuştum. Uyandım ve hazırlanıp aşağı indim.
Siyah deri bir tayt, kırmızı bir bluz, siyah topuklu ayakkabıları giydim. Saçlarımı düzleştirdim, hafif bir makyajla da yüzüme renk verdim.
Hazırlanırken arada öksürüğümü durduramıyordum.
Aşağı indim. Kuzey kafasını bana çevirdi, ağızı tuhaf bir biçimde yukarı kıvrıldı.
Gidip onun karşısındaki koltuğa oturdum. Tek kaşını havaya kaldırdı ve konuşmaya başladı.
"Ne bu hal?"
"Bir yerlere gideceğimizi söyledin."
"Gitmiyoruz."
Sinirlenip yerimden kalktım, merdivenleri çıkmaya başladım.
"Her zaman aynı şeyi yapıyorsun."
"Yağmur gel şuraya!"
"Sana güvenmiyorum."
Birden bir haraketle yanıma gelip beni duvara itti.
"Ben ne istersem o Yağmur. Bunu o kafana sok!"
Ses çıkarmadım.
"Ben git dersem gideceksin, kal dersem kalacaksın. Ancak ve ancak ben gidiyoruz dersem gideriz!"
"Söyleyeceklerin bitti mi?"
"Bitti."
"İyi. Kuzey beni o her gün altında inleyen kızlarla karıştırma. Ben senin malın değilim, istediğimi yaparım."
"Yapamazsın!"
"Yaparım!"
"Benim malımsın!"
Duyduklarım karşısında neredeyse bayılacak gibi oldum.
"Öy-öyle mi Kuzey?"
"Evet, sen benim malımsın o hâlde!"
"Bitti."
"Ne bitti?!!"
"Aramızda mahvolan o ilişki bitti. Artık ne senin sevgilinim, ne de senin malın!"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARANLIĞIN ÖTESİNDE
RomanceKaranlığın ötesindeki, karanlık insanlar. Karanlığın içinde kaybolmuş, hapsolmuş, tükenmiş, her şeyi elde edebilecek karanlık bir oğlan; ve masum, hayatındaki herkesi kaybetmiş, sevgi yokluğu çeken bir kız. Ve karanlık hayatları...