16. BÖLÜM

225 25 47
                                    

Shinee - Excuse Me Miss

Sinemadan sonra Baek beni eve bırakıp gitmişti. Saat gece yarısına geliyordu ve Jong In'le Sehun'un uyuduğunu düşündüğümden sessizce girmiştim içeri. Fakat mutfağın ışığı açıktı ve kimin uyanık olduğunu anlamak için içeri girmiştim. Jong In elindeki su bardağıyla bana bakıyordu fakat çok ciddiydi.

"Hoşgeldin."

"Hoşbuldum. İyi misin? Çok ciddi duruyorsun."

"Seni bekliyordum. Seninle konuşmak istediklerim var. Daha önce hiç kimseye söylemedim ve bence bilmesi gereken ilk kişi sensin."

"Konuşalım. Bizim için kahve yapayım mı?"

"Olur."

Ceketimi ve çantamı masaya bırakıp kahveyi çıkardım ve hazırladım. Fincanlarımızı alıp salona geçtik ve odayı az aydınlatan lambalardan birini açıp oturduk. Jong In iki eliyle fincanını tutuyor, dirseklerini bacaklarına koymuş, yere bakıyordu.

"Jong In tanışalı kaç yıl oldu? Abi kardeş gibiyiz. Benimle ne konuşacak olursan ol tedirgin olmana gerek yok. Seni anlayışla karşılayacaklar listesinde ilk ben geliyorum."

"Biliyorum, hepsini biliyorum ama durum biraz farklı. Seninle bu tür konuları en son ergenliğimizde konuştuk ve çok saçma düşüncelerimiz vardı. Bu yüzden tedirgin oluyorum."

"Eğer saçma bir düşünceyse artık öyle düşünmüyorumdur Jong In. Dinliyorum."

"Biri var. Üniversitede aynı bölümdeydik ve şimdi çekimlerini yaptığımız dizide o da oyuncu."

"Onu seviyorsun ve nasıl açılacağını mı soracaksın Jong In?"

"Hayır. Öyle olsa neden bu kadar dert edeyim söylemeyi? Hem çoktan sevgiliyiz zaten."

"Ne? Cidden mi? Ne zamandır?"

"Bir ay olmak üzere."

"Neden söylemedin?"

Derin bir nefes aldı ve tam gözlerimin içine, ciddiyetle baktı.

"Çünkü o... erkek."

"Woah! Ciddi misin?"

"Evet."

"Çok ilginç. Yani gayet normal. Sadece ilk defa sevgilisi erkek olan bir erkek arkadaşım var ve bu arkadaşım abim."

"Ne yani? Herha-"

"Ne bekliyorsun Jong In? Seni yargılayacağımı mı düşündün cidden? Bu kimsenin haddine değil."

"Şuan beni çok rahatlattın."

"Jong In bana bir aydır bunu kendine dert ettiğini söyleme lütfen."

"Ettim ama onunla ne zaman buluşsam bunu unuttum."

"Ya ben senin bu aşık hallerini nasıl fark etmedim bu zamana dek?"

Birbirimize bakıp güldük.

"Fotoğrafı var mı?"

"Var. Açayım mı?"

"Merak ettim kalbini bu kadar çarptıranı."

Gülümsedi ve telefonunu açıp birkaç fotoğraf göstermeye başladı.

Gülümsedi ve telefonunu açıp birkaç fotoğraf göstermeye başladı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
SINIRSIZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin